Skip to content
Site Tools
Narrow screen resolution Wide screen resolution Auto adjust screen size Increase font size Decrease font size Default font size default color blue color green color
Konumunuz: Ana Sayfa arrow Din
Advertisement
Din
İrade ve Kader İlişkisi PDF Yazdır E-posta
Cumartesi, 19 Kasım 2011

M. Ali KAYA
Giriş:
İrade ve kader ilişkisi son derece çetrefilli ve anlaşılması zor bir konudur. İnsan iradesi ile Allah’ın iradesi ve kudreti nerede başlayıp nerede bitmektedir? Bu konu kelam âlimleri tarafından farklı şekillerde anlaşılarak tartışmalara konu olmuştur. Bilhassa Mutezile "Allah’ın insanın iradesine karışmadığı, Allah’ın iradesinin Allah’a insanın iradesinin de insana ait olduğu” şeklindeki anlayışına karşı çıkan Ehl-i Sünnet kelamcılarından Eş’ârî’nin izahı tam olarak anlaşılamamış ve tartışmayı bitirmemiştir. Selef ulemasının “Kulların fiilleri, iman ve küfür Allah’ın dilemesi iledir. Kullardan sadır olan iman, küfür ve isyan, kulların iyi ve kötü fiilleri Allah’ın ilmi, iradesi, kudreti, kaderi ve meşîeti iledir. Allah küfrü dilemeseydi şeytanı ve cehennemi yaratmazdı. Ancak Allah imandan, itaatten ve iyilikten razı olur, küfre, zulme ve isyana rızası yoktur. Hidayet ve dalalet Allah’tandır. Allah dilediğini hidayete erdirir ve istediğini de dalalete atar. Dalalete attıklarının Allah katında bir hücceti ve özrü yoktur. Allah fazlı ile kullarını cennete aldığı gibi, adaleti ile de cehenneme atar. Allah yaptıklarından dolayı kimseye hesap vermez, sorumlu tutulamaz. Hiç kimse Allah’ın kaderinden ve kazasından kurtulamaz, her şey kaderde yazılıdır”  şeklindeki inançları izah gerektirmektedir.

İmam Maturudî’nin ve takipçilerinin bu konudaki izah çabaları da yeterli olmamıştır. Maturudinin bu konudaki izahı özet olarak kullardan sudur eden fiillerin sebebi olan Allah’ın külli iradesini, insanın hür iradesine bağlamak” şeklindedir. Bu da “Kul ister Allah yaratır” şeklinde formüle edilmiştir. Ancak problem burada çözülmemektedir. Eş’âri ve Maturudi kelamcılarının “Allah kulun neyi isteyeceğinin ezelde bilmekte ve öyle takdir etmekte ve onu dilemektedir” ifadesi tatmin edici olmamaktadır.


Etiketler:  Kader Kaza İrade İrade-i Külliye İrade-i Cüziye Kulların Fiilleri Sebep Sonuç İlişkisi
Devamını oku...
 
Peygamberler Hakkında Bilinmesi Gerekenler PDF Yazdır E-posta
Perşembe, 10 Kasım 2011

M. Ali KAYA

Peygamberlerin vasıfları insanların gerçek insan olmaları için vazgeçilmez temel vasıflardır. Doğruluk, Akıllı ve Zeki olmak, Emanete riyâetkâr olmak, günahtan kaçınmak ve dinin öğrenerek başkalarına da öğretmek ve anlatmak her insanın temel vasıfları arasında olması gereken hususlardır.  Yine peygamberler örnek ve rehber insanlardır. Onlara benzemeye çalışmak da Allah’ın kullarına tavsiyesidir ki yüce Allah “Peygamberlerde sizler için güzel örnekler vardır” buyurur. (Ahzab, 33:21)

Peygamberlerin yaşadıkları yer kadar vefat ettikleri ve kabirlerinin bulunduğu yer de önemlidir. Zira peygamberler hayatlarında oldukları gibi bulundukları beldelerde o belde halkının şefaatçisi, bela ve musibetlerinin dafii ve rahmet-i ilâhiyenin celbinin sebebidir.

Peygamberlerin Geçimleri ve Meslekleri?
Her peygamber insanlığa hem iman dersi vermiş, hem de geçimlerini sağlayacağı helal kazanç yollarını göstermiş ve birer meslek öğretmiştir. Böylece maddi ve manevi kurtuluş yollarını göstererek insanlığın gerçek muallimleri olduklarını ispat etmişlerdir.


Etiketler:  Peygamberler Peygamberlerin Kabri Dünyanın Ömrü Peygamberlerin Meslekleri Mehdinin Hakimiyeti Hızır İlyas
Devamını oku...
 
İmanı Anlatmada İlmihallerin Yetersizliği PDF Yazdır E-posta
Salı, 25 Ekim 2011
M. Ali KAYA
Giriş:
Din, akıl sahiplerini peygamberin Allah tarafından getirdiği hakikatlerin tamamıdır. Peygamberin getirdiği iki şey vardır. Birincisi, kitaptır. Yani peygamberin Allah’ın kitabı olarak getirdiği şeyler. İkincisi ise hikmettir.
Bu da kitaptaki hakikatleri öğretmeye, açıklamaya, uygulamaya yönelik peygamberin sözleri, fiilleri ve takrirleridir. Bir de din bilginlerinin ibadete ve muamelata yönelik kitap ve sünnete dayanan içtihatları ve fetvaları vardır ki bütün bunların tamamına din ve şeriat denilir.

Peygamberin (sav) insanlığa getirdiği hakikatler “Usuli’d-Din” ve Füruu’d-Din” olmak üzere ikiye ayrılır. Usulu’d-din dinin temeli, esası ve olmazsa olmazıdır. Bu da itikadi ve imani hükümlerdir. İtikadî ve imanî hükümlerden birisinde meydana gelen bir tereddüt ve şüphe kişiyi imandan mahrum bıraktığı gibi ibadetlerden elde edilen bütün kazanımları da boşa çıkarır. Bu nedenle Usulü’d-Din dinin esasıdır. Füruu’d-Din ise ibadet, ahlak muamelât ve ukubata ait hükümleri içine alır. Füruu’d-dinin ibadete, ahlaka, muamelâta ve ukubata ait hükümlerin Allah’tan olduğuna inanmak gerekir. Bu bakımdan Füruu’d-dinin itikadi bir yönü vardır. Bu nedenle ibadet, ahlak, muamelat ve ukubata ait hükümlerin ilâhi hükümler olduğunu kabul ve itiraf etmek gerekir. İlâhi olmadığını iddia etmek insanı imandan ve dinden mahrum eder. Füruu’d-dinin Allah’tan geldiğine inanmamak küfür, inandığı halde uygulamamak, amel etmemek ise günahtır.

 

Etiketler:  Din İman İlmihal Akaid Kelam İlmihaller Tevhid Nübüvvet Haşir Mehdi Deccal
Devamını oku...
 
Hatim, Cenaze, Mevlit Duası PDF Yazdır E-posta
Salı, 06 Eylül 2011

M. Ali KAYA
Eûzü billahi mine’ş-şeytâni’r-racîm
Bismillahirrahmanirrahîm

Elhamdü lillahi rabbi’l-âlemîn.
Vessalâtü ve’s-selâmü alâ rasûlinâ Muhammedin ve alâ âlihî ve sahbihî ecmaîn…

Allahümme rabbenâ yâ Rabbenâ takabbel minnâ inneke ente’s-Semîu’l-alîm. Ve tüb aleynâ yâ Mevlânâ inneke ente’t-tevvâbu’r-rahîm. Vehdinâ ve veffiknâ ile’l-hakki ve ilâ tarîki’m-müstakîm. Bi-bereketi’l-Kur’âni’l-azîm ve bi-hurmeti men erseltehû rahmeten lil-âlemîn.

Allahümme bi-hakki’l-Kur’ân ve bi-hakki men unzile aleyhi’l-Kur’ân, nevir kulûbenâ ve kubûrenâ bi-nûri’l-imâni ve’l-Kur’ân. Ve’cali’l-Kur’âne  şifâen lenâ min külli dâin ve mûnisen lenâ fî hayâtinâ ve ba’de memâtinâ… Ve’calhu lenâ fi’d-dünyâ karînen ve fi’l-kabri mûnisen ve fi’l-kıyâmeti şefîan ve ala’s-sırâtı nûrâ… Ve mine’n-nâri sitren ve hicâbâ…Ve ile’l-ceneti refîkâ… Ve ile’l-hayrâti küllihâ delîlen ve imâmâ… Bi fadlike ve cûdike ve keremike ve bi- rahmetike yâ Erhame’r-Râhimîn ve yâ Ekreme’l-Ekremîn…


Etiketler:  Dua Mevlit Duası Hatim Duası Cenaze Duası Allahım Ya Rabbi Ya Rab Allahümme
Devamını oku...
 
İmanda Terakki ve Yakîn PDF Yazdır E-posta
Cuma, 02 Eylül 2011

M. Ali KAYA
Peygamberimiz (sav) “Haber görmek gibi değildir. Allah-u Teâla Hz. Musa’ya kavminin buzağıya taptığını haber verince elindeki levhaları atmadı. Fakat kavmine gelip taptıklarını görünce elindeki levhaları attı ve Hz. Harun’un sakalını tuttu. (A’raf, 7:150)” (Müsned-i Ahmed, 1:215, 271) buyurmuştur. Çünkü yüce Allah’ haber vermesi ilme’l-yakîn bir bilgi idi. Olayı gözü ile görünce bilgisi ilme’l-yakînden ayne’l-yakîne terakki etti ve öfkelenerek elindeki levhaları attı ve hemen harekete geçti. Böylece Hz. Musa’nın yakîni artmış oldu.

Kişinin bilgisi arttıkça marifeti ve Allah’a yakınlığı da o nispette artmaktadır. Yüce Allah Kur’ân-ı Kerimde “Mü’minler o kimselerdir ki, Allah anıldığı zaman kalpleri titrer, kendilerine Allah’ın ayetleri okunduğu zaman imanları artar ve yalnız Rablerine dayanıp güvenirler.” (Enfal, 8:2) Allah’ın ayetleri kelamı yanında kudret kelimeleri olan kainattaki mücessem ayetlerdir. Bunlar okunup incelendikçe Allah’ın ilim, irade, kudreti daha iyi anlaşılır ve kâinat kitabında Allah’ın bin bir ismi okunur. Böylece kişinin ilmi arttıkça Allah’a olan imanı ve haşyeti artar.


Etiketler:  İmanda terakki Yakin İlmel Yakin Aynel Yakin Hakkal Yakin Marifet İmanın artması
Devamını oku...
 
<< Başa Dön < Önceki 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 Sonraki > Sona Git >>

Sonuçlar 37 - 45 Toplam: 229