| İyi İdarecinin Vasıfları |
|
|
|
| Cumartesi, 24 Ekim 2009 | |
M. Ali KAYAEy hükümdar! Ölüm gelmeden ölüme hazırlan. Allah'ın emrini yerine getir, ibadette kusur etme. Dünyada sana Allah'ın verdiği ihsan ve ikramı olan saltanat seni aldatmasın. Bütün işlerinde adaleti gözet ta ki kıyamette bahtiyar olasın. Sen bu dünyanın hükümdarısın, ona kul olma; o seni bırakmadan sen onu terk et… İyi insanları kendine yakın tut, kötülerden uzaklaş. İşini haris insanlara bırakma, yemeğini nankörlere yedirme. İbadette gayretli ol, günahlardan uzak dur; ahirette ancak ibadetin faydası olur. Bu dünya bir tarladır. İnsan bu tarlaya ne ekerse onu biçer. Sakın başkasına el uzatma ve kan dökme. İnsanı ölüm döşeğinde bu iki şey inletir. Cimri olma cömert ol. Cömerdin adı ebedî kalır. Dünya malı tuzlu su gibidir; ne kadar içersen iç susuzluğun geçmez. Dünyada beylik istiyorsan şu beş şeyden uzak dur. Haram yeme, zulmetme, insan kanını dökme, düşmanlık besleme ve kin gütme. Devalı beylik istersen adaletten ayrılma ve insanlar üzerinden zulmü kaldır. Hevesle ve öfkeyle bir işe kalkışma. Kötülere yüz verme ve onların sözleri ile kötü kanunlar yapma. Kötü kanun yapan kimse daha hayatta iken ölmüş gibidir. Halk koyun gibidir, hükümdar onun çobanı; çoban koyunlara merhametli olmalıdır. Kapıdaki aç kurtlara karşı onları korumalıdır. Hiddetli olma. Padişaha öfke yakışmaz. İnsanlara kaba ve haşin davranma. Kaba söz alevli bir ateştir. Her kaba sözün bir günlü yaktığını unutma… Saltanatı kazanmak akıl ve ilimle, devam ettirmek gayret ve adaletledir. İnsanın en değerli sermayesi güler yüzü, tatlı sözü ve insanlara yaptığı iyiliğidir. Bu üçü hem bu dünyada hem öteki dünyada insana diama fayda verir. İyiliğin iki değerli arkadaşı vardır. Biri doğruluk, ikincisi ise hayâdır. Kimde hayâ, doğruluk ve iyilik varsa o kutlu ve mutlu bir insan sayılır. Hayâ insanı utanılacak işlerden korur, doğruluk hakka ve adalete götürür, iyilik yapmak da insanı diğer insanlara sevdirir.
** Üç şey vardır ki bunlar insana fayda vermediği gibi zarar verir. Birincisi, inatçılık, ikincisi yalancılık, üçüncüsü ise cimriliktir. Bu üç hastalığın ve ruh bozukluğunun sebebi de bilgisizliktir. İnatçılık bilgisizlikten ve kendini beğenmekten çıkar. Yalancılık cahillikten ve menfaat peşine düşmekten kaynaklanır. Zanneder ki menfaat yalandadır. Geçekte ise doğruluk ve dürüstlüktedir. Cimrilik ise aşırı mal ve dünya sevgisinden kaynaklanır. Bunun da sebebi yine cahillik ve bencilliktir. İlmin başı dünyanın fani olduğunu bilmek ve dünyanın ahretin tarlası olduğunu anlamaktır. Dünyaya değer veren ve menfaat peşinde koşan âlimden daha aptalı yoktur. Onun ilminin de bir değeri yoktur ve insanlar arasında itibarı da yoktur. Onun bilgisi ilim değil, kendisi de âlim değildir. Zira ilim malumat yığınından ibaret değildir. O bilgiler ansiklopedilerde ve kitaplarda da vardır; ama ne kitaplara ve ne de ansiklopedilere “Âlim” denmez. İnsan anasında bilgisiz olarak dünyaya gelir. Her gün bir şeyler öğrenir ve zamanla bilgi sahibi olur. Faydalı ve hayırlı bilgileri öğrenenler hayırlı ve bilgili olurken, hayırsız ve nefsinin hoşlandığı şeylere değer verenler de hayırsız, bencil, cimri ve cahil olur. İlim çalışma ve gayretle elde edilir. Çalışmakla elde edilmeyen şey akıldır. Bu nedenle idareciye yakışan bilgiye ve bilginlere değer vermek, onları çevresine almak ve bilginlere danışarak iş yapmak ve bilgili insanlara iş yaptırmaktır. ** İdarecinin en güzel vasıflarından birisi de mütevazı olmak ve halka tevazu ile yaklaşmaktır. Tevazu bilgiden, güzel ahlaktan ve faziletli olmaktan kaynaklanır. Cahil insan kaba haşin ve kibirli olur, insanlara kibir ve gururla yaklaşır. Bunun için mütevazı insanın işleri hep yolunda gider. Kibirli ve küstah insan da sevimsizdir ve saygınlığı günden güne azalır. (Kutatgu Bilig- Yusuf Has Hacip) Etiketler: Adalet İyilik Tevazu Cimrilik Cimri Cömert Padişah İdareci Yalan Hiddet Güler yüz |
| < Önceki | Sonraki > |
|---|