| Amr b. As ve Halid b. Velid |
|
|
|
| Cuma, 26 Mart 2010 | |
M. Ali KAYAArapların dâhileri olarak bilinen Amr b. Âs, Hâlid b. Velid ve Osman b. Talha’nın Müslüman olmaları müslümanları çok sevindirdi. Amr b. Âs (ra) Habeşistan’da Habeş Meliki Asheme’nin irşadı ile Müslüman olmuş, ama bunu arkadaşlarından gizlemişti. Daha sonra Asheme’nin telkini ile peygamberimizle görüşmek ve bizatihi huzurunda islamını açıklayıp daha önceki hâline tövbe etmek ve affını talep etmek için Medine’ye doğru yola çıktı. Yolda Medine’ye gelmeden Hadde mevkiinde Hâlid b. Velid ve Osman b. Talha ile karşılaştı. Onlara “nereye gittiklerini” sordu. Onlar da “Doğru yol artık belli oldu. Mesele aydınlığa kavuştu. Bu zat hak peygamber olmasa, Allah onun yardımcısı olmasa kesinlikle bize galebe edemezdi. Vallahi bir an önce giderek Müslüman olmalı ve peygambere bağlı olduğumuzu göstermemiz lazım. Bekleyip durmak anlamsız. Aklı başında ne kadar adam varsa hepsi Müslüman oldu. Geri kalmak hatadır” dediler. Bunun üzerine Amr b. Âs (ra) rahat bir nefes aldı. “Vallahi ben de bu amaçla Habeşistan’dan Medine’ye gitmeye karar verdim” dedi. Daha sonra habeşistan’da gördüklerini ve Necaşi Asheme’nin Müslüman olduğunu haber verdi. Sonra hep beraber Medine’ye giderek peygamberin huzuruna vardılar. Böylece “Herkes Müslüman olsa ben olmam” diyen Amr b. Âs, Uhut’ta Müslümanları arkadan kuşatarak mağlubiyetine sebep olan Hâlit b. Velit Müslüman olmaya koşuyorlardı. Onların kendisine geldiklerini gören peygamberimiz (sav) “Mekke ciğerpârelerini kucağımız attı” buyurdular. Her üçü de gelerek peygamberimizin (sav) huzurunda diz çökerek önlerinde oturdular. Savaştan, kılıçtan ve kavgadan korkmayan ve çekinmeyen bu kahraman insanlar hiçbir korku ve kaygı duymadan imanın nuruna ve Kur’ânın aydınlığına teslim olmuşlardı. Önce Hâlit b. Velit peygamberimize (sav) biat etmek üzere elini uzattı. “Yâ Resulallah ver elini biat edeyim” dedi. Peygamberimiz (sav) “Ben zaten senin akıllı biri olduğunu biliyordum. Aklının senin er geç hayra ve hidayete kavuşturacağını ümit ediyordum” buyurdular. Hz. Hâlid (ra) “Ya Resulallah! Sana karşı yaptığım savaşların hepsinde bulunduğumu biliyorsun. Benim bu husustaki vebalimin affı için Allah’a dua buyurmaz mısınız?” dedi. Peygamberimiz (sav) “Yâ Hâlid! İslamiyet kendisinden önce işlenen günahları siler. İman, önce işlenen bütün günahlara kefarettir” buyurdular. Sonra şöyle dua ettiler: “Allahım! Hâlid’in kullarını senin yolundan çevirmek için gösterdiği bütün gayretlerinden dolayı işlediği günahlarını affet!” Onun arkasından Osman b. Talha kelime-i şahadet getirerek mü’min olduğunu ilan ederek peygamberimize biat etti. Osman b. Talha’nın (ra) dördüncü dedesi peygamberimizin dedesi olan Kusay’da birleşmekteydi. Ondan sonra Benî Sehm kabilesinden Müslümanlara pek çok eziyetlerde bulunan Amr b. Âs (ra) mahçup ve yaptıklarından pişman bir vaziyette peygamberimizin (sav) huzurunda bulunuyordu. Daha önceki yaptıklarını affetmesi şartıyla peygamberimize biat etmek için gelmişti. Cahiliye düşüncesi ile peygamberimizin kendisini asla affetmeyeceği düşüncesindeydi. Ancak peygamberimizi (sav) görünce onun peygamberliğinin ve imanın yüce müsamahasının gereği olarak imandan önceki bütün hata ve günahları affetmesi, hiç yapılmamış gibi kabul etmesinin yüceliği karşısında daha da mahçup olmuş ve âdetâ erimişti. Başını kaldırıp bakamıyor ve mahçubiyetinden ağzını açıp konuşamıyordu. Peygamberimiz (sav) “Bîat et yâ Amr! İslam daha önce işlenen bütün günahlara kefarettir. Hicret de hicretten önceki günahları siler, yok eder” buyurdular. Peygamberimizin (sav) bu tatlı ve son derece müsamahalı, merhametli ve şefkatli sözlerinden o derece etkilendi ki kendi ifadesiyle “O anda insanlardan hiçbiri, bana Resulullah’tan (sav) daha sevgili ve daha yüce olmamıştır” diyecektir. Amr b. Âs (ra) peygamberimize biat ederek şimdiye kadar nasıl islam aleyhine mücadele etmişse, bundan sonra da islam için daha fazla gayret göstereceğine söz verdi. Bir müddet Medine’de Suffe’de misafir oldu. Kur’anı ve ibadetlerle ilgili temel bilgileri öğrenci. Daha sonra peygamberimize (sav) verdiği sözün gereğini ifa için Mekke’ye döndü. Peygamberimiz (sav) Müslüman oldukları andan itibaren mühim işlerde Amr b. Âs’ı (ra) ve Hâlid b. Velid’i ilk Müslüman olan sahabelerden ayırmadı. Onların görüşlerini aldı. İstişare meclisinde onlara ve görüşlerine değer verdi. Seriyyelere kumandan tayin etti. Son derece güvendi. Onlar da bu güvene lâyık oldular. Hâlid b. Velid (ra) “Seyfullah unvanını kazandı. Mekke fethinde süvarilere kumandanlık etti. Suriye, Irak ve Kudüs fatihi oldu. Amr b. Âs (ra) da Mısır fatihi unvanını aldı. Etiketler: Amr b. As Halid b.. Velid Necaşi Medine Mekke Osman b. Talha |
| < Önceki | Sonraki > |
|---|