| Anne-Baba Hakkı ve Görevi |
|
|
|
| Salı, 09 Ağustos 2011 | |
|
Nitekim peygamberimiz (sav) annesini sırtında hacca getirerek Kabe’yi tavaf ettiren bir sahabenin “Acaba hakkımı eda edebildim mi?” demesine cevaben “Hayır! Zira sen onu sırtında taşırken öleceğini düşünmektesin, ama o seni karnında taşırken yaşayacağını düşünüyordu” cevabını vermiştir. Baba hakkına gelince şunu iyi bilmelisin ki, o senin aslın ve sen onun bir dalısın. O olmasaydı sen elbette olmayacaktın. Senin hayatta neyin varsa babanın sayesinde vardır. Sen de bu nimetlerin ölçüsüne göre babana saygı ve hürmet göstermekle mükellefsin ve ona karşı borçlusun. Bu borcunu asla ödeyemeyeceksin. Bu nedenle yüce Allah anne-babaya iyilik ve itaati kendisine ibadet etmekle eş-değer tutmuştur. Yaşlandıkları ve sana yük olmaya başladıkları zaman onlara “öf!” bile demeyiniz” (İsra, 17:23-24) ferman etmiştir. “Allah’a ibadet edin ve O’na hiçbir şeyi ortak koşmayın. Anne-babaya ve yakın akrabaya da güzellikle davranın” (Nisa, 4:36) ferman buyurmuştur. Teşekkür edilmesi gereken birisi varsa o da önce yaratıcı olarak Allah’a sonra da müsebbip olarak anne-babaya teşekkür edilmesi gerekir. Bu nedenle yüce Allah “Hem bana hem anne-babana şükret” (Lokman, 31:14) ferman etmiştir. Anne-babaya itaatsizlik ancak Allah’a şirk koşulmasını emretmeleri ve buna zorlamaları durumundadır. Bu da isyan etmek anlamında olmayıp, sadece itaat edilemeyeceği belirtilmiş ve pasif direniş emredilmiştir. “Hakkında bilgileri olmadığı şeyi Allah’a şirk koşman için seni zorlayacakları zaman onlara itaat etme ve dünyada iyilikle onlara sahiplen” (Lokman, 31:15) ferman edilmiştir. Dolayısıyla bir anne-baba müşrik de olsa evladı onlara iyilik yapmak ve güzel davranmakla mükelleftir. Bunların içinde onlar için hayır ve hidayet temennisi ve duası da dahildir. “Allahım! Onlar beni küçükken nasıl terbiye etti iseler sen de onları esirge” (İsra, 17:24) diye dua etmeyi de tavsiye etmiştir. Peygamberimiz (sav) de “En faziletli amel vaktinde namaz kılmak, sonra anne-babaya iyilik, daha sora Allah için cihat yapmaktır” (Müslim, 1:89) buyurarak anne-babanın haklarının önemini ve sırasını belirtmişlerdir. Anne-baba için peygamberimiz (sav) “Onlar sizin cennetiniz ve cehenneminizdir” (İbn-i Mace, 2:1208) buyurarak anne-babasını memnun edenin cennete, haksızlık yapanın da cehenneme gireceğini haber vermiştir. Akrabalık haklarının dereceleri yakınlığa göredir. İnsana en yakın olanı en çok hak sahibidir. Bu bakımdan “kime iyilik yapalım?” diye soran bir sahabeye peygamberimiz (sav) üç defa “Annene” sonra “babana” daha sonra derecesine göre diğer akrabalardır” (Müslim, 4:1977) buyurmuşlardır. Peygamberimiz (sav) “Allah size üç şeyi haram kılmıştır: Annelere eziyet, kız çocukları diri diri gömmek, hakkı olmayan şeyi istemeniz ve ödenmesi gereken şeyi de men etmenizdir” (Buhari, 2:848; 5:2229) buyurarak annelere eziyetin büyük günahlardan olduğunu belirtmiştir. Her insanın ister kafir olsun, ister münafık olsun din farkı gözetmeksizin üç şeyi yapması yasaklanmış ve yapılmaması haram kılınmıştır. “Anne-babaya iyilik, verilen söze sadakat, emaneti yerine vermek.” (Şuabu’l-İman, 4:82) Bu konuda asla müsamaha gösterilemez ve kişi bunlar için bir mazeret bulamaz. “Her günahın cezası ahirete ertelenir, ancak anne-babaya eziyetin günahı henüz ölmeden dünyada verilir” (El-Müstedrek, 4:172) denilmiştir. Özet olarak anne-babaya muhtaç oldukları zaman bakmak, emirlerine itaat etmek, arkalarından yürümek, kendisi için istediğini onlar için de istemek ve daima onlara dua etmektir. Öldükten sonra da akrabaları ve ahbapları ile ilgiyi devam ettirmek, arkalarından duayı eksik etmemek anne-baba hakları cümlesindendir. Anne-babaya iyilik ve ihsanda bulunmak rızkın genişlemesine ve ömrün uzamasına sebeptir. Ömrün mutlu ve saadet içinde geçmesini isteyen kimse de anne-babasının rızasını ve duasını almalıdır. Zira anne-babanın evladı hakkında yaptığı dua makbuldür. Anne-babasını razı eden Rabbini razı etmiş, öfkelendiren de Rabbini öfkelendirmiş olur. Etiketler: Anne Baba Anne-Baba Hakkı Hak Akraba |
| < Önceki | Sonraki > |
|---|