| AMELLERİN SONUCU |
|
|
|
| Cuma, 29 Şubat 2008 | |
M. Ali KAYA
Hz Ömer (ra) “İnandığınız gibi yaşamazsanız, yaşadığınız gibi inanmaya başlarsınız” der. İnsanın düşüncesi fiiline aksettiği gibi, fiilleri de zamanla düşüncelerini etkilemeye başlar. Amacı ve hedefi dünya olanın dini dünyaya alet etmesi kaçınılmazdır. Hedefinde ahiret olan ise dünyayı basit ve değersiz görür. Dinin hedefinde ahiret vardır. Hedefinde dünya olanlar dini dünyalarını imar edecek bir vasıta olarak görmektedirler. Dünyalarına fayda sağlamadığı zaman dine karşı şüphe duymaya başlıyorlar. Bu da onların nazarında dini küçük görmeyi netice veriyor. İşin asıl tehlikeli yanı burasıdır; ama farkında değillerdir. Olaylara çıkar ve menfaat açısından değil de iyi-kötü; ahlaki ve gayr-ı ahlakî, Allah’ın rızasına uygun olan ve olmayan yönüyle yaklaşıldığı zaman işin rengi ve hakikati tamamen değişmektedir.
Yüce Allah Kur’an-ı Kerimde “İyiliğin sonu cennet, kötülüğün, fısk ve fücurun sonu da cehennemdir” buyurur. Dünyada bile iyiliğin sonu saadet, kötülüğün sonu felaket değil midir? Bu da göstermektedir ki dünyadaki akıbet ahiretteki sonucun delilidir. Halk arasında yaşanan binlerce tecrübeler gösteriyor ki “kötülük kötü sonla noktalanır.” Binlerce örnek elbette tesadüf olamaz. “Falan adam bunu hak etti. Zaten onun böyle bir sonuca varacağı belli idi. Çok azmıştı, belasını buldu” gibi ifadeler en çok işitilen sözlerdir. Atasözleri toplumsal tecrübeleri yansıtırlar. Atalarımız boşuna dememişlerdir: “Haramın sonu haraptır.” “Haramın binası olmaz.” Bunlar göstermektedir ki, iyilik ve kötülük, hayır ve şer, iyi huy ve kötü huy birer yoldur sonu dünyevi ve uhrevi saadet ve felakete çıkar. Bunun için imanın sonu cennet, küfrün ve dalaletin sonu cehennemdir. Dünyadaki meyveleri de ahiretteki saadet ve felaketin dünyadaki sonuçlarıdır. Bütün bunlardan dolayıdır ki yüce Allah namazda okuduğumuz Fatiha suresinde “Allah’ım bizi doğru yola hidayet eyle” şeklinde dua etmemizi emreder. Zira bir şeyin kendisinden çok yolu önemlidir. “Bir balık vermekten ise, balık tutmayı öğretmek daha iyidir.” Bu gerçekler düşünüldüğü zaman Bediüzzaman’ın “Akıbet ikaba delildir; hadsen onu gösteriyor” ifadesi daha iyi anlaşılmaktadır. |
| < Önceki | Sonraki > |
|---|