|
Cuma, 27 Ocak 2012 |
|
M. Ali KAYA
Peygamberimiz (sav) “Hiçbir şey bir şeye sirayet etmez” buyurdular. Bir bedevi “Ey Allah’ın Resulü! Nasıl olur? Bir deve sürüsüne kuyruğu ile haşefesi uyuz kapmış bir deve girerse hepsini uyuz yapıyor” diyince peygamberimiz (sav) “Pekâlâ ilk önce hasta olan deve bu hastalığı nereden kaptı?” diye sordu. Sonra “Bu nedenle ne sirayet vardır, ne de safer” buyurdular. Sonra “Şurası bir gerçektir ki yüce Allah her nefsi yaratmış, onun ömrünü, ecelini, rızkını ve uğrayacağı musibetlerini yazmıştır” buyurdular. (Tirmizi, Kader, 9; İbn-i Mâce, Mukaddime, 10)
Hadisin Açıklaması:
Yüce Allah yarattığı her canlının ömrünü, ecelini, rızkını ve başına gelecek her nevi musibeti ve saadeti yazmıştır. Musibet, kelime anlamı olarak kendisine isabet eden her şey demektir. Hayatta hayır esas şer ise tebeidir ve genellikle şerler hayırların mukaddimesidir. Kişi cehaleti, kendi kötü anlayışı ve bedbinliği ile hakkında hayır olan şeyi de şer olarak algılayarak karamsarlığa düşebilir. Bu nedenle “kaderden gelen her şey hayırdır ve Rabbim Rahimdir” diye şerleri dahi hayra tebdil etmesini bilmelidir.
Yüce Allah ne yazmışsa o başa geleceği için sirayet yoktur. Ancak mukarenet ve yakınlık vardır ki buna “iktiran” tabir edilir. Bediüzzaman Said Nursi hazretleri “Gafletten neş’et eden dalâlet pek garip ve aciptir. Mukareneti illiyete kalb eder. İki şey arasında mukarenet olursa, yani daima beraber vücuda gelirlerse, birisinin ötekisine illet gösterilmesi o dalâletin şe’nindendir. Hâlbuki devamlı mukarenet, illiyete delil olamaz” (Mesnevi, 1996, s.63) demektedir. Etiketler: Hastalık Sirayet Uğursuzluk Kader Kısmet Sebepler Tedbir Rızık Ecel Musibet |
|
Devamını oku...
|
|
|
Cuma, 27 Ocak 2012 |
|
M. Ali KAYA
Milli Eğitim Bakanımızın “Yeni Eğitim Sistemi” konusunda 1+4+4+4 olmak üzere 13 yıl “Zorunlu Eğitim” projesi konusunda 27 senelik bir “Eğitimci” ve “Eğitim Yöneticisi” olarak sorulmasa da söz söylemeye hakkımdır. Her şeyden önce 13 yıl zorunlu eğitim yanlıştır. Eğitim Bakanlığının İlk ve Ortaöğretimde çocuklarımızı 13 sene zorunlu olarak güya okumaya zorlaması kadar eğitime zarar veren bir durum yoktur.
Bir çocuğun altı yaşından itibaren 19 yaşına kadar her gün sekiz-dokuz saat okulda kuru tahtanın üzerinde oturduğu bir eğitim sistemini düşünün. İlköğretim dördüncü sınıftan itibaren “çoktan seçmeli test tekniği” ile yarış atı gibi koşturulduklarını düşünün… Aileler öğrencilerini yarışa hazırlayan görevliler… Aileleri büyük bir etki altına alan ve çocuklar üzerinden büyük bir rant elde etmeye çalışan ekonomik bir sistem… Aileler gelirlerinin büyük bir kısmını eğitime ayırıyorum diye bu sektöre yatırım yapmaktan başka bir şey yapmamaktadır.
Okumayı isteyen istemeyen, zekâsı olan ve olmayan tüm öğrenciler “Öğrenemeyen öğrenci yoktur; öğretemeyen öğretmen vardır” anlayışı ile zorunlu olarak her sene tekrarlanan sınavlara girmeye mecbur bırakılmakta bu nedenle her sene öğrencilerin %30’u “Sıfır” çekmektedir. Sonra fatura öğretemeyen öğretmenlere çıkarılmaktadır. Her velinin öğrencisi süper zekâ olduğu için devletin okulunda öğretemeyen öğretmenlere nispet “Özel Dershanelere” gönderilerek devlet okulundan esirgenen paralar “Özel Eğitime” verilmektedir. Etiketler: Eğitim Öneriler Eğitim Sistemi Din Eğitimi Uzaktan Eğitim Yeni Eğitim Özel Eğitim Akademik Eğitim Ortaöğretim İlköğretim |
|
Devamını oku...
|
|
|
Çarşamba, 25 Ocak 2012 |
|
M. Ali KAYA
Hz. Abbas (ra) Haşimiler’le beraber cenazeyi duyup gelenleri ağırlamak ve taziyelerini kabul etmekle meşguldü. Hz. Ali (ra) ise Fadl b. Abbas (ra) ile beraber peygamberimizin (sav) yıkanması ve kefenlenmesi ile meşgul oluyorlardı. Sahabelerin ileri gelenleri ise Beni Sa’dın avlusunda toplanmışlar durum müzakeresinde bulunuyorlardı.
