| Hz. Alinin (ra) Şahsiyeti |
|
|
|
| Pazartesi, 30 Ocak 2012 | |
|
M. Ali KAYA Hz. Ali (ra) küfrün düşmanı olduğu gibi küfür alametleri olan putların da en büyük düşmanı idi. Daha 12 yaşında iken peygamberimiz (sav) onu Kâbe’nin kapısındaki bir putu kırması için omuzuna çıkarmış ve o putu yerinden oynatıp sökerek yere atıp kırdırmıştı. Aynı şekilde Mekke’nin fethinde de Kâbe’deki putları kırmak için peygamberimiz (sav) Hz. Ali’nin omuzuna çıkarak asası ile putları çekip düşürerek putları kırmıştı. 1. Put Kıran Hz. Ali (ra): Hz. Ali’yi de (ra) Kızıl Deniz kenarındaki Kadid bölgesindeki Lât putunu yıkmak için gönderdi. Hz. Ali (ra) 40 kişilik bir askerî birlikle Kuded’i fethetti ve Lât tapınağını putu ile beraber yerle bir etti. Medine’ye gelince de peygamberimiz (sav) Hz. Ali’yi (ra) Tay Kabilesinin Füls dağındaki tapınaklarını ve putlarını yıkmak için göndermiştir. 2. Harp Uzmanı Hz. Ali (ra): Hz. Ali (ra) ayrıca çok iyi bir harp/savaş uzmanı idi. Her savaşta ayrı bir taktik uygulamasını bilirdi. Bu nedenle düşman Hz. Ali’nin ne yapacağını asla kestiremezdi. Hiçbir zaman taarruz emrini kendi askerlerine hücum, yani toplu taarruz yapılmadan vermezdi. Bedir’de Hz. Ali’nin usta manevrası ve zamanında hareketi ile Müslümanlar savaşa hâkim noktaları önceden tespit ederek ele geçirmişler ve baştan avantaj sağlamışlardı. Hz. Ebubekir (ra) savaş için Medine’den çıkmak isteyince engel olmuş, halifenin Medine’de kalması gerektiğini söylemiştir. Hz. Ömer (ra) Nihavend savaşı için ordunun başına geçmek isteyince buna da engel olarak “Sizin orduya yardımınız ancak Medine’de kalıp sınırdan istenen yardımlara cevap vermenizle mümkündür” demiş ve Medine’den ayrılmasına izin vermemiştir. Bunlar hep mükemmel savaş taktiklerinden bazılarıdır. Sıffın’de iki İslam ordusu karşılaşınca Hz. Ali (ra) savaşmadan barış ve anlaşma ile meselenin çözülmesi için bir aydan fazla bekledi. Her nevi çözüm önerilerini ortaya koydu. Katiyyen ordusuna taarruz emri vermedi ve daima müdafaa vaziyetinde kalmalarını istedi. Bununla anlaşmayı ve kan dökmemeyi çok istedi. Nihayet 26 Temmuz 657 de Muaviye taraftarları taarruz emrini verince o da 400 defa tekbir getirerek taarruz emrini vermiştir. Oğlu Muhammed Hanefi’ye “Bak oğlum, dağ yerinden oynasa sen asla yerinden ayrılmayacaksın. Dişlerini sık ve ayaklarını çivi gibi yere bas” demiştir. Bununla beraber Hz. Ali’yi başarısız hale getiren etrafındaki cahil ve söz dinlemeyen haddini aşmış ve hissiyatlarından akılları şaşmış tecrübeden ve ilimden yoksun, münafıklarını ve fitnecilerin aklına uyan gençler olmuştur. Bu nedenle Hz. Ali (ra) “Beni en çok şaşırtan cahil abid ve akıldan yoksun âlimdir” demiştir. Etiketler: Hz. Ali Hz. Alinin Şahsiyeti Put Kıran Ali Tevhit ve İman Davası Mekke Fethi Put Kabe |
| < Önceki | Sonraki > |
|---|