Skip to content
Site Tools
Narrow screen resolution Wide screen resolution Auto adjust screen size Increase font size Decrease font size Default font size default color blue color green color
Konumunuz: Ana Sayfa arrow Yazılarım arrow Din arrow En Büyük İbadet: İman
Advertisement
En Büyük İbadet: İman PDF Yazdır E-posta
Cumartesi, 23 Ekim 2010

M. Ali KAYA
“Ey iman edenler! Allah’a ve Resulüne iman ediniz…”
(Nisa, 4:136) Yüce Allah’ın iman edenlere “İman edin” ferman etmesi, imanın bir defa “İnandım” demekle tamam olan bir ibadet olmadığını, devamlı olarak imanı yenileme ve imanı takviye etme ve imanı artırma gereğine işarettir.

“Ben cinleri ve insanları beni tanısınlar, bana iman ve ibadet etsinler diye yarattım” (Zariyat, 51:56) buyuran yüce Allah ibadetin öncelikli olarak imanla başlayacağını ifade etmiştir. Bediüzzaman Said Nursi hazretleri “Ayetü’l-Kübra” isimli risalenin başında bu ayeti izah ederken “İnsanın bu dünyaya gönderilmesinin hikmeti ve gayesi kâinatın yaratıcısını tanımak ve ona iman edip ibadet etmektir. Ve o insanın vazife-i fıtratı ve fariza-i zimmeti, marifetullah ve iman-ı billahtır. Ve iz’an ve yakîn ile vücudunu ve vahdetini tasdik etmektir” demektedir.

 Bir başka ayette yüce Allah tüm insanlığa hitap ederek “Ey insanlar! Sizi yaratan Rabbinize ibadet edin!” (Bakara, 2:21) Bu ayette insanların tümüne ibadet emredilmesinin anlamı kafire, münafığa ve mü’mine göre değişmektedir. Bu ayetteki “İbadet ediniz” emri, kafire “İman etmeye” münafığa ihlasla ibadet etmeye, mü’mine ise ibadete devam ve sebat etmeye emirdir. Mü’mine nazaran ibadetin arttırılmasına, kafire göre ibadetin şartı olan iman ve tevhidle iman etmeye, münafıklara göre ihlasa emirdir.

İbadet ikiye ayrılır. Biri müspet, diğeri menfidir. Emredileni yapmak, yani farzları ve vacipleri yapmaktır. Menfî olan ibadet ise Allah’ın yasakladığı şeylerden sakınmaktır. Bir haramı terk etmek vaciptir. Haramdan kaçınma niyeti ve takva namıyla ve günahtan kaçınma kastı ile yapılan ehemmiyetli bir âmâl-i salihadır.

“İman bir defa yapılan bir ibadet değil midir?” şeklinde bir suale islam bilginleri “İman ediniz” emrinin özünde “inancın korunması, devamlılığı, takviyesi ve inkişafı gibi manaları muhtevidir. Bunun için peygamberimiz (sav) “Lâ ilâhe illallah diyerek yenileyiniz” buyurarak imanın devamlı geliştirilmesi gereken bir ibadet olduğunu ifade etmiştir.

Kurân-ı Kerim bir başka ayetinde “Ey iman edenler! Allah’a, Resulüne ve resulüne indirdiğimiz kitaba ve daha önce indirdiğimiz kitaplara hakkıyla iman ediniz” (Nisa, 4:136) buyurarak imanda inkişafı tavsiye etmiştir.

İmanın inkişafı Allah’ın ayetlerinin okunması nispetindedir. Kişi Allah’ın ayetlerini gerek kelamından gerekse kudret kelimeleri olan kainat kitabından okudukça ve tefekkür ettikçe imanı inkişaf eder. Nitekim “Mü’minler o kimselerdir ki Allah’ı zikrettikleri zaman kalpleri korku ve haşyetle titrer. Allah’ın ayetleri okundukça imanları artar” (Enfal, 8:2) buyurur.

İlmihal kitaplarında “İman” ve “İbadet” gibi bölümlerin bulunması usul ve anlatımdaki kolaylık bakımındandır. Yoksa her ikisi de ibadettir. Son on sureye “Namaz Sureleri” denmesi başka sure ve ayetlerin namazda okunmayacağı anlamına gelmediği malumdur.

İmanın birinci alameti imanın dil ile ikrar edilerek kelime-i şahadetin açıkça söylenmesidir. Bu nedenle “İslamın şartlarından birincisidir.” İkinci alameti ise hakkı ve imanı müdafaa etmektir. Üçüncü alameti küfre ve kâfire düşmanlık etmektir. İman eden birinin en büyük düşmanı “Şeytan ve Nefis”tir. Sonra Allah’ın düşmanlarıdır.

Yüce Allah Kur’ân-ı Kerimde “Kim tağutu ret ve inkar edip Allah’a iman ederse sağlam kopmaz bir ipe yapışmıştır” (Bakara, 2:256) buyurarak imanın ancak şeytana ve Allah’ın düşmanlarına düşman olmakla sahih olacağını belirtir. Bu nedenle imanın alametlerinden birisi de küfre, kâfire ve şeytana düşman olmaktır.


Etiketler:  İman İbadet Ayetül Kübra İmanın Alameti İmanın Şartı Tağut Şeytan Küfür
 
< Önceki   Sonraki >
İMAN
TAğUT
ŞEYTAN
İMANıN ALAMETI
İBADET
KüFüR
AYETüL KüBRA

Asırların Rehberleri: Mücedditler

Hz. İsa ve Günümüz İsevileri

CİHAD

Din, Akıl ve İslam

CUMHURİYETİN MANEVİ TEMELLERİ