Skip to content
Site Tools
Narrow screen resolution Wide screen resolution Auto adjust screen size Increase font size Decrease font size Default font size default color blue color green color
Konumunuz: Ana Sayfa arrow Yazılarım arrow Din arrow DİNDE METOT
Advertisement
DİNDE METOT PDF Yazdır E-posta
Cuma, 01 Şubat 2008
M. Ali KAYA
Peygamberimiz (sav) buyurdular: “Allah kime hayır dilerse onu dinde anlayış ve ilim sahibi yapar. Bir din âlimi bin abiden daha değerlidir. Her şeyin bir direği vardır. Dinin direği de ilimdir.” Dinin amacı insanlara hak ve hakikati göstermek ve hakikati anlamaları ve gerçeği görmeleri için nur ve ışık olmaktır. Hakikati görmek ve doğruyu anlamak için aklın ölçüye ihtiyacı vardır. Olaylara felsefî açıdan bakmak veya siyasi olarak bakmak veyahut menfaat açısından bakmak insana doğru ve hakikati göstermez. Bu konudaki doğru ölçü “Din ve iman” açısından bakmaktır. Ölçü Kur’ân, iman ve dindir.
İnsanların ellerinde sağlam ölçüler olmazsa hak ve hakikati bilemez. Bunun için insanlar beynelmilel ölçüler kabul etmişlerdir. Uzunluğun ölçüsü metre, ağırlığın ölçüsü gramdır. Bu ölçüler kabul edildikten sonra haklar korunmuş ve adalet sağlanmıştır. Herkesin kendisine özgü bir ölçüsü olsa o zaman haksızlıklar artar ve zulüm yaygın hale gelirdi.
Din Allah tarafından gönderilen hakikatin ölçüsüdür. Bu ölçüye vurulduğu zaman gerçek ile gerçek olmayan ortaya çıkar. Yalanın çirkinliği doğrunun ortaya çıkması iledir. Doğru olmazsa yalan ve yanlış elbette bilinemez. Her şeyden önce insana gerekli olan imana dair doğru bilgileri edinmektir. Doğru bir inanca sahip olunmadan doğruları anlayabilmek mümkün değildir. Sonra ibadete ve muamelâta ait bilgiler gelir. Fıkıh dediğimiz bilgileri öğrenmek farz olunca imana ait bilgileri öğrenmek farzdan önce farzdır.
İmam-ı Muhammed “Bir kimsenin şiir ve nahiv ile şöhret bulması lâyık değildir. Çünkü şiirin sonu dilenmeye, nahvin ve dil biliminin sonu çocuk okutmaya varır. Hesapla şöhret bulması gerekmez. Zira bunun sonu yer ölçümüne varır. Tefsir ile şöhret bulması da sonunda vaizlik ve hikâyeciliğe varır. Kişiye gerçekte gerekli olan helal ve haramı bilmesidir” demiştir. Bu sözlerin söylendiği zaman imanda sıkıtı yoktu. Bu zamanda ise iman ve inançlar sarsılmış, doğru inancı bulmak zorlaşmış. Bir insana lâzım olan en değerli şey sahih bir imandır. Kurtuluş ancak iman iledir.
Yüce Allah imana ve doğru düşünceye “Hikmet” demiştir. Kur’an buyurur: “Allah kime hikmet vermişse ona pek çok hayır verilmiş demektir” (Bakara, 2:269) Bu ise her şeyden önce “İman ilmidir.” Zübeyir Gündüzalp “İlimlerin şahı ve padişahı iman ilmidir” demiştir. Hz. Ali (ra) “Fazilet, ancak ehl-i ilme hastır. Çünkü onlar doğru yoldadırlar ve hakikati arayan insanlara gerçekleri gösterirler. Herkesin değeri başarısına göredir. Cahiller ehl-i ilme düşmandır. İnsana yakışan ilmi elde etmeye çalışmaktır. İnsanlar ölüdürler diri olanlar ancak ilim ehli olanlardır” demiştir. (İbn-i Abidin, 1:35)
Bir insanın imana, ibadete, muamelata ve ahlaka ait bilgileri kazanmaya çalışması farzdır. Bununla insan haram ve şüpheli şeylerden korunmuş olur. Helâlı ve haramı öğrenmek farzdır. Yine ihlâs ilmini öğrenmesi farzdır. Çünkü riya ameli şirke çevirir; sevabı günaha dönüştürür. Haset ve ucup da ateşin odunu yediği gibi amellerin sevabını yer bitirir. İnsanı küfre götüren ve imandan mahrum bırakan hususları da öğrenmesi farzdır. İnsanı küfre götüren sözleri söyleyen ve imandan mahrum bırakan düşünce ve fikirlere kapılmak insanı imandan mahrum eder. İmandan mahrumiyet ise insanı ebedi saadetten mahrum eder. Küfre mucip sözler de insanın küfre düşmesine sebeptir. Bunun için insan daima imanı yenilemeye ve imanını güçlendirmeye muhtaçtır.” (İbn-i Abidin, 1:41)
Fıkhı öğrenmek farzdır. Fıkh-ı Ekber ise iman ve itikada ait bilgilerdir. Bunun için İmam-ı Azamın en meşhur eseri “Fıkh-ı Ekber” itikada ve imana ait hususları içine almaktadır. Peygamberimiz (sav) de “İmanınız ‘Lâ ilâhe İllallah’ ile yenileyin” buyurmuşlardır. Burada peygamberimizin (sav) kastı “Lâ ilâhe İllallah’ın” manası ile kalbinizi ve aklınızı, lisanen tekrarı ile dilinizi ve kâinattaki delilleri araştırmakla da ilminizi artırarak imanınızı yenileyiniz buyurmaktadır.
 

Etiketler:  Dinde Metot Din Ölçü Kuran Hadis Hikmet İman İlmi Fıkıh Fıkh-ı Ekber
 
< Önceki   Sonraki >
DIN
KURAN
HADIS
İMAN İLMI
HIKMET
FıKıH
FıKH-ı EKBER