Skip to content
Site Tools
Narrow screen resolution Wide screen resolution Auto adjust screen size Increase font size Decrease font size Default font size default color blue color green color
Konumunuz: Ana Sayfa arrow Yazılarım arrow Ahlak arrow İlim, Hikmet ve Tevazu
Advertisement
İlim, Hikmet ve Tevazu PDF Yazdır E-posta
Perşembe, 10 Şubat 2011

Peygamberimiz (sav) “Allah için birbirleriyle görüşerek muhabbet edenler, aralarında hiçbir menfaat bağı olmadığı halde Allah için birbirlerini ziyaret edenler ahirette nurdan minberler üzerindedirler. Onlara nebiler, şehitler ve veliler gıpta edeceklerdir” buyurdular. Zira “Allah için Allah’ın zikrinden bulunanlar üzerine sekinet iner, melekler etraflarını kuşatırlar ve onları dinleyerek istifade ederler. Onlara gıpta ederler ve ‘Keşke biz de insan olsaydık da böyle bir mecliste Allah’ı zikredenlerden olaydık’ derler. Yeryüzünde Allah’ın zikredildiği evler ve mekânlar gökyüzünde yıldızlar gibi görünürler.” Melekler de onların etrafında pervane olurlar.

İyi olan ruhlar birbirlerini çeker ve birbirleriyle ülfet ederler. Onlar da birbirlerine ısınır ve aralarında sevgi ve muhabbet meydana gelir. Birbirine zıt olan ruhlar ise birbirlerinden nefret ederler. Mıknatıs gibi birbirlerini iterler. Uyumlu olanlar da mıknatıs gibi birbirlerini çekerler.

Peygamberimiz (sav) kıyametten önce yeryüzünde fitne ve fesadın yaygın olduğu, deccal ve süfyan’ın dünya menfaatlerini kendi taraftarlarına dağıtarak onlara cennet gibi bir hayatı yaşattığı, kendisine tabi olmayan mü’minleri de zindanlara atarak ve her nevi dünya menfaatlerinden mahrum bırakarak sıkıntı verdiği zaman, dünya menfaatlerine değer vermeyen ve Allah’ın zikri için korkarak bir araya gelen ve “İman Davası” uğruna mücadele eden, bu davaya kendilerini adayan ve bunun için bir araya gelerek birbirlerini sevgi ve muhabbetle karşılayan ümmeti için “onlar benim kardeşlerimdir” buyurmuştur. Sahabeler “Biz sizin kardeşleriniz değil miyiz?” sualine de “Siz benim ashabım ve yardımcılarımsınız; ama ahir zamanın dehşetli asrında iman davasını kendilerine dava edinen, benim sünnetimi ve iman davamı ihya eden ve bunun için her türlü sıkıntıya katlananlar benim kardeşlerimdir ve onlar sizden elli kişinin aldığı mükâfatı alacaktır. Benim sünnetimi ihya ettikleri için de yüz şehidin ecrini ve mükâfatını hak edeceklerdir” buyurdular. 

Ayrıca “Ümmetim rahmet yağmuru gibidir, sonu mu hayırlıdır, başı mı bilinemez. Başında ben ortasında Mehdi ve sonunda İsa’nın bulunduğu bu ümmet helak olmayacaktır” buyurdular.
 
**
Allah’ın rahmet olarak inzal buyurduğu Kur’an ve iman hakikatleri rahmet yağmuru gibidir. İnsanlar ise yeryüzünde rahmete muhtaç olan toprak gibidir. Allah ilim ve hikmet yağmuru ile insanların kalplerindeki gelişmeye kabil çekirdekleri hükmündeki istidatlarını ve kabiliyetlerini sular. Ancak insanlar da üç nevidir. Birincisi, kaya gibidirler. Üzerine inen yağmur damlalarını üzerlerinden akar gider ve istifade edemezler. İkincisi, kumsal ve çorak arazi gibidir. Yağmuru alır ve emerler ancak ürün vermezler. Üçüncüsü ise verimli toprak gibidir. Rahmet yağmuru alır emer ve istifade eder, kalplerinde nüveler ve tohumlar halinde olan kabiliyet ve istidatlarını bununla sular, kendisine faydalı olan gıdaları alır, yer altından çıkarak meyveli bir ağaca ınkılab eder ve meyveleri, yaprakları, dalları ve gölgesi ile insanlara, hayvanlara, kuşlara faydalı olurlar.

İlim ve hikmet yağmur gibidir. Dağlara, vadilere ve ovalara yağan yağmur yükseklerden aşağılara doğru iner vadilerde ve ovalarda pek çok ürünün yetişmesine sebep olur ve göllerde ve denizlerde toplanarak daima istifadeye vesile olur. Yağmurun yağmadığı zamanlarda muhtaçlar göllerden ve denizlerden istifade ederek ihtiyaçlarını karşılarlar.

Nasıl yağmur aşağılarda ve ovalarda daha çok rahmete ve istifadeye vesile olursa, ilim ve hikmet de mütevazi ve alçak gönüllü olanların kalplerine ve zihinlerine yerleşir. İnsan ne kadar mütevazı olursa o kadar hikmete ve rahmete layık olur. Peygamberimiz (sav) “Allah tevazu edeni yüceltir, kibirli ve dik başlı olanı da alçaltır. Sizler toprak gibi mütevazi olunuz” buyurmuşlardır.


Etiketler:  İlim Hikmet Tevazu Muhabbet Sevgi İman Davası Kuran Zikr
 
< Önceki   Sonraki >
HIKMET
KURAN
SEVGI
İLIM
İMAN DAVASı
TEVAZU
MUHABBET