Skip to content
Site Tools
Narrow screen resolution Wide screen resolution Auto adjust screen size Increase font size Decrease font size Default font size default color blue color green color
Konumunuz: Ana Sayfa arrow Yazılarım arrow Ahlak arrow Peygamberimizin Sohbeti
Advertisement
Peygamberimizin Sohbeti PDF Yazdır E-posta
Salı, 28 Haziran 2011

M. Ali KAYA
Günün birinde sahabeler peygamberimizin (sav) etrafında toplanmışlar Allah’ın ayetlerini okuyarak tefekkür ediyor ve peygamberimizin (sav) hikmetli sözlerinden istifade ederek ilim öğreniyorlardı. “Merak ilmin hocası” olduğu için çıt çıkarmadan peygamberimizin (sav) konuşmalarını merak ve heyecanla dinliyor ve bir kelime dahi kaçırmamaya dikkat ediyorlardı. İçlerinde en meraklı olan da Hz. Ebu Zer (ra) idi. Bunun için merak ettikleri hususları peygamberimize soruyorlardı.

Hz. Ebu Zer (ra) sordu:
- Ya Resulallah! Acaba Hz. İbrahim’e (as) nazil olan sahifelerde neler vardı?

Peygamberimiz (sav) cevap verdiler:
- İbrahim’e (as) gelen sahifelerde hikmeti, faydalı ve uyulması gereken güzel öğütler vardı. Şöyle: “Ey kendisine güç ve kuvvet verilen, imtihanlarla baş başa olan hükümdar! Ben seni dünya serveti biriktiresin diye göndermedim. Ben seni mazlumları beddua ettirecek duruma düşürmeyesin diye gönderdim. Şunu iyi bil ki mazlum kâfir de olsa ben onun dileğini geriye çevirmem.
 
 

Akıllıların zamanlarını değerlendirdikleri belli saatleri vardır. Onlar belli bir saatte Allah’a ibadet ederler ve duada bulunurlar. Belli bir saatte nefislerini hesaba çekerler. Belli saatlerde de Allah’ın kudretini tefekkür ederler. Belli saatlerde de geçimlerini helal yoldan sağlamaya çalışırlar.

Akıllı insanlar ancak şu üç şey için çalışırlar. Ahiret için azık hazırlamak, geçimlerini düzeltmek ve ihtiyaçlarını ancak meşru ve helal yollardan karşılamak… Yine akıllı insanların içinde bulundukları durumları iyi değerlendirir, ileriyi görür, işlerini ona göre ayarlarlar ve dillerini tutarlar. Gerektiği kadar konuşur, faydasız şeyleri ise konuşmazlar.

Hz. Ebu Zer (ra) yine sordu:
- Ya Resulallah! Musa’ya (as) gelen vahiylerde neler vardı?

Peygamberimiz (sav) cevap verdiler:
- Musa’ya (as) gelen vahiylerin hepsi ibret doluydu. “Yüzde yüz öleceğini bildiği halde yine de rahat olanlara hayret ediyorum. Dünyanın ve içindekilerin devamlı değiştiğini bildiği halde hala ebedi huzuru burada arayanlara hayret ediyorum. Kadere inandığı halde dünyada ebedi kalacakmış gibi yırtınanlara hayret ediyorum. Kıyamet günü hesaba çekileceğini bildiği halde ibadet etmeyenlere hayret ederim. Cehennemin varlığına inandığı halde hala günahlarına gülebilenlere hayret ediyorum…”

Bunun üzerine Hz. Ebu Zer’in (ra) kalbi o derece yumuşadı ki peygamberimize (sav) “Ya Resulallah! Bize nasihatte bulun!” dedi.

Peygamberimiz (sav)  şöyle buyurdu:
- Sana Allah’ın emirlerine muhalefet etmekten sakınmanızı tavsiye ederim.

- Daha yâ Resulallah!
- Çok gülmekten sakın. Çünkü çok gülmek kalbi öldürür, yüzdeki nuru giderir.

- Başka ne tavsiye buyurursunuz ya Resulallah!
- Cihat et! Çünkü cihat ümmetimin ruhbanlığıdır. Zira cihat eden canını, malını ve her şeyin Allah yolunda adamaya hazır demektir.

-  Başka ya Resulallah!
- Az konuş! Çünkü az konuşmak ibadete yardımcıdır ve şeytanı kovamaya vesiledir. Düşkünleri sev, onlarla oturup kalk. Dünya nimetleri hususunda kendinden daha aşağı mertebede olanlara bak. Çünkü bu Allah’ın sana verdiği nimetleri küçümsememek için yapabileceğin en faydalı ve en iyi davranıştır.

- Başka ya Resulallah!
- Acı da olsa gerçeği söyle… Kendi ayıp ve kusurlarınla meşgul olman başkalarının ayıp ve kusurlarını aramaya engel olsun. İnsanlara ayıp ve kusurlarından dolayı kızma. Senin hakkına başkalarının bildikleri ayıpların sebebiyle onlara kızman ayıp olarak sana yetmelidir.

Ya Ebâ Zer! Akıl gibi tedbir, günahlardan sakınmak gibi takvâ ve güzel ahlak gibi asalet yoktur. Bu tavsiyelerimi iyi tut...

Etiketler:  Sohbet Peygamberimizin Sohbeti Merak İlim Ebu Zer Hikmet Fayda İmtihan Güzel Öğüt
 
< Önceki   Sonraki >
HIKMET
İLIM
MERAK
EBU ZER
SOHBET