Skip to content
Site Tools
Narrow screen resolution Wide screen resolution Auto adjust screen size Increase font size Decrease font size Default font size default color blue color green color
Konumunuz: Ana Sayfa arrow Din
Advertisement
Din
Hz. Alinin Usul-i Siyaseti ve Adalet-i Mahza Anlayışı: PDF Yazdır E-posta
Cuma, 10 Şubat 2012

M. Ali KAYA
Hz. Ali (ra) peygamberimizin (sav) takip ettiği “Adalet-i Mahza” yani “Kur’an ve Sünnetten” asla taviz vermeden uygulamak için halife olmuştu. Kendisini halife olarak seçenler de bunu ancak sen yapabilirsin” diye ona biat etmişlerdi. Bu nedenle dinden ve adaletten asla taviz vermeden, dini siyasete alet etmeden, siyaseti dine dost ve hizmetkâr yapmak için bu görevi kabul etmişti.

Siyasetin dâhilerinde kabul edilen ve insanları yönetmenin ve başarılı olmanın yollarını çok iyi bilenler Hz. Ali’ye (ra) pek çok taktik verdikleri halde o bunlara asla itibar etmemiştir. Hz. Ali (ra) “Dinin” yani “Hukuk Sisteminin” dışına çıkmadan “Adalet ve Hakkaniyet” ölçülerini aşmadan ve dinin sınırları dışına çıkmadan halkı idare etmek istiyordu. Hz. Ali (ra) siyaset için dinden taviz verilemeyeceği konusunda ısrarlı idi. Hayatı boyunca da bu yolu takip etmişti. Bunu yaparken “İstişare ve Şura” prensibine de büyük önem veriyordu.

Herkesle istişare ediyordu. Siyaset dâhilerinden Muğire b. Şu’be Medine’ye gelmişti. Hz. Ali (ra) onun fikrini almak için yanına çağırdı. Valiler konusunda fikrini sordu. O da Hz. Ali’ye şöyle dedi: “İtaati istemek senin hakkındır. Sen hayatta kalan iyilerden birisin. Hz. Osman’ın (ra) valileri olarak bilinen Muvaiye’yi ve İbn-i Âmir’i yerinde bırak. Halkın heyecanının yatışmasını ve gelip sana biat etmelerini bekle. İleride istediğini azleder, istediğini de naspedersin” dedi. Daha pek çok şey söyledi.


Etiketler:  Hz. Ali Hz. Muaviye Adalet-i Mahza Kuran ve Sünnet Hukuk Sistemi Abdullah b. Abbas Mugire b. Şube
Devamını oku...
 
Din Hakkında Felsefi Diyalog PDF Yazdır E-posta
Perşembe, 09 Şubat 2012

M. Ali KAYA
Ali Bey bir gün okuldan çıkmış eve doğru giderken hararetle tartışan bir öğrenci gurubunun yanından geçiyordu. Öğrencilerden birisi arkadaşlarına “İşte bir din dersi öğretmeni. Meselelerimizi ona soralım” dedi. Bunun üzerine tartışmayı keserek Ali beye döndüler. Karşılıklı bir diyalog başladı. İçlerinde tartışmanın odağı olan ve meselesini fazla anlatamayan Süleyman hemen Ali beye dönerek:

-Hocam hoş geldiniz. Ne iyi oldu da sizi gördük. Biz burada dinin fert ve toplum üzerindeki etkilerini tartışıyorduk. Bir arkadaşımız ‘dinin topluma ve ferde faydası olsaydı, insanlar bu kadar bozulmaz ve toplum da bu derece yozlaşmazdı.  Din adamları bile toplumda sevilmeyen ve en çok tenkit edilen insanlardır. Dinin onlara bile faydası gözükmüyor’ diyerek dinden ziyade devletin ve kanunların toplumda etkili olduğunu anlatmaya çalışıyor. Ben ise dinin insan ve toplum üzerindeki etkisinin devletin kanunundan daha etkili olduğunu anlatmak istiyorum, ama tam ifade edemiyorum. Sizce de din devletin kanunlarından daha etkili değil mi? Allah korkusu kalplerde olmazsa fert ve fertlerden müteşekkil toplumun kanunlarla idare edilemeyeceği bir gerçek değil mi? dedi.


Etiketler:  Din Nedir Dinin Amacı Saadet İman Ahirete İman Akıl Vicdan
Devamını oku...
 
Hz. Osmanın Son Senesi ve Şahadeti PDF Yazdır E-posta
Çarşamba, 08 Şubat 2012

M. Ali KAYA
1. Hz. Osman’ın Valileri Hacca Daveti ve Şikâyetçilerle Yüzleştirmesi
Hz. Osman (ra) beldelere mektuplar yazarak kimin kendisinden ve valilerden şikâyeti varsa Hac mevsiminde Hacca gelmeleri için genelge gönderdi. Valileri de yüzleştirmek için Hacca davet etti. Hac mevsiminde bütün valiler Mekke’de hazır oldular. Ama şikâyetçilerin hiçbirinden eser yoktu. Hz. Osman (ra) bütün valilerle toplantı yaptı ve durumu enine boyuna detaylı bir şekilde müzakere ettiler. Valiler “Ya Emire’l-Mü’minîn! Siz bize müfettişler gönderdiniz. Onlar size iyi haberler getirmediler mi? Söylenenlerin hiçbiri doğru değildir. Biz de bunun nereden kaynaklandığını bilemiyoruz. Aleyhinizdeki bütün sözler asılsızdır. Alınacak tedbir gizli propagandistleri bulup cezalandırmaktır” dediler. Ama ne var ki bu propagandistleri bulup cezalandırmak imkânsızdı. Fitneci yakalandığı zaman “Ben bunu bir başkasından duydum” diye işin içinden çıkıyordu. Bu durumda fitnenin önünü almanın en güzel yolu bu gibi şayialara itibar etmemekti; ama meraklı olan toplumu bundan men etmek de mümkün olmuyordu.

Amr b. Âs (ra) “Yâ Emir! Ömer’in onlara verdiğinden fazlasını vermeye başladın. Onlara son derece yumuşak davrandın. Benim görüşüm senden önceki iki halifenin yolundan gitmen, şiddet ve zor kullanmak gerektiği yerde bunu çekinmeden yapmadır” dedi. Konuşmalar bu çerçevede devam etti.


Etiketler:  Hz. Osman Hz. Osmanın Şehadeti Hz. Ali Hz. Osmanın Son Senesi Fitne Fitneciler
Devamını oku...
 
Hz. Osman Zamanındaki Fitnelerin Sebepleri PDF Yazdır E-posta
Çarşamba, 08 Şubat 2012

M. Ali KAYA
1. Hz. Osman (ra) Zamanında Halkın Durumu:
Hz. Osman (ra) döneminde fetihlerin çoğalması ve Haraç arazilerinin fazlalığından dolayı servet artmış, zenginlik ve refah yaygın hale gelmişti. İslam dünyasının her tarafında zenginlik, bolluk ve huzur vardı. Arap bedevileri asılardır görmediği bolluğa, güvene ve refaha kavuşmuştu. Tam bir “Asr-ı Saadet” dönemi yaşanıyordu.

Bununla beraber Hz. Osman (ra) dönemi toplumun değişim ve dönüşüm dönemidir. İslam’ın Mekke ve Medine dışına taşarak İran, Bizans ve Mısır medeniyet ve kültürünün etkisi altına girmeye başladığı bir dönem olmuştur. Bu nedenle bedevi anlayışı büyük bir değişim geçirmeye başladı. Zenginlik ve medeniyet, ilim ve kültürün yaygınlaşması da terakkinin ve gelişmenin kapılarını açtı. Hz. Peygamber (sav) döneminin sadelik, kanaatkârlık, cefa ve vefakârlık dönemi yerini rahatlık, lüks ve israfa bırakmaya başlamıştı. Bilhassa yeni Müslüman olanlar İslam’ın imanını ve ahlakını tam olarak özümseyip kalplerine yerleştirmeden dünyanın zenginliği, makam ve mevkii, mülk ve saltanatına yönelerek birbirleri ile yarışmaya başladılar. İlim fazilet için değil, makam ve mevki kapmak için öğrenilmeye başlandı.


Etiketler:  Hz. Osman Hz. Ali Fitne Fitneciler Hz. Osman Dönemi Servet Refah Seçkin Sahabeler Fitnenin Sebepleri
Devamını oku...
 
İlk Haife Nasıl Seçilmiştir? PDF Yazdır E-posta
Pazartesi, 06 Şubat 2012

M. Ali KAYA
Peygamberimizin (sav) vefat ettiği gün Hz. Ali (ra) Hz. Zübeyir (ra) ve Hz. Talha (ra) Resulullah’ın teçhiz ve tekfin işi ile meşguldü. Hz. Ebubekir (ra) Sunh’taki evindeydi ve peygamberimizin (sav) vefat haberini duyar duymaz koşarak gelmişti. Müslümanların bir kısmı şaşkındı. Hz. Ebubekir (ra) veciz bir konuşma yaparak onları teskin etti. Ensar (Evs ve Hazrecliler) Sa’d b. Ubade’nin (ra) ev sahibi olduğu Benî Saide’de kendi aralarında toplanmışlar ve “Bundan sonra ne olacak?” “bu dinin temsilciliğini ve peygamberimizin (sav) halifeliğini kim yapacak?” diye konuşuyorlardı. Ensar da ikiye ayrılmıştı. Hazrecliler “biz bu işe daha layıkız” derken Evs’liler “Hazrec bu işte liderliği alırsa biz Evslilere hiçbir hak tanınmaz” diye eski düşmanlıkların ortaya çıkacağından endişe ediyorlardı. Ehl-i Beyt ve Haşimiler ise cenaze işi ile meşguldüler ve “Biz Resulullah’ın yakınlarıyız, müslümalar bize danışmadan hiçbir işe teşebbüs etmezler” diye düşünüyorlardı.

Hz. Ali (ra) Hz. Abbas (ra) Fadl b. Abbas ve Kusem b. Abbas (ra) ve Zeyd b. Sabit (ra) peygamberimizin (sav) cenaze işleri ile meşguldüler. Hz. Ömer (ra) ve muhacirlerden bir grup Hz. Ebubekir’in (ra) etrafında ve Hz. Fatıma’nın evinde toplanmışlardı. Beni Saide’de toplanan Ensar kendilerinin İslam’a büyük hayırları olduğunu söyleyerek hilafetin kendilerinde olması gerektiğini düşünerek hemen harekete geçmişler ve Evsliler Usyd b. Hudayr’ı (ra) Hazrecliler de Sa’d b. Ubade’yi halife adayı gösterdiler. Bu durumu gören Muğire b. Şube (ra) hemen Hz. Ömer’e (ra) koştu ve “Ensar Saideoğullarının avlusunda toplanarak halife seçimini konuşuyorlar. Kendi kendilerine karar verirlerse aramızda savaş çıkar” dedi. Bunun üzerine Hz. Ömer (ra) Hz. Ebubekir (ra) ve Ebu Ubeyde b. Cerrah (ra) ile beraber Benisaide avlusuna koştular. Baktılar ki tartışma devam ediyor, Sa’d b. Ubade (ra) konuşma yapıyordu.


Etiketler:  Hilafet Halife İlk Halife Hz. Abubekir Hz. Ali Hz. Ömer Ensar Muhacir Seçim Halife Seçimi
Devamını oku...
 
<< Başa Dön < Önceki 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 Sonraki > Sona Git >>

Sonuçlar 10 - 18 Toplam: 229