Skip to content
Site Tools
Narrow screen resolution Wide screen resolution Auto adjust screen size Increase font size Decrease font size Default font size default color blue color green color
Konumunuz: Ana Sayfa arrow Yazılarım arrow Din arrow DİN EĞİTİMİ
Advertisement
DİN EĞİTİMİ PDF Yazdır E-posta
Perşembe, 24 Ocak 2008
Yazı Index
DİN EĞİTİMİ
Sayfa 2
Sayfa 3
Sayfa 4


3. Din Dersine Neden İhtiyaç Vardır:
Yüce Allah her insanın kalbine inanma duygusunu koymuştur. Bunun için her insanın bir inancı vardır. Her insan fıtraten Hakkı arar. Hakkı bulamazsa bâtıl eline geçer, hak diye onu koynunda saklar. Yüce Allah bunun için İlk insandan itibaren peygamber göndermiştir. Onlar yüce Allah’ın dinini yani doğru yolu, sırat-ı müstakimi insanlara göstermişlerdir. Bu şekilde 124.000 peygamber gönderilerek insanlara hidayet yolu öğretilmiştir. Binaenaleyh din eğitimi doğru olarak verilmesi insan fıtratının gereğidir. Gerek fertler, gerekse devlet bu eğitimi vermek mecburiyetindedir.
Prof. Aleksi Carrel: “İnsanın havaya, suya ihtiyacı olduğu gibi, Allah’a da ihtiyacı vardır” diyor. Ünlü Sosyolog Kessler: “Dinin ortadan kalktığı cemiyetler buhrana sürüklenir.” İngiliz tarihçi A. Toynbee “Din olmadan insan hayatta yolunu bulamaz” demiştir. Cramer ve Brown gibi eğitim uzmanları: “Eğitim üzerinde dinden daha tesirli bir şey yoktur” derler.
Her insan kendisine ister-istemez şu soruları sorar. Bundan kendisini de alamaz. “Ben kimim? Vazifem, gayem nedir? Beni ve varlıkları kim yaratmıştır? Ölüm nedir? Ölümden sonra hayat var mıdır? Neye inanmalıyım ve neye bağlanmalıyım?” Bu sorular ister-istemez herkesi meşgul eder. Bunun için Hz. Ali (ra): “Önce doğruyu öğreniniz, yanlış kendiliğinden ortaya çıkar; Ama önce yanlışı öğrenirseniz doğruyu bulmanız çok zor olur” demektedir.
Devletimiz de din eğitiminin önemini bildiği için anayasanın 24. maddesinde: “Din ve ahlak eğitim ve öğretimi devletin gözetimi ve denetimi altında yapılır. Din Kültürü ve Ahlak Öğretimi ilk ve ortaöğretim kurumlarında, okulun zorunlu dersleri arasında yer alır” denilmektedir.
Talim ve Terbiye Kurulunun 18. 2. 1982 tarihli kararında Din ve Ahlak Öğretiminin genel amacı şöyle belirtilmiştir: “Temel eğitim ve Ortaöğretimde öğrenciye Türk Milli Eğitim politikası doğrultusunda genel amaçlarına, Atatürk’ün Laiklik ilkelerine uygun Din, İslam dini ve Ahlak bilgisi ile ilgili yeterli bilgiyi kazandırmak, böylece Atatürkçülüğün, milli birlik ve beraberliğin, insan sevgisinin, dini ve ahlaki yönden pekiştirilmesini sağlamak, iyi ahlaklı ve faziletli insanlar yetiştirmek...”
Milli Eğitim bu amacını gerçekleştirmek için şunları yapması gerekir:
• Ülke gerçekleri, insanımızın yapısı, genç neslin dini ihtiyacı göz önüne alınarak müfredat programı ve ders saatleri ile sınıflara dağılımı yeniden düzenlenmelidir.
• Din eğitimi, devletin denetim ve gözetimi altında ancak duyurum olarak yürütülmesi esas olmalıdır. Gençler tüm dini bilgileri okulda öğrenmelidirler.
• Kitaplar yeri müfredata göre yeniden, daha duyurucu yazılmalıdır.
• Din Eğitimi Ana Sınıfından itibaren başlatılmalıdır.
• Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi dersi branş öğretmenlerince okutulmalı.
• Din Eğitimi ve öğretimi tüm sınıflarda en az üçer saat olmalıdır.
• Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Öğretmenleri iyi yetiştirilmelidir.
• Üniversite sınavlarında Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi dersinden soru sorulmalıdır.
• Yüksek öğretimde “Felsefe Dersi” gibi insanın manevi yönünü tanımayı amaçlayan, insana, manevi değerlere, dinlere hürmeti öğreten bir din eğitimi ve öğretimi veren bir ders olmalıdır.
• Devlet TRT’nin bir kanalı, din eğitimi ve öğretimi için Diyanet İşleri Başkanlığına tahsis etmelidir.
• Yurt dışına iyi eğitim almış, kariyer sahibi din adamları gönderilmelidir.
• İlköğretim 5. sınıftan itibaren seçmeli bir “Kur’an Öğretimi” dersi, haftada üç saat olarak konulmalı ve isteyene öğretilmelidir.

4. Din Eğitiminin Faydaları:

Din Eğitimi, sorumluluk duygusunu geliştirir. Helal ve haram duygusunu sağlar. Büyüklere saygı, küçüklere sevgiyi geliştirir. İnananlar arasında kardeşlik te’sis eder, bu da sevgiyi artırır. Allah sevgisi ve korkusunu kalplerde hâkim kılar. İnsan sevgisi, vatan sevgisi, devlete bağlılık, bayrak ve millet sevgisini geliştirir. Birlik ve beraberliği temin eder. Toplumda hürmet, merhamet, sevgiyi artırır; asayişi korur. Toplumda iyiyi tavsiye ve kötülükten vazgeçirme ve murakabe duygusunu geliştirir.
Bediüzzaman Said Nursi, vatanın ve milletin hayat-ı içtimaiyesini anarşiden büyük tehlikelerden kurtarmak için “merhamet, hürmet, emniyet, haram-helal duygusu ve itaat etmenin” zaruri olduğunu bunun is ancak din eğitimi ile temin edileceğini ifade eder. “Nimeti kâmile ancak dindir” diyen Bediüzzaman; “Din milletimizin maye-i hayatiyesidir. Nokta-i istinat ve nokta-i istimdat yalnız odur” “Nev-i beşerin ahvaline dikkatle bakılırsa görülür ki, ruhun mânen terakkisini telkih eden, yani aşılayan şeriatlerdir. Vücut veren tekliftir. Hayat veren peygamberlerin gönderilmesidir. İlham eden dinlerdir. Eğer bu noktalar olmasaydı. İnsanlar hayvan olarak kalacaktı ve insandaki bu kadar kemâlât-ı vicdaniye ve ahlak-ı hasene yok olurlardı” Dolayısıyla “Kemâlin cemâli dindir. Hem din saadetin ziyâsıdır, hissin ulviyetidir, vicdanın selametidir” diyerek en güzel izahını yapmıştır.
Sonuç: “Din hayatın hayatı, hem nuru, hem esası. İhyay-ı dinle olur bu milletin ihyası” diyen Bediüzzaman’a kulak vererek dini ihya etmemiz şarttır. O zaman millet ihya olur.

 
Etiketler:  Din Din Eğitimi Eğitim Din Dersi Kuran Kursu İmam Hatip Okullarda Din Dersi


 
< Önceki
DIN
EğITIM
DIN DERSI
DIN EğITIMI