Hazrecli’lerin reisi Sa’d b. Ubade (ra) konuşmaya başladı: “Ey Ensar! Sizin faziletiniz kimsede yoktur. Allah’ın peygamberi Hz. Muhammed’i (sav) kendi kavmi ve kabilesi kabul etmedi. Onların pek azı imanı kabul ettiler. Allah sizi İslam ile şereflendirdi. Muhacirleri korumak, dini yüceltmek için cihat etmek sizlere müyesser oldu. Bu din sizinle yayıldı. Araplar sizin kılıçlarınıza boyun eğdi. Resul-i Ekrem (sav) sizden razı olduğu halde vefat etti. Bu nedenle şimdi emirlik sizin hakkınızdır” dedi. Bunun üzerine Ensar’dan bazıları “Allah sizi muvaffak etsin, peygamberden sonra seni seçer, sana uyarız” dediler.
Evsliler aralarında “Hazrecliler reis olurlarsa bize söz hakkı vermezler ve tahakküm ederler” diye konuşmaya başladılar. Çünkü aralarında eskiden beri gelen bir rekabet vardı. Ancak peygamberimizin (sav) Medine’ye gelmesi ve İslam ile şereflenmelerinden sonra kardeş olmuşlardı. Etiketler: Hz. Ebubekir Hz. Ömer Hz. Ali Hz. Ebu Ubeyde Haşimiler Hilafet Hazrec Evs Ebu Süfyan |
|
Devamını oku...
|
|
|
Çarşamba, 25 Ocak 2012 |
|
M. Ali KAYA
Hz. Ebubekir (ra) hemen icraata başladı. İlk olarak Üsame ordusunun Suriye’ye gönderilmesi meselesi vardı. Peygamberimiz (sav) Hz. Üsame’yi ordu komutanı tayin etmişti. Peygamberimiz (sav) vefat edince ordu bir günlük mesafede konaklayarak peygamberimizin (sav) namazını kıldılar.
1.8.1 Üsame Ordusunun Suriye’ye Gönderilmesi:
Cenazenin defin işlemi tamamlandıktan sonra Ensar’ın ileri gelenleri Hz. Ebubekir’in (ra) yanına geldiler. “Üsame genç ve tecrübesizdir; onun yerine kıdemli ve harb sanatında tecrübeli bir sahabeyi görevlendirelim” dediler. Hz. Ebubekir (ra) buna şiddetle karşı çıktı. “Resulullah’ın görevlendirdiği birisini ben nasıl azlederim?” dedi. Sancağı Beride’ye verdi, ordunun önüne koydu, Hz. Üsame’yi ata bindirdi ve kendisi arkasından yaya yürüdü. Hz. Üsame (ra) “Yâ siz de binin, ya da ben de ineyim” dedi. Hz. Ebubekir (ra) “Ne sen in, ne de ben bineyim. Allah yolunda benim de ayaklarım tozlansa ne olur?” dedi. Bir müddet ordu ile yürüdü. Sonra Üsameye şöyle dedi:
“Allah selâmet versin. Git ve Resulullah (sav) size ne emretmiş ise onu yap ve ona göre hareket et!” dedi. Peygamberimiz (sav) Hz. Ömer’i (ra) Üsamenin emrine vermişti. Hz. Ebubekir (ra) Üsame’ye “Şayet uygun görürsen Ömer’i bana yardım etmek üzere benim yanımda bırak” dedi. Üsame razı oldu ve Hz. Ömer (ra) Ebubekir’in yanında bıraktı. Hz. Ebubekir (ra) Ömer (ra) ile Medine’ye döndü. Etiketler: Hz. Ebubekir Hz. Ömer Hz. Ali Kuranın Toplanması Yemame Savaşı Usamenin Ordusu İrtidat olayları |
|
Devamını oku...
|
|
|
Salı, 24 Ocak 2012 |
|
M. Ali KAYA
1. Başarı çalışma, gayret, azim, sebat isteyen uzun bir maraton koşusudur.
2. Başarının önündeki en büyük engel yılgınlık ve kararsızlıktır. Azimli ve kararlı olmak başarının temel şartıdır.
3. İnsan sünger gibi bilgiye ve fikirlere aç olmalıdır. Duyduğu ve öğrendiği bilgileri hayata geçirmelidir.
4. Yolu olan yere herkes gider, asıl hüner yolu olmayan yere yol açmaktır. Tüm keşifler ve yenilikler bu şekilde başarılmıştır.
5. Bir ilim adamının tatili ve istirahati çalışmanın içindedir. Onu ancak başarı dinlendirir.
6. Başarısızlıktan ders almayı bilenler başarıya adım adım yaklaşmış demektir.
7. Başkasının yanlışını aramak için harcadığınız zamanı kendi işinizi geliştirmek için harcarsanız başarılı olursunuz. Etiketler: Başarı Gayret Çalışma Azim Gelişme Başarısızlık Akıl Yenilik |
|
Devamını oku...
|
|
|
Pazartesi, 23 Ocak 2012 |
|
M. Ali KAYA
Fukahâ-i Sahabe ve Hulefâ-i Raşidîn hilâfeti “Şuranın sonucu, seçimle işbaşına gelen kimsenin hayatına bağlı, adâleti icra, şeriatı tatbik edecek bir emanet” olarak görmekteydiler. Kur’ân-ı Kerimin “Şurayı” ve Meşvereti emreden ayetleri , Allah’a ve Resulüne ve içinizden seçilen ulu’l-emre itaati emreden ayetleri ve peygamberimizin (sav) istişareye verdiği önem sahabelere yol gösteriyordu. Sahabelerde Kur’andan ve peygamberimizden (sav) aldıkları dersi sosyal ve siyasi hayatta en güzel şekilde uygulayarak gelecek nesillere örnek olmuşlardır.
Sahabelerin uygulamaları İslam’ın sosyal ve siyasi hayata uygulanması konusunda temel ölçüleri oluşturmuştur. İslam bilginleri İslam’ın yüksek siyasi ve içtimai derslerini sahabelerin uygulamalarından almış ve bu konudaki hükümlerini bu uygulamalara dayandırmışlardır. Bu nedenle Ehl-i Sünnet uleması “İdarecinin iş başına getirilmesinde asıl olan seçimdir” demişlerdir. Böylece seçilenler yetkilerini halktan aldıkları için kendilerini halka karşı sorumlu hissedeceklerdir. Bu da seçilenlerin seçmenlere karşı sorumluluk hissetmelerini sağlayacaktır.
Hür seçim sistemi sahabelerin ve daha sonra “Ehl-i Sünnetin” “Hilafet” görüşünü temsil eder. Atama ve saltanat usulü ise daha sonra “Şia”nın yönetim felsefesini ve hilafet anlayışını meydana getirmiştir. Etiketler: Sahabeler Hulefa-i Raşidin Şura Asr-ı Saadet Hilafet İstişare Yönetim Hz. Ali Hz. Ebubekir Hz. Ömer Hz. Osman |
|
Devamını oku...
|
|
|
Perşembe, 19 Ocak 2012 |
|
M. Ali KAYA
Resulallah (sav) bir gün Muhacirlerin yanına gelerek şöyle buyurdular: “Ey Muhacirler! Beş şey vardır ki onlar toplumda yaygın hale geldiği zaman o toplumda hiçbir hayır kalmaz. Onların siz hayatta iken ortaya çıkmasından Allah’a sığınırım. Birincisi, bir millette zina yaygın hale gelir de alenî işlenirse o toplumda taun yayılır veya o zamana kadar çıkmamış görülmeyen yaygın hastalıklar görülür. İkincisi, Ölçü ve tartıda hile yaygınlaşırsa Allah o toplumu geçim sıkıntısı ve kıtlığa mahkûm eder. Üçüncüsü, bir toplumda zekât verilmezse o beldeye kuraklık hâkim olur. Şayet hayvanlar olmasaydı Allah bir damla yağmur yağdırmazdı. Dördüncüsü, herhangi bir millet Allah’a ve Resulüne veya aralarındaki anlaşmalara, yani ahde vefa göstermezlerse, düşmanla yaptıkları anlaşmaları bozarlarsa Allah onlara düşmanları musallat eder, onlar da ülkelerini istila eder ve ellerindeki servetleri alırlar. Beşincisi, bir millet Allah’ın indirdiği hükümlerden işlerine geleni seçer ve hevalarına göre hükmederlerse Allah onları kendi kendilerine düşürür, savaşıp dururlar.” (İbn-i Mâce, Fiten, 22)
Hadisin Açıklaması:
Yüce Allah Kur’ân-ı Kerimde “İnsanların elleriyle yaptıkları yüzünden ve işledikleri günahlardan dolayı karada ve denizde fesat ortaya çıktı, düzen bozuldu. Allah onların yaptıklarının cezasını onlara tattırmaktadır, böylece belki onlar yaptıklarının yanlış olduğunu anlarlar da günahlarından ve yanlışlarından dönerler” (Rum, 30:41) buyurarak günahların ve hataların sonuçlarını insanlara tattıracağını haber vermiştir.
Etiketler: Hak Adalet Zekat Hile Zina Ahde vefa Ölçü ve Tartı |
|
Devamını oku...
|
|
|
|
<< Başa Dön < Önceki 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 Sonraki > Sona Git >>
|
| Sonuçlar 1 - 17 Toplam: 1306 |