Skip to content
Site Tools
Narrow screen resolution Wide screen resolution Auto adjust screen size Increase font size Decrease font size Default font size default color blue color green color
Konumunuz: Ana Sayfa
Advertisement
Hükümdarları İslama Davet PDF Yazdır E-posta
Pazar, 04 Nisan 2010
M. Ali KAYA
Umman  Hükümdarının İslama Girmesi:
H. 8 sene Zilkade ayında peygamberimizin (sav) Huneyn’den ve Mekke’den Medine’ye dönmüştü. Mekke’nin fethini duyan çevre kabileler dalga dalga bölük bölük İslama koşmaya başlamışlardı. Ancak henüz kendilerine islam daveti ulşamayan hükümdarlar ve vilayetler vardı. Peygamberimiz (sav) bunlara da iman ve Kur’an nurunu ulşatırmak için yeniden davet mektupları göndermeye başladı. İlk olarak Amr b. Âs hazretlerini Umman hükümdarına bir mektup yazarak göndermekle işe başladı. Kendisine verdiği emktubu hükümdar Ceyfer’e ve kardeşi Abd’e vermek ve onlara İslamı anlatmaktı. Umman bağlık bahçelik bir bölge olup Basra körfezinin daraldığı yerde bulunan büyük bir şehirdi ve burada Ezdîler hâkimdi. Başka ırk ve kavimlerden olanlar da bulunuyordu. Amr b. Âs (ra) Umman’a geldi ve mektubu hükümdar ve kardeşine teslim etti. Mektubu açıp okuttular. Peygamberimiz (sav) onlara şöyle hitap ediyordu:
 


“Bismillahirrahmanirrahim! Allah'ın Resulü Muhammed b. Abdullah’tan Cülendâ’nın oğulları Cevfer ve Abd’e… Hidayete erenlere, doğru yolu tutanlara selam olsun! Bundan sonra derim ki; ben her ikinizi de İslam’a davet ediyorum. Müslüman olun ki selamete eresiniz. Ben hayatta olanları Allah'ın gelecek azabı ile korkutmak, kâfirler hakkında da Allah'ın hükümlerini tatbik etmek için Allah tarafından bütün insanlığa gönderilmiş olan Allah'ın Resulüyüm. Sizler şayet islamı kabul ederseniz hükümdarlığınız baki kalacaktır. Şayet imtina ederseniz, şüphe yok ki hükümdarlığınız elinizden çıkacak, süvarilerim topraklaınızı çiğneyecek, Allah'ın yardımı ile peygamberliğim sizin mülk ve saltanatınızı mağlup edecektir.” 

Ceyfer ve kardesi Abd bu mektubu okuyunca önce hayret ettiler. Sonra tereddüt ettiler. Daha sonra araştımaya karar verdiler. Gerek çevreden gelenlere gerekse Amr b. Âs’a (ra) akıllarına gelen her türlü bilgiyi sordular ve cân-ı gönülden Müslümanlığı kabul ettiler. Daha sonra da halkı islama davet ettiler. Onlar da hükümdarlarının yolunu takip ederek “sizin girdiğiniz dine biz de tereddüt etmeden gireriz” diyerek mülümanlığı kabul ettiler.
 
Bu duruma peygamberimiz (sav) çok sevindi. Haberi getiren ve elçiliği en güzel şekilde yapan Amr b. Âs’ı (ra) buranın idârî işlerini yapmak için görevlendirdi. Yanına da “Eshab-ı Suffe’den birkaç sahabeyi vererek onlara da muallimlik görevi verdi. Amr b. Âs (ra) zekât toplayarak fakirlere dağıtacak, kaza ve yargı işlerine bakacaktı. Mecusilerden de cizye alarak hazineye verecekti. Amr b. Âs (ra) peygamberimizin (sav) vefatına kadar bu görevler için Umman’da kaldı. 

Bahreyn Hükümdarının İslam’a Girmesi:
Peygamberimiz (sav) A’lâ b. Hadramî’ye de bir mektup vererek Bahreyn hükümdarı Münzir b. Sava’ya gönderdi. Ebu Hureyre (ra) da A’lâ b. Hadramî ile beraber Bahreyn’e gitti.

Bahreyn halkının bir kısmı Mecusi, bir kısmı Yahudi bir kısmı da Hırıstiyan’dı. A’lâ b. Hadramî (ra) Bahreyn hükümdarı Münzir b. Sâva’nın yanına giderek peygamberimizin (sav) mektubunu kendisine takdim etti.  Hükümdar mektubu açtı ve okuttu.

Peygamberimiz (sav) mektupta “Bismillahirrahmanirrahim! Hidayete uyanlara selam olsun. Ben seni İslâma davet ederim. Müslüman ol, selamet bul. Allah iki elinin altında bulunan hükümdarlığını yine sende bırakır. Şunu da bil ki, benim dinim develerin ve insanların ulşatığı her yere hâkim olacaktır!” diyordu. 

Münzir b. Sâvâ mektubu okuduktan sonra peygamberimizin sahabesi A’lâ b. Hadremi’ye (ra) çeşitli sorular sordu. Mecusilerin din adamı olan Sbuth’da bu konuşmalara şahit oldu ve onun da sorularına cevap verdi. Kur’ân-ı Kerimden ayetler okuyrak onların sorularına cevaplar verdi. Her ikisinin de akılları ikna oldu ve kalpleri tatmin oldu ve Müslümanlığı kabul ettiler. Böylece dünya saltaantı yanında uhrevi saltanatı da kazanmış oldular.  Bahreynde hükümdarın ve dini reisin Müslüman olduğunu gören halk onların da irşadıyla Müslümanlığı seçtiler.

Hükümdar Münzir daha sonra peygamberimize bir mektup gönderdi. Mektubunda Müslüman olduğunu, halkın bir kısmının da Müslüman olduğunu bildiriyor. Sonra da Müslüman olmayanlar, Yahudi ve Mecusilere nasıl davranması gerektiğini soruyordu.

Peygamberimiz (sav) ona cevabi bir mektup göndererek şöyle dedi:
“Bismillahirrahmanirrahîm! Muhammed Resulullah’dan Münzir b. Sâva’ya! Allah'ın selâmı üzerine olsun. Ben sana olan hidayet nimetiden dolayı kendisinden başka ilah bulunmayan Allah’a hamd ederim. Allah’tan başka ilah bulunmadığına ve Muhammed’in Allah'ın kulu ve elçisi olduğuna şahadet ederim. Mektubunu aldım ve içindekilerini dinledim.

Sana yüce Allah’ı ve Onun emir ve yasaklarına göre hareket etmeni hatırlatırım. Muhakkak ki nasihat eden kimse, onunla kendisi de nasihat almış, sevabından da istifade etmiş olur. Elçilerime itaat eden ve onların emirlerine uyan kimse de bana itaat etmiş sayılır.

Elçilerim seni bana övdüler ve hayırla yad ettiler. Senin kavmin hakkındaki şefaat ve iltimasını kabul ettim. Onlardan Müslüman olanları Müslüman oldukları şeye göre bırak. Günahkârların geçmişe ait suçlarını affet. Onları islamdan önce işledikleri suçlarından dolayı mesul tutma! Şunu iyi bil ki sen iyi davrandıkça seni işinden uzaklaştırmayız, bizim vekilimiz olarak orada kalırsın. Yahudilik ve Mecusiliğe devam etmek isteyenleri hür bırak ve onlardan cizye al. Allah'ın selamı ve rahmeti üzerine olsun!”

Peygamberimizin talimatı ve görevlