| Aile Mutluluğunun Reçetesi |
|
|
|
| Çarşamba, 04 Ocak 2012 | |
|
M. Ali KAYA 1. "Allah kimini kimine üstün kılmasından ve erkekler mallarından harcadıkları için erkekleri kadınlara kavvam, idareci ve koruyucu yapmıştır. İyi kadınlar kocalarına itaat eden ve Allah’ın korumasını istediği iffetlerini koruyan kadınlardır. Kocalarına karşı çıkan ve nüşûzelik yapan kadınlara önce nasihat edin, sonra yataklarını ayırın, nihayet dinlemezlerse hafifçe dövün. Size itaat ederlerse aeyhlerine bir yol aramayın." (Nisa, 4:34) 2. "Kadın aralarında anlaşmazlık olursa erkek ailesinden bir hakem, kadın ailesinden bir hakem gönderin. Bunlara aralarını düzeltmek isterlerse Allah onların aralarını bulur. Allah her şeyi hakkıyla bilen ve her şeyden haberdar olandır." (Nisa, 4:35) Hz. Ömer (ra) bir anlaşmazlıkta iki hakem gönderir. Hakemler barışma ümidi yok’ diye geri dönünce Hz. Ömer (ra) “Hakemler gerçekten barıştırmak niyetinde olsalardı Allah onların arasını bulurdu” dedi. Hakemin niyeti ve sözleri önemlidir. Zira peygamberimiz (sav) “Sözde sihir vardır” buyurmuşlardır. “Kocalarımızla aramız bozuldu, kayınvalidem büyü yaptırdı” diyen kadınlar kimlerin sözlerinden etkilendiklerine iyi bakmalıdırlar. Anneler çocuklarını yönlendirmezlerse onlar kendi yollarını bulurlar. Bu konuda kayınpederler yapıcı olurken, kayınvalideler yıkıcı olmakta ve biri kızını, diğeri oğlunu yönlendirmek için olmadık yalanlar uydururlar. 3. Peygamberimiz (sav) ile Hz. Aişe (ra) arasında bir anlaşmazlık olur. Hz. Ebubekir (ra) hakem olarak aralarına girer. Hz. peygamber (sav) “Sen mi önce konuşacaksın, ben mi?” diyince Hz. Aişe (ra) “Sen konuş; ama doğruyu söyle!” diyince Hz. Ebubekir (ra) kızına bir tokat vurdu ve “Ey nefsinin düşmanı! O doğrudan başka bir şey mi söyler?” dedi. Hz. Aişe (ra) kaçtı ve peygamberin (sav) arkasına saklandı. Peygamberimiz (sav) araya girdi ve “Yâ Ebâbekir! Biz seni bunun için çağırmadık!” buyurdu. 4. Peygamberimiz (sav) “Karı-kocanın arasını bozacak söz söyleyen ateştedir” buyurmuşlardır. 5. “Ey iman edenler! Allah’a, resûlüne ve sizden olan ulu’l-emirlere itaat ediniz. Anlaşmazlıklarınızı Allah’a ve resulüne havale edin. Kur’an ve Sünnetle halledin.” (Nisa, 4:59) Her anlaşmazlığın çözüm çaresi Kur’ana ve Sünnete uymaktır. Kur’an ve Sünnete uyan nefsine de kimseye de uymamış Allah’a itaat etmiş olur. Evde ulu’l-emr erkektir. Emrettiği şey günah değilse ona itaat farzdır. Özgürlük yalanı ile kadınları erkeklere karşı kışkırtmak onların mutlu ve huzurlu olmasını sağlamaz. Erkeğin emrettiği şey Allah’a isyan ve günah olmadığı takdirde hoşlansın hoşlanmasın itaat etmesi gerekir. Özgürlük diye anarşiye ve başıbozukluğa meydan açmak doğru değildir. 6. Ümâme binti Hâris kızı Ünas’ı evlendirirken şöyle nasihat etmiştir: “Bak yavrum! Bir kimseye nasihat ve tavsiye, eğer o kimsenin edebine, terbiyesine, asâletine ve haysiyetine bakılarak terk edilecek olsaydı, benim de şimdi sana bu tavsiyelerde bulunmama ihtiyaç olmazdı. Lâkin tavsiye, bilene hatırlatma, bilmeyene anlatıp öğretme demektir. Bundan dolayı da herkes için faydalıdır. Kızım! Eğer bir kız, ana-babasının servet ve zenginliğinden dolayı kocaya muhtaç olmasaydı, senin herkesten ziyâde müstağnî olman lâzım gelirdi. Fakat öyle olmayıp erkekler bizim için yaratıldığı gibi biz de onlar için yaratılmışızdır. Kızım! Sen ana-babanın evinden, büyüyüp yürüdüğün yuvadan çıkıp, bilmediğin ve şimdiye kadar alışmadığın bir kişinin evine gidiyorsun. O hâlde kocanın rızâsını gözetip hizmetçisi gibi kendisine itaat eyle ki, o da sana kul-köle olsun, seni sevsin ve hoşnut olman için elinden gelen her şeyi yapsın. Sana şimdi on şey söyleyeceğim. Bunları ezberle ve gereğince hareket et ki, kocanla güzel geçinmeye muvaffak olasın: 1. Sana yiyecek ve giyecek her ne getirirse onu cân u gönülden kabul etmelisin. 2. Emrettiği şeyleri yapmalı, yasaklayıp yapma dediği şeyleri de yapmamalısın. Sözünü dinleyip kendisine itaat etmelisin. 3. Üstünü-başını ve evini temiz tutmaya dikkat etmelisin. 4. Görüldüğünde veya kokusu alındığında hoşlanılmayan şeylerden kaçınmalısın ki, kendinden iğrendirip kocanın gözünden düşmeyesin. 5. Kocanın uyuyacağı, yemek yiyeceği vakitleri iyi tâkip etmelisin. Yani bunları hangi vakitte yapmayı alışkanlık hâline getirmişse, o vakitleri gözetip yemeğini ve yatağını hazır etmelisin. Zîrâ açlık insanı ateşlendirir, uykusuzluk da öfkelendirir. 6. Kocanın malını muhâfaza edip israf ve teleften korumalısın. 7. Kocanın îtibârını gözetip onun akrabâ-yıtaallukâtına hürmet etmelisin. 8. Hiçbir şeyde ona isyan ve muhâlefet etmemelisin. 9. Âile sırrını kimseye ifşâ etmemelisin. Eğer emrine isyan edersen kendine kin bağlatırsın, sırrını ifşâ edersen gadr u cefâsından emin olamazsın. 10. Kızım, sakın ola ki kocan kederli iken yanında ferah ve neşeli durmayasın, onun ferah ve neşeli vaktinde de keder göstermeyesin!” Etiketler: Aile Aile Mutluluğu Erkekler Kadınlar Karı-Koca Ana-baba Kayıvalide Kayınpeder |
| < Önceki | Sonraki > |
|---|