| ALLAHIN FİİLÎ SIFATLARI |
|
|
|
| Pazartesi, 02 Haziran 2008 | |
M. Ali KAYA![]() Allah’ın tahlık, terzik, inşa, ibda, ifnâ, inbat, sun’ ve ihya gibi şuunatı ile ilgili sıfatları vardır ki bunlara fiilî sıfatlar denir. Tahlik yaratmak, terzik rızık vermek, ibda’ yoktan yaratmak, inşâ var olanı terkip ve tahlil ile değişikliğe uğratarak yeni bir vücut ve eşyaya şekil vermek demektir. İmate öldürmek, yani âlem-i şahadetten âlem-i gabya göndermek ve ihya ise tekrar oradan âlem-i şahadete getirmek anlamına gelir. İfnâ yok etmek, inmâ nemalandırmak yaprakları ve kökleri yeniden canlandırmak, tasvir suret ve şekil vermek, sun’ sanatını ve ustalığını göstermek anlamlarına gelmektedir. Bütün bunlar yüce Allah’ın yaptığı işleri içine alır ki bunlara “şe’n”, çoğul olarak “şuûnât” adı verilir.
Nitekim yüce Allah Kur’ân-ı kerimde buyurdu: “Allah her an bir iştedir.” (Rahman, 55:29) Yüce Allah faaldir, daima faaliyet içindedir. (Bürûc, 85:16) Yüce Allah bir varlığı yarattığı zaman onun ihtiyacı olan her şeyi de yaratır. Hayat vermek ve hayatı devam ettirmek fani varlıklar için pek çok ihtiyaçların da yaratılmasını gerekli kılar. Yoksa hayat devam etmez. Bir çiçeği yaratmak için o çiçeğin hayatına lazım olan hava, su, toprak ve güneşin yaratılması şarttır. Sonra bunların o çiçeğin hayatını devam ettirmek için dünyanın dönmesine, mevsimlerin olmasına ve dünyanın güneş etrafında dönmesine, güneş sistemine, galaksilere ve bütün kâinatın ahenk içinde çalışması gerekir. Bu ise ancak her şeye gücü yeten ve bir şey için bütün varlığı yaratan ve onun etrafında çeviren güç ve kudret sahibi olan Allah’ın işidir. Bunun için tahlık, terzik, ihya ve imate ancak bir elden bir kudretten sudur edebilir. Bir başkasının müdahalesi o şeyin ademine, yani olmamasına sebep olur. Yüce Allah bu hususa işareten Kur’ân-ı Kerimde “Bütün bunlar her şeyi muhkem ve mükemmel bir şekilde yapan Sani-i Hakîm olan Allah’ın işidir” (Neml, 27:88) buyurur. Yaratmak yeterli değildir. Yaratılan varlık hayatının devamı için rızka muhtaçtır. Bunun için yarattıktan sonra onun rızkını vermek gerekmektedir. Bunun için yüce Allah bir varlığı yaratmadan önce rızkını yaratmaktadır, ancak rızkını vermek yaratıldıktan sonraya bırakılmaktadır ki bu hususu Kur’ân-ı Kerim “Allah sizi yarattı, sonra da size rızık verdi” (Rum, 30:40) ayeti ile ifade eder. Yüce Allah’ın mahlûkatı yaratmasının elbette bir amacı vardır. Her şeye bir amaç, fayda ve maslahat takan yüce Allah elbette mahlûkatını yaratırken bir amacı takip etmemesi düşünülemez. Bir şeyin nasıl yaratıldığından daha çok niçin yaratıldığı önemlidir. Bir şeyin yapılış amacı bilinmezse nasıl yapılmış olmasının bir değeri yoktur. Kur’ân-ı kerim “Ben insanları ve cinleri mahlukatımı görerek beni tanısınlar ve bana iman etsinler, imanın gereği olan itaatta bulunsunlar için yarattım” (Zariyat, 51:56) buyurarak bu amaca işaret etmiştir. İbadet Allah’a imandan sonradır. İbadetin ve itaatin emredilmesi elbette ibadet ve itaat edilenin tanımasından sonradır. Bunun için ayette imanın açıkça zikredilmemiş olması Kur’ânın îcazından, yani kısa öz ve veciz ifade ederek israf-ı kelama girmemesinden dolayıdır. Cin ve insanın açıkça zikredilmesi cin ve insanın akıl sahipleri olup iman ve ibadet ile mükellef olmalarından dolayıdır. Akıllı ve şuurlu olmayan varlıkların görevi iman ve ibadet olmadığı için onların yaratılış amacı Allah’ı tanımak değil tanıtmak ve Allah’ın varlığına, birliğine, esma, sıfat ve şuunâtına ayine ve delil olmaktır. Nitekim yüce Allah bir kutsî hadisinde buyurdu: “Ben gizli bir hazine idim, hikmetim tanınmak ve bilinmek istedi de mahlukatı yarattım” (Keşfu’l-Hafa, 2:132) buyurarak şuursuz ve akılsız mahlukatın yaratılış amacını özetlemiştir. Yüce Allah’ın isim ve sıfatlarını bilmek marifetullah için yeterli değildir. Marifetullah’ın sonsuz mertebeleri vardır ve bu mertebelerde terakki ve tekâmül etmek ancak Allah’ın fiilî sıfatlarını ve bu sıfatların ortaya koyduğu faaliyet ve şuunatı tanımaya ve bilmeye bağlıdır. Bu hususta ne kadar çok çalışılsa marifetullahda o derece terakki ve tekamül sağlanır. Marifetullahda terakki ettikçe de mü’minin imanı tahkik mertebelerinde inkişaf etmeye ve imanı kuvvetlenmeye devam eder. Etiketler: Allahın Fiili Sıfatları Şuunat Allah'ın işi Şuunat-ı Rabbaniye |
| < Önceki | Sonraki > |
|---|