Skip to content
Site Tools
Narrow screen resolution Wide screen resolution Auto adjust screen size Increase font size Decrease font size Default font size default color blue color green color
Konumunuz: Ana Sayfa
Advertisement
Manevi Liderler PDF Yazdır E-posta
Pazar, 01 Kasım 2009
M. Ali KAYA
İnsanları yücelten manevi değerleridir. Manevi değerlerin başında ise inanç ve ahlak gelmektedir.
İmana ait hususlar bütün insanlar için kadın erkek fark etmeden eşittir; ancak ahlâkî değerler kadına ve erkeğe göre farklılık arz eder. Meselâ “Cesaret ve sahavet erkekte gayret, hamiyet ve muavenete sebeptir. Kadında ise nüşûze ve vakahate sebep olduğu için mezmum sayılır.” (ESDE, 2009, Sünuhat, 464) Bunun gibi farklı durumlar olabilir. Burada erkeğin cesur, kadının namuslu olması istenmektedir. İşte Türk milletinde bu iki haslet sıfat şeklini almıştır.

Erkeğin kahramanlığı cesaretinden, kadının kahramanlığı ise şefkatinden kaynaklanır. Erkek vatan savunmasında, dinini, namusunu, milletini ve malını korumada cesarete muhtaçtır ve onun cesareti kahramanlık şeklinde kendini gösterir. Kadın ise namusunu ve yavrusunu korumada şefkate muhtaçtır ve onun kahramanlığı da yavrusunu ve namusunu korurken ortaya çıkar.


Tabiidir ki kahramanlık duygusu imandan kaynaklanır. Allah'a ve ahrete olan iman Türk milletine öyle bir cesaret duygusu vermiştir ki Allah’tan başka bir şeyden korkmaz. “Ölürsem şehidim, öldürürsem gaziyim” diyerek girdiği savaşların tümünden galip ayrılmasının sebebi bu maneviyat, din ve iman duygusudur. Bu bakımdan Türk milletinin tarihte eşi ve benzeri yoktur. Maneviyat ve din duygusu Araplara Asr-ı Saadette, Emevi ve Abbasi döneminde benzer duyguları yaşatmış ve zaferler kazandırmıştı. Sonra Türkler bu manevi duygularla Gazneli, Karahanlı, Selçuklu ve Osmanlı döneminde kahramanlık destanları yazdılar. Daha sonra bu duygu söndü ve hezimet dönemi başladı. Bundan sonra ise “Din ve Vicdan Hürriyetinin” devletlerin kanun-u esasileri haline gelmesi ile “din için savaş” fiilen bitmiş oldu. Cihad da manevi cihada dönüştü. Toplumun maneviyatına hâkim olan din duygusu “asayişi korumak” “hak ve hürriyetleri” müdafaa ve muhafaza etmek, ahlaka, ilme ve sanata yönelmek ve insana, insanın imanına ve ahiretine hizmet etmek şekline dönüşmüştür. Bu zamanın maneviyat lideri olan Bediüzzaman Said Nursi de bu hedeflere bizleri yönlendirmektedir.

İnsanlar asaletlerini, ahlaklarını dinden ve maneviyattan alırlar. İradeye hükmeden ve yönlendiren de din ve maneviyattır. Cesaret, cömertlik ve her nevi hak ve hürriyete riayet dinin insana sağladığı temel karakteristik özelliklerdir.

Kadınların süsü ve ziyneti olan ahlak ve ahlakın temel taşı olan “Hayâ ve İffet” dinden ve maneviyattan kaynaklanır. Allah korkusu ve ahret duygusu kadını iffetini korumaya ve hayâ duygusunun gelişmesine en birinci sebeptir. Bunun için atalarımız “kadını er değil, ar zapt eder” demişlerdir. Hayâ ve iffet kadının güzelliğini artıran en değerli manevi duygudur.
 
Hak ve hakikat âşıklarının ve doğruluk peşinde koşanların hiçbir haksızlık yapmadıkları halde pek çok haksızlığa uğraması normaldir. Zira herkes kendine benzeyeni sever, kendisinden olmayana eziyet eder. Dünya kötüdür ve kötülere aittir. Bu nedenle iyilerin, hak ve hakikati savunanların dünyada sıkıntı çekmeleri hak yolda olduklarının delilidir. Bu nedenle hak ve hakikati savunanlar ve doğrular pek çok haksızlığa uğramışlardır. Dünyaları başlarına zindan olmuştur. Ama “akıbet müttakilerin” yani doğruların ve hakikat erlerinindir.

Kötülerin iktidarı geçicidir. Sonuçta zarar görecek olanlar da onlardır. İyiler ise sonuçta Allah rızasına erecek ve ebedi mutluluğa ulaşacaklardır. Dünya ebedi olmadığı için bu mutluluk elbette ebediyet yurdu olan ahirette olacaktır. Toplumun manevi liderleri insanları geçici ve fani dünyaya değil, ebedi ve baki olan ahrete çağırırlar. Dünyaya davet edenler maneviyat lideri değil, maddiyatı esas alan dünya liderleridir.

İnsanların geleceğine yön verenler ahrete insanları çağıranlardır. Dünya ahretin tarlasıdır. Burada ne ekilirse ahirette onu bulacağımız muhakkaktır. Bu nedenle dünyada iyilik tohumu eken, ahirette iyi meyveler ve ebedi mutluluk ve saadet elde edecek, kötülük tohumu ekenler de cehennem zakkumunu ve ebedi bir azabı hak edecektir.


Etiketler:  Manevi Liderler Ahlak Haya İffet Cesaret Din İman Erkek Kadın Dünya Ahiret
 
< Önceki   Sonraki >
DIN
AHIRET
DüNYA
İMAN
AHLAK
KADıN
İFFET
HAYA
ERKEK
CESARET