Skip to content
Site Tools
Narrow screen resolution Wide screen resolution Auto adjust screen size Increase font size Decrease font size Default font size default color blue color green color
Konumunuz: Ana Sayfa arrow Yazılarım arrow Ahlak arrow Faziletin Başı İyilik
Advertisement
Faziletin Başı İyilik PDF Yazdır E-posta
Cuma, 16 Ekim 2009

M. Ali KAYA
(Kutatgu Biligden Özetle Alınmıştır.)
Gurbet gariplerin yurdudur. Gurbette insan gariptir, sıkıntı içindedir. Tanıdığı olmazsa sıkıntı çeker. Kör gibidir, nereye gideceğini bilemez. Dili tutulur, kimseye meramını anlatamaz. Yabancıya iyi davranmak gerek. Önce güler yüz göstermeli, karnını doyurmalı, kusurlarına bakılmamalı, misafire iyi davranan Allah'ın rızasına uygun davranmış olur. Yabancı bulunduğu yerde değerli dostlar edinmelidir. Kişi dostunun dini üzeredir. Delilsiz ve yardımcısız insan hiçbir başarı sağlayamaz. Büyüklerin huzuruna girmek kolay değildir. Arada mutlaka bir aracı, bir şefaatçi olmalıdır. Büyükler ve makam sahipleri herkesle görüşmez.

Kişi kıyafeti ile karşılanır, liyakati ile uğurlanır. Davranışlar ve konuşmaları kişiyi ele verir. Bu nedenle kıyafete ve konuşmaya önem vermek gerekir. Ama güzel kıyafetlerin altına güzel insanların olması da gerekir. Mevlana’anın dediği gibi “elbisesiz adamlar, adamsız elbiseler” olmamalıdır. Hikmet sahibi kişi değerini korumak için çok çalışmalı ve dürüstlükten taviz vermemelidir. Dürüst hizmet edenleri ikbali ve istikbali güzel olur. Coşku ile iş yapan başarıya ulaşır. Ya heyecanla işe koyulursunuz veya hizmetinize son verilir.
 

Fazilet her mükemmelliğin başıdır. İnsana her şey faziletten gelir. Fazilet ise Allah korkusundan kaynaklanır. Fazilet sahibi alçak gönüllü ve tatlı dilli olmalıdır. Kötü ve çirkin işlerden uzak durmalı, ifrattan ve israftan kaçınmalıdır. Büyüklerine saygılı, küçüklerine sevgi ve şefkatini eksik etmemelidir. Kibir ve gururla gönülleri incitmemelidir. Oyun ve eğlenceden uzak durmalıdır. Hal ve hareketlerinde doğruluktan ayrılmamalıdır. Fazileti tutamazsan kaçar. Nimeti istifade edemezsen uçar.
**
Faziletin başı adalettir. Adalet üç ayaklı taht gibidir. Üç ayağı üstünde durdukça hiçbir tarafa eğilip bükülmez. Adil olan eğrilirse kıyamet kopar. Adil olan hak karşısında bey ile kulu bir tutar. Hak arayanın hakkını, haksıza gereken cezayı verir. Hak acı ilâç gibidir, içenin yüzünü buruşturur. Mazluma ve hak arayana şeker gibi tatlıdır. Beyliğin temeli adalettir. Beyliğin temeli adalettir. Ey adil olursa dünya huzurla dolar. Adil olan güneş gibidir, hiç değişmez; aydınlığı eksilmez. Her yeri ışığı aydınlatır ama kendisinden bir şey eksilmez. Herkese karşı aynıdır; eşit mesafededir ve ışığını eşit verir.
**
İyilik faziletli kimselerin karakteridir. Her şeyden önce herkes için iyilik düşünürler. İyinin niteliği yararlı olmaktır. Onun halka pek çok yararı dokunur. Herkese iyilik eder ve yaptığını kimsenin başına kakmaz. Kendi menfaatini düşünmeden ve bir karşılık beklemeden başkalarına yararlı işler yapar.

**
Düşündüğü gibi konuşan, dili ile kalbi bir olan doğru kimsedir. Onun içi de dışı gibidir. İnsanın faziletli olabilmesi için doğru olması gerekir. İnsanlık demek doğruluk demektir. İnsan çoktur; ama insanlık azdır.
**
İyi insan iki çeşittir. Ya doğuştan, fıtraten iyidir veya sonradan iyi olur. Doğuştan iyi olan daima iyi kalır. Bu niteliği değişmez. Doğuştan iyi olandan bütün dünya iyilik görür. Kötü insan da böyledir. Kimisi doğuştan kötüdür, lekesi ölünceye kadar temizlenmez. Kimisi de sonradan taklit yoluyla kötü olur. Arkadaşına ve dostlarına uyar ve kötülüğe bulaşır. İyi arkadaş edinirse iyi, kötü arkadaş edinirse kötü olur. Doğuştan kötü olanın iyileşmesine çare yoktur; o dünya için belâ, halk için felakettir.
 
Can çıkmadan huy çıkmaz. Anne karnında oluşan karakter, ancak kara toprak altında insanı terk eder. İyilerle arkadaş olan kötü de iyi olur. İyilerin iyisi iyi idarecidir. İyi idareci iyi örnektir. Ona uyan riayet de iyi olur. İdareciler etrafına iyi insanları alırsa iyilik yayılır. Bu durumda kötüler de iyi olmaya mecbur olur. Şayet idareciler etraflarına kötü adamları tutarlarsa memlekete kötülük hâkim olur. Kötüler hâkim olursa iyilik ortadan kaybolur. Beyle kötü olmadıkça memlekette kötülerin yüzü gülmez. 

**
İyilik fazilettir. Fazileti ancak fazileti isteyenler bulur. Bu herkes için zordur. Kötülük de onu işleyen de değersizdir. İpekli kumaş kıymetli olduğu için başköşede durur. İyilik yokuşa tırmanmak gibidir, zordur. Kötülük ise, iniş gibidir, kolay kazanılır. Yokuşa tırmanmayan yükselemez.

**
Kötüler derler ki, kötüler olmazsa iyilik bilinmez. Gerçekte ise iyilik kötüye ve kötülüğe bakmaz. İyilik eden daima iyiliği düşünür ve iyilik yapmaya devam eder. Sadece bu günün rahatını düşünen kötülük işler; ama yarın sıkıntı çeker. İyilik karakteri olan bu gün sıkıntı çeker; ama yarın faydasını görür. Kötülüğün bu gün faydası olsa da yarın mutlaka zararı olur. İyi olan bu gün ne kadar sıkıntı çekerse çeksin yarın huzura kavuşacak ve pişman olmayacaktır. 


Etiketler:  İyilik Gurbet Liyakat Fazilet Allah korkusu İyiler Kötüler
 
< Önceki   Sonraki >
ALLAH KORKUSU
LIYAKAT
FAZILET
İYILIK