Skip to content
Site Tools
Narrow screen resolution Wide screen resolution Auto adjust screen size Increase font size Decrease font size Default font size default color blue color green color
Konumunuz: Ana Sayfa arrow Yazılarım arrow Din arrow DİN EĞİTİMİ VE METOT
Advertisement
DİN EĞİTİMİ VE METOT PDF Yazdır E-posta
Salı, 18 Mart 2008

M. Ali KAYA

Sonuca en kısa zamanda ulaşmak ancak metot ile olur. Selef-i salihîn doğruya ulaşmak için “Metot/Usul” geliştirmişler, “Usulsüzlük vusulsüzlüğe vesiledir” demişlerdir. Dinin amacı insanların canını, aklını, malını, namusunu korumaktır. Gerçeği ortaya çıkarmak ve insanların hukukunu korumak ve haksızlara gereken cezayı verebilmek ancak metotlu bir çalışmanın sonucudur.

Din bir eğitim ve öğretim müessesesidir. İnanç, ibadet ve ahlak eğitimi dinin temel eğitim alanlarıdır. Dinin kaynağı ilâhî olduğu için bunu olduğu gibi korumak din adamlarının en önemli görevidir. Fıtrata, yaratılışa müdahale nasıl hayata zarar verirse, dine müdahale de aynı şekilde dine zarar verir. Dini anlamada metot dinin asliyetini korumaya yöneliktir. Dini eğitimde metot ise dinin doğru anlaşılması ve değişen dünya ve hayat şartlarına göre doğru yorumlama ve uygulamaya yöneliktir.


Bediüzzaman’ın arzuladığı “Doğru İslamiyeti ve İslamiyete layık doğruluğu gösterebilmek” iyi bir eğitim ve doğru bir metot ile olur. Kur’anın hayata ve insanlığa bakışı tamamen objektiftir.

İnsana birey olarak bakar.

Bireyin hakkını her şeyin üstünde görür.

İnsanları inanç açısından değerlendirir.

Suçu işleyene nispet eder.

Din öğretimi “kalıplaşmış bilgileri öğrenciye ezberletme” ile sınırlandırılamayacak kadar geniş, kainatın tümüne kök salmış olan hakikatlerin anlatımıdır. İnsanın kainat ve yaratıcı ile bağ kurmasıdır. İşte Bediüzzaman dine bu açıdan bakarak “İMAN” temeli üzerine yeni bir paradigma, yeni bir açılım başlatmıştır.

Madem ki din, yaratıcı ile yaratılan varlıklar arasında iletişimi sağlamaktadır. Öyle ise Allah’ın iradesinin kainatın yaratılmasında ve insanın dünyaya gönderilmesinde hangi amaca yöneldiğini iyi tespit ederek yola çıkmak gerekir. Bu tespiti en iyi şekilde yapan Bediüzzaman’dır. Öyle işe “Risale-i Nur” eserlerini okuyarak başlamak gerekir. Bu temelden yola çıkıldığı taktirde “Din Eğitimi Metodunu” da tespit etmek daha kolay olacaktır.

Din iman demektir. İman ise insanın sorularına cevap bulması ile oluşur. İmanın temelinde bilgi vardır. Bilgi, kesinliği olan ve gerçeğe uygun olan malumattır. Gerçekliği olmayan malumata bilgi denmez. İman ise gerçek bilgilerin akıl ve kalbin tasdikinden ortaya çıkan kesin kanaattir. Buna şüphe giremez. Şüphe imanı giderir. Bunun için dinin amacı insandaki şüpheleri gidermek ve aklın sorularına ilme ve gerçeğe uygun cevaplar vermektir.

İnsanın en çok merakını çeken sualler:

Ben niçin yaratıldım?

Kainat kim tarafından ve niçin yaratılmıştır?

Allah niçin görülmez?

Allah nasıl bir varlıktır, kainatı nasıl idare etmektedir?

Allah kötülüğü niçin yaratmaktadır?

Öldükten sonra yeni bir hayat var mıdır?

Nasıl ve ne için diriltileceğiz?

Allah’ın ibadete ne ihtiyacı vardır, ki ibadeti emrediyor?

Kutsal dinler ve kitaplar neden farklıdır?

Batıl inançlar nasıl oluştu?

Bu ve buna benzer suallere mantıklı cevaplar verilmelidir ki iman insan kalbine yerleşsin. Bu suallere aklı ve kalbi ikna edecek cevapları veremeyen din elbette hak din olamaz. Zaten dinin amacı bu gibi suallere cevap vererek insanı huzura erdirmektir.

Din derslerinde inanç konularına ağırlık verilmelidir. İnsan inandığı için eyleme geçer. Bundan dolayı iman eksikliği amel ve ibadet eksikliğini netice verir. İnanırsanız ibadet edersiniz. Yoksa ibadetin mantığı olmaz. İnsan inanmıyorsa niçin uykusunu terk ederek namaz kılacak, niçin aç kalarak oruç tutacak, niçin malından zekat verecektir?

Dini öğreten muallimlerin de dikkat edeceği şeyler vardır. Bunları şöyle sıralayabiliriz:

Ezber eğitimden kaçınmalıdır. Aklı ikna ve kalbi teslim alacak şekilde inancı ve ibadeti anlatmalıdırlar. Yoksa öğrenmelidirler. Din bu konularda aciz değildir.

Bilgisini akıl ve teknik ile bütünleştirmeli, din ile fenni telif edebilmeli, inancın aklı ile izah edebilmelidir.

Öğrencilerin suallerine cevap vererek şüphelerini giderebilmelidir.

Ancak bu şekilde iman temeline dayalı bir “Din Eğitimi” fayda sağlayabilir. Sahih ve sağlam bir “İman Eğitimine” dayanmayan “Din Eğitimi” faydasızdır.


Etiketler:  Din Eğitimi ve Metot Usul Dinin doğru anlaşılması Din Eğitimi Metodu
 
< Önceki   Sonraki >