Skip to content
Site Tools
Narrow screen resolution Wide screen resolution Auto adjust screen size Increase font size Decrease font size Default font size default color blue color green color
Konumunuz: Ana Sayfa
Advertisement
Hakka Taraftarlık PDF Yazdır E-posta
Cuma, 22 Ekim 2010

M. Ali KAYA
"Hâlıkın nâmütenâhî adı var en başı Hakk,
Ne büyük şey kul için Hakk’ı tutup kaldırmak."
                                                    M. Akif ERSOY

Allah’a ve ahret gününe iman eden bir kişinin en önemli görevi ve sorumluluğu hakka taraftar olmasıdır. Yüce Allah Kur’ân-ı Kerimde “Siz insanlar içinden çıkarılmış hayırlı bir ümmetsiniz. Allah’a iman eder, iyiliği emreder, kötülükten nehyedersiniz.” (Âl-i İmran, 3:110) İyiliğin başı hak ve hakikate sahip çıkmaktır. Hakkı kabul ve hakkı müdafaa etmektir.

Yüce Allah buyurdu: “Hakkı batıl ile karıştırmayın! Bilerek hakikati gizlemeyin” (Bakara, 2:42) Bu ayet bilhassa ehl-i ilmi alakadar etmektedir. Nice kimseler vardır ki ilmî hakikatleri tahrif ve su-i istimal ederler. Onları kendi gönüllerine göre değiştirerek aslından çıkarırlar. Bakırı altın diye satarlar. Yahudilerin hakikatleri gizlemeleri üzerine Cenâb-ı Hak  Kur’ân-ı Kerimde “Biz kitapta açık hidayeti ve delilleri gizleyenlere hem Allah lanet eder, hem de lânet edebilecek her şey lanet eder.” (Bakara, 2:159) Bir başka ayette “Allah’ın indirdiği kitaptan bir şeyi gizleyip, onu az bir para ve dünya metaı ile değiştirenlerin yediği ateşten başka bir şey değildir. Kıyamette Allah onlarla ne konuşur ne de onları temize çıkarır. Orada da onlar için acıklı bir azap vardır.” (Bakara, 2:174)

Peygamberimiz (sav) “Bir kötülük gördüğünüz zaman elinizle düzeltin. Buna gücünüz yetmezse dilinizle düzeltin. Buna da gücünüz yetmezse o zaman kalben buğzediniz. Bu imanın en zayıf derecesidir” (Müslim, İman, 78; Tirmizî, Fiten, 1; Nesaî, İman, 17; İbn-i Mâce, Fiten, 20) buyurarak imanlı her insanın kötülüğe karşı mücadele içinde olması gerektiğini ifade etmiştir. Kalben buğzetmeyen, yani kötülüğü kalben istemeyen ve kaçmayanın imanın en zayıf mertebesine de sahip olmadığını açık.a ifade buyurmuşlardır.

Hakkı kabul ve itiraf etmeyen, gerektiği zaman söylemeyen, neşretmeyen ve neşrine mani olan hakikati tamamen ve kısmen tahrif ederek gizleyenler kim olursa olsun bu hakikati gezlemelerinden dolayı muhakkak ki Allah onları lanetler. Bediüzzaman “Hak ve haksızlık karşısında tarafsız kalınamayacağını belirterek “Hak karşısında bîtaraf kalan bertaraf olacağını ve şıkk-ı muhalifi iltizam etmiş olacağını” belirtir ve “Biz zarar vermiyoruz fakat menfaat vermeye de iktidarımız yok, onun için ‘mâzuruz’ diye böyle özür beyan etmeyiniz. Bu özrünüz kabul değil, tembelliğiniz  ve nemelâzım deyip çalışmamanız sizler için gayet büyük bir zarar ve haksızlıktır” der. (Hutbe-i Şamiye, 48)

Yüce Allah Asr Suresinde “Asra yemin ederim ki, insanlar hasaret içindedirler; ancak iman edenler, salih amel işleyenler, hakkı ve sabrı tavsiye edenler bundan müstesnadır, onlar kesinlikle helak olmaktan kurtulacaklardır.” (Asr, 103:1-3)

Bu suredeki gerçeği şair Mehmet Akif ERSOY şöyle ifade eder:

“Hani Ashab-ı Kiram ayrılalım derken,
Sure-i Ve’l-Asrı okurmuş neden?

Çünkü meknûn o surede âsar-ı felah,
Önce imân-ı hakiki geliyor, sonra salah,

Sonra Hak, sonra sebat, işte kuzum insanlık,
Bu dördü birleşti mi, yok sana hüsran artık.


Etiketler:  Hak Hukuk Hakka Taraftarlık Batıl Haksızlık Maruf Münker Asr Suresi
 
< Önceki   Sonraki >
HAK
HUKUK
HAKSıZLıK
MARUF
BATıL
ASR SURESI