| Hayat ve Ölüm |
|
|
|
| Cuma, 23 Ekim 2009 | |
M. Ali KAYAHayatı veren Allah o hayatın devamı için gereken rızkı ve hayatın ihtiyaçlarını karşılayan O’dur. Hayatı yaratan onun rızkını, ecelini ve kaderini yazmıştır. Hiç kimse bu sınırların dışına çıkamaz. Her doğan ölmeye, her dünyaya gelen gitmeye mahkûmdur. Her yokuşun bir inişi, her sevinci takip eden bir kederi, her darlığın bir zorluğu vardır. Dünyada hiçbir şey olduğu gibi devam etmez. Kimseye güvenmek doğru değildir, dünyanın ve dünyadaki hiçbir fani devamlı güvenmek doğru değildir. Bir gün seni terk eder ve sana en büyük hayal kırıklığını yaşatır. Bunun için dünyadan ve ehl-i dünyadan vefa beklenmez. Dünyadan vefa bekleyenler bir gün hayal kırıklığına uğrar ve pişman olur. İnsan dünya hayatının ne kadar boş olduğunu ölüm döşeğine düşünce anlar. Pişman olur ve ağlar ama ne var ki hayat bitmiş ve ömür geçmiştir ve geriye dönmeye imkân yoktur. İnsanoğlu böyledir. Acizdir; ömrünü hiçbir zaman istediği gibi geçiremez. Biraz rahata ererse kendisini dev aynasında görür, hükmünü göklere geçirdiğini zanneder. Azıcık itibar görse mağrur olur, gururundan zorba olur. Acizlere ve düşkünlere zulmetmeyi kendi hakkı olarak görür ve yaptıklarına da haklı gerekçeler bulmaya çalışır. Ölüm penesine düştüğü zaman süklüm püklüm olur ve acizliğini, haksızlığını ve yanlışlığını anlar ama; artık iş işten geçmiştir. İnsan dünyaya ne kadar gönül verirse, dünya ondan o kadar nefret eder. Ne kadar dünyaya değer verirse dünya ona o kadar hakir görür. Yalancı dünyanın vefası insana budur. Hayat bir rüya gibi geçer gider. Ölüm dünyanın sonudur; ama her şeyin sonu değildir; yeni bir hayatın başlangıcıdır. Ama ne ki bu ikinci hayat, dünyadaki kazanımların sonucudur. Her şeyin bir tedbiri, her derdin bir çaresi, her sıkıntının çaresi vardır; ama ölümün çaresi yoktur. Ölüme altın ve gümüş fayda vermez, bilgi ve akıl engel olmaz. Ölümü dünya malı önlemiş olsaydı zenginler ve beyler hiç ölmezdi. Ölüme bir ilaç olsaydı tabipler hiç ölmezdi. Ölüm karşısındakine göre davransaydı peygamberler ölmezdi. Dünya hayatını değerlendirmek istersen özünü ve sözünü doğru tut. Allah'a kulluktan ayrılma. Her türlü iyilik ve kötülüğü Allah’tan bil. Yarınki işini bu günden düzene koy. Her dilediğini Allah’tan iste. Allah'ın emirlerine uyanı Allah yüceltir. Alçak gönüllü ol, tevazu ile konuş, büyük söz söyleme… Dünya için kendini ateşe atma. Kimsenin malına el uzatma. Kimseye zulmetme. Cehennem azabına karşı iyiliği kendine siper edin. Kötü arkadaşa yaklaşma; kötülük yılan gibidir, seni sokar. İkiyüzlü kimseye sırrını açma; sonra her yere yayar. Dedikoducuları da evine yaklaştırma. Her sözü dinle, ama hemen inanma. Başkasını kıskanma, çok da yiyip içme... Bu ikisi insanın başını derde sokar. Hayâsız ve utanması olmayan adamlardan uzak dur. Hiçbir işte acele etme; sabırlı ol, sabır insanı zafere ulaştırır. Sonunu düşünmeden hiçbir işe girişme. Öfkelenirsen öfkeni tut. Belaya uğradığında, başın sıkıntıya düştüğünde sabret ve sabra devam et, sonunda kaybettiğini kazanırsın. İkbale ulaşırsan kibirlenme! Hiç kimseyi hor ve basit görme… Ölümü asla unutma, daima ona hazır ol. Yalana asla tevessül etme; yalan insanın itibarını azaltır. Akrabana ve yakınlarına güler yüzle yaklaş. Büyülerin ve küçüklerin gönlünü al. İçki ve zina insana fakirlik ve zillet kapısını açar; bu ikisinden uzak dur. Bu sayılanları yaparsan dünyada mutlu, ahretten umutlu olursun. Dünyan da ahretin de sana güler, ikbalin açılır. Ölüme gülerek gidersin ve ölümün hayatından daha güzel bir âlemin kapısını sana açar. -------------------------------------------------------- NOT: Bu bölüm "Yusuf Has Hacib"in "Kutatgu Bilig" isimli değerli eserinden özetlenmiştir. Etiketler: Hayat Ölüm İnsanoğlu Dünya Hayatı Ahret Hayat ve Ölüm |
| < Önceki | Sonraki > |
|---|