Skip to content
Site Tools
Narrow screen resolution Wide screen resolution Auto adjust screen size Increase font size Decrease font size Default font size default color blue color green color
Konumunuz: Ana Sayfa arrow Yazılarım arrow Ahlak arrow Hikem-i Ataiye/ Hikmetli Sözler
Advertisement
Hikem-i Ataiye/ Hikmetli Sözler PDF Yazdır E-posta
Pazar, 28 Ağustos 2011

DÖRDÜNCÜ BÖLÜM

1. Elden çıkan ömrün bedeli yoktur. O saatlerin sana kazandıracağı imkânlara da paha biçilmez.

2. Her neyi seversen onun kulu olursun. Öyle ise Allah’tan başkasına kul olma!

3. İbadetin O’na fayda vermez; günahların da O’na zarar vermez. Sana günahları yasaklayıp ibadeti emretmesi sadece senin yararın içindir.

4. O’na yönelenlerin yönelişi izzetini artırmadığı gibi, sırt çevirenlerin sırt çevirmeleri de izzetine noksanlık vermez.

5. Senin Allah’a ulaşman ve yakınlığın O’nu tanımaya ulaşman demektir. Yoksa O’na yaklaşmak mümkün müdür?

6. İlâhî hakikatler, tecelli halinde öz olarak kalbe gelir. Kavrandıktan sonra açıklaması gerçekleşir. “Kur’an okununca onun okuyuşuna uy, okuduğunu takip et. Sonra onun açıklaması bize aittir.” (Kıyame, 75:18-19)

7. İlâhî feyizler sana geldiğinde nefsani alışkanlık ve tutumları yerle bir eder. “Melikler bir yere girince orayı ifsat ederler.” (Neml, 27:34)

8. İlâhî feyiz Kahhar olan Cenab-ı Allah’tan geldiği için karşısına çıkan her şeyi mutlaka mağlup eder. “Hakkı batılın karşısına indiririz de beynini parçalar. Batılın bir anda canı çıkar.” (Enbiya, 21:18)

9. Yaparken ilâhî huzur bulmadığın bir ibadetin kabul edilmemesinden ümitsizliğe düşme! Çünkü çoğu kez meyvesini peşin görmediğin amel kabul edilmiştir.

10. Kalplerin duyduğu keder ve üzüntü, O’nu görmekten engellendiğindendir.

11. O’nun senin üzerindeki nimetinin tamamlandığının işareti sana yetecek kadar rızık vermesi ve azdıracak kadarını esirgemesidir.

12. Sevineceğin şeylerin az olsun ki üzüleceğin şeylerin de az olsun.

13. Allah dünyayı ağyarın mahalli, üzüntülerin kaynağı yapmışsa bu seni ondan soğutmak içindir.

14. Faydalı ilim kalbi nuru ile aydınlatan ve kalbin gözündeki perdeyi kaldırandır.

15. En hayırlı ilim beraberinde Allah korkusu bulundurandır.

16. İlmin amacı Allah kalpte korkusunu uyandırmaktır. Allah korkusu vermeyen ilim senin aleyhinedir.

17. İnsanların sana ilgisiz kalmaları veya seni kötülemeleri seni üzdüğü zaman Allah’ın seni çok iyi bildiğini düşün. Allah’ın seni bilmesi sana teselli vermiyorsa bu musibet halkın sana verdiği musibetten daha büyüktür.

18. Halktan sana musibet ve sıkıntı gelmesi onlara bel bağlamaman içindir.

19. Şeytanın senden bir an olsun gafil olmadığını bilince sen de idaresi her an elinde bulunan Allah’tan gafil durma!

20. Allah’ın şeytanı sana düşman yapması seni onunla ürkütüp kedine sığındırman içindir. Nefsi aleyhine harekete geçirmesi ise sürekli O’na yönelmen içindir.

21. Kendisini mütevazi kabul eden gerçekten kibirlidir. Bu kendini yüksek görmek olur.

22. Mütevazı kendisini yaptığı amelinin altında görendir.

23. Gerçek tevazu Allah’ın azametini müşahededen ve sıfatlarının tecellisinden doğar. Seni ancak Allah’ın kemalini görmen kendi kemalini görmekten kurtarabilir.

24. Mü’minin allah’ı medh-ü senası, kendi nefsine minnettar olmaktan alıkor. Allah’ın hakkını ödemekle meşguliyet nefsani arzularını hatırlamaya fırsat bırakmaz.

25. Aşk karşılık beklemekle olmaz. Âşık senin uğruna kendisini harcayandır.

26. Nefsanî tutkular olmasaydı seyr-i süluk olmazdı.

27. Allah seni âlem-i mülk ile melekût arasında kıldı ve yerleştirdi ki sedef misal bir inci olasın.

28. Âlem-i lahadet bedenini içine alsa da ruhun ve duygularınla sen bu âlemleri içine alırsın.

29. Kâinatı yaratanı müşahede etmediğin sürece sen âlemdeki varlıklara tabisin. O’nu müşahede ettin mi âlem sana tabi olur.

30. Allah eserlerinin kemâli ile isimlerinin kemâlini, isimlerinin kemâli ile sıfatlarının kemâlini, sıfatlarının kemali ile de zatının kemalini göstermiştir. Kul yâ zâttan âsara ve âsardan zâta terakki ederek tekâmül eder.

31. Görünen zikir ancak görünmeyen mânevî müşahede ve tefekkürden ileri gelir.

32. Allah senden şahitlik istemeden önce seni ilâhî eserlere şahit kıldı. Varlığınla onun ulûhiyetine şahitlik etmektesin. Kalbin de O’nun birliğine kesin kanaat getirmektedir.

33.  Allah seni üç şekilde şereflendirdi: Birincisi, kendisini zikredici kıldı. Onun ihsanı olmasaydı zikri dilinden akmazdı. İkincisi: kendisine mensubiyeti ile seni kendisiyle birlikte andı. Üçüncüsü: Seni kendi katında anılanlardan kıldı. Böylece nimetini tamamladı.

34. Nice ömürler vardır ki, uzun ama kazancı azdır. Nice ömürler vardır ki kısa ama manevi kazancı çoktur. Ömrü bereketli olanlar kısa zamanda Allah’ın sonsuz lütuflarına mazhar olanlardır.

35. En büyük nasipsizlik dünya meşgalelerinden kurtulduğun halde O’na tam olarak yönelmemendir.

36. Tefekkür, kalbin ibretle yaratılmışları seyr-ü temâşa etmesidir.

37. Tefekkür kalbin kandilidir. Sönerse kalbi aydınlatacak bir şey kalmaz.

38. Tefekkür iki nevidir. Tasdik ve imanı meyve veren tefekkür, müşahede ve görmeye götüren tefekkür. Birincisi ibret ehlinin, ikincisi basiret ehlinin tefekkürüdür.

39. Zenginken fakir olan, fakirken nasıl daha fakir olmaz. Bilgiye rağmen cahil olan bilgisiz olunca nasıl cahil olmaz?

40. Yâ ilâhî! Benden kötü halime yakışan işler, senden ise keremine yakışır muameleler beklenir.


Etiketler:  Hikem-i Ataiye Hikmet Hikmetli Sözler Marifetullah İbadet
 
< Önceki   Sonraki >
HIKMET
MARIFETULLAH
İBADET
HIKMETLI SöZLER
HIKEM-I ATAIYE