|
Pazartesi, 30 Ocak 2012 |
|
M. Ali KAYA
Peygamberimizin (sav) getirmiş olduğu “Tevhit ve İman Davasını” en iyi şekilde anlayan ve kavrayan Hz. Ali (ra) olduğu gibi, Tevhide, yani Allah’ın birliğine imanın Allah’ın düşmanlarına düşman olmak ve mü’minlere dost olmak olduğunu en iyi kavrayan ve hayatında bunu uygulayan Hz. Ali (ra) olmuştur. Çünkü o “Dinde ikrah ve zorlama yoktur. Hak apaçık meydana çıkmış ve batıldan ayrılmıştır. Bundan böyle kim tağutlara küfrederek, inkâr edip Allah’a iman ederse o çok sağlam kopmayan bir ipe, urvetü’l-vüska olan Allah’ın ipine yapışmıştır” ayeti gereği Allah’a iman etmenin Allah düşmanlarına düşman olmak ve asla dost olmamak olduğunu biliyor e buna göre davranıyordu. Bu nedenle nefisini ve şeytanı tam bir düşman bildiği gibi Allah’ın düşmanlarını da tam bir düşman biliyordu. Bu sebeple şeytan Hz. Ali’yi gördüğü zaman ödü kopuyor ve yanından kaçıyordu. Ali düşmanlığını yayarak ve münafıkların kalplerine fısıldayarak Ali’ye (ra) düşmanlığı körüklüyordu. Bunun için sahabeler “Biz münafıkları Ali’ye olan düşmanlıklarından tanırdık” diyorlardı.
Hz. Ali (ra) küfrün düşmanı olduğu gibi küfür alametleri olan putların da en büyük düşmanı idi. Daha 12 yaşında iken peygamberimiz (sav) onu Kâbe’nin kapısındaki bir putu kırması için omuzuna çıkarmış ve o putu yerinden oynatıp sökerek yere atıp kırdırmıştı. Aynı şekilde Mekke’nin fethinde de Kâbe’deki putları kırmak için peygamberimiz (sav) Hz. Ali’nin omuzuna çıkarak asası ile putları çekip düşürerek putları kırmıştı. Etiketler: Hz. Ali Hz. Alinin Şahsiyeti Put Kıran Ali Tevhit ve İman Davası Mekke Fethi Put Kabe |
|
Devamını oku...
|
|
|
Çarşamba, 04 Ocak 2012 |
|
M. Ali KAYA
1. "Allah kimini kimine üstün kılmasından ve erkekler mallarından harcadıkları için erkekleri kadınlara kavvam, idareci ve koruyucu yapmıştır. İyi kadınlar kocalarına itaat eden ve Allah’ın korumasını istediği iffetlerini koruyan kadınlardır. Kocalarına karşı çıkan ve nüşûzelik yapan kadınlara önce nasihat edin, sonra yataklarını ayırın, nihayet dinlemezlerse hafifçe dövün. Size itaat ederlerse aeyhlerine bir yol aramayın." (Nisa, 4:34)
2. "Kadın aralarında anlaşmazlık olursa erkek ailesinden bir hakem, kadın ailesinden bir hakem gönderin. Bunlara aralarını düzeltmek isterlerse Allah onların aralarını bulur. Allah her şeyi hakkıyla bilen ve her şeyden haberdar olandır." (Nisa, 4:35) Hz. Ömer (ra) bir anlaşmazlıkta iki hakem gönderir. Hakemler barışma ümidi yok’ diye geri dönünce Hz. Ömer (ra) “Hakemler gerçekten barıştırmak niyetinde olsalardı Allah onların arasını bulurdu” dedi. Hakemin niyeti ve sözleri önemlidir. Zira peygamberimiz (sav) “Sözde sihir vardır” buyurmuşlardır. “Kocalarımızla aramız bozuldu, kayınvalidem büyü yaptırdı” diyen kadınlar kimlerin sözlerinden etkilendiklerine iyi bakmalıdırlar. Anneler çocuklarını yönlendirmezlerse onlar kendi yollarını bulurlar. Bu konuda kayınpederler yapıcı olurken, kayınvalideler yıkıcı olmakta ve biri kızını, diğeri oğlunu yönlendirmek için olmadık yalanlar uydururlar. Etiketler: Aile Aile Mutluluğu Erkekler Kadınlar Karı-Koca Ana-baba Kayıvalide Kayınpeder |
|
Devamını oku...
|
|
|
Pazar, 18 Aralık 2011 |
|
M. Ali KAYA
Züht, dünyaya değer vermemek, takva ise günahlardan uzak durmak demektir. Dinin öğretilerinin başında dünyanın fani ve ahiretin tarlası olduğu hususudur. Züht dünyadan el etek çekmek değil, dünyayı ahiretin tarlası bilerek ekip biçmektir. El işte gönül hazrette olmalı, ayine-i samed olan kalbin içine dünya sevgisini sokmamalıdır. Gerçek zühd zenginlik içinde dünyaya değer vermemektir. Mevlâna’nın dediği gibi “Kalp bir gemidir. Mal ise suya benzer. Su ne kadar çok olsa gemi o kadar rahat yüzer. Ancak gemi delinir de içine su almaya başlarsa o zaman o gemi batar.”
Zühdü “dünyayı sevmemek” “kasr-ı emel” “nefsanî arzulara muhalefet” “nefsi zevklerden mahrum bırakmak” şeklinde tarif etmişlerdir. Gerçekte ise züht “insanı Allah’tan uzaklaştıracak şeyleri terk etmektir.” “Allah’a tevekkül ederek ahiretini düşünüp hak ve istikamet üzere ahiret için çalışmak gerçek takva ve zühttür.” Zahit çalışmayı değil, tembelliği terk edendir. Allah için çalışan, Allah için haramları terk eden, Allah yolunda nefsini çalıştırıp yoran kimsedir zahit. Zira, sen nefsini hayırlı işlerde çalıştırıp yormazsan, nefsin seni şerli işlerde çalıştırır ve yorar. Etiketler: Zühd Dünya Tevazu Züht Tevekkül Zahit |
|
Devamını oku...
|
|
|
Salı, 06 Aralık 2011 |
|
M. Ali KAYA
1. Peygamberimiz (sav) buyurdular: “Sende yedi haslet var ki kıyamette bunlarla kimse sana yetişemez. İman bakımından mü’minlerin ilkisin. Allah’a olan ahdini en çok gözeten sensin. Allah’ın emrini en çok uygulayan sensin. Tebaaya karşı en merhametli olan sensin. Adalet, müsavat ve taksimatı en iyi yapan sensin. Hüküm vermede en bilgili oaln sensin. Kıyamette meziyet bakımından en iyi olan sensin. Bu nedenle Allah, Allah’ın Resulü ve Cibril senden razıdır.
2. Allah Resulü Hz. Ali’yi uzaktan gördü ve “İşte Arabın efendisi” buyurdular. Hz. Aişe (ra) “Arabın efendisi siz değil misiniz yâ Resulallah!” dedi. Peygamberimiz (sav) “Ben insanların efendisiyim. Ali Arab’ın efendisidir” buyurdular.
3. Allah resulü bir gün Ali’yi gördü ve şöyle selam verdi: “Esselâmü Aleyke yâ Ebâ Reyhâneteyn” Sana selam olsun ey iki cennet çiçeğinin babası!”
4. Bir gün peygamberimiz (sav) sahabelerine şöyle buyurdular. “Allah bana dört kişiyi sevdiğini söyledi, benim de onları sevmemi istedi.” Sahabeler “Kimdir bunlar?” dediklerinde “Onlar kimlerdir yâ Resulallah?” dediler. Peygamberimiz (sav) “Onlar Ali, Ebu Zer, Selman ve Mikdat” buyurdular. Etiketler: Hz. Ali Menkıbe Hz. Alinin Fazileti İlim Akıl Fazilet Arabın Efendisi |
|
Devamını oku...
|
|
|
Pazartesi, 05 Aralık 2011 |
|
M. Ali KAYA
İSMİ: Ali b. Ebi Tâlib b. Abdulmuttalip b. Benî Hâşim b. Abdumenâf b. Kusay b. Kilâb
KÜNYESİ: “Ebu’l-Hasan” “Ebu’l-Hüseyn” “Esedullah” “Haydâr” “Ebû Türâb” “Murtazâ” “Esedullah’i-l Gâlib” “Kerremellah-ü Vecheh”
ŞEMAİLİ: Ortaya yakın kısa boylu, koyu esmer tenli, iri siyah gözlü idi. Sakalı sık ve genişti. Gülümserken dişleri inci gibi görülürdü. İki omzu arası geniş, pazu ve baldırları kalın, aslan gibi pençeleri kuvvetli ve gayet karaman bir insan güzeli idi. Kiminle şahsen savaşmışsa mutlaka ona galip gelmiştir. Bununla beraber halim-selim, cömert ve kerem sahibi idi. Zahit, adaletten şaşmaz, kadri yüce ve emsalsiz bir insandı.
Hayatının gayesi Rabbin rızası ve Resulullah’ın (sav) memnuniyeti idi. Mü’minleirn en temiz kalplisi ve mütevazi olanıydı. Yanında dünya malı ve mevkiinin hiçbir değeri yoktu. Resülullah’tan (sav) aldığı terbiye ile dünya malı ve mevkiinin hiçbir değeri yoktu. Dünya gözünde çok küçüktü. Etiketler: Hz. Ali Haydar Murtaza Esedullah Abdullah b. Abbas Ebu Esved Düeli Hz. Alinin Şahsiyeti |
|
Devamını oku...
|
|
|
|
<< Başa Dön < Önceki 1 2 3 4 5 6 7 8 9 Sonraki > Sona Git >>
|
| Sonuçlar 1 - 9 Toplam: 80 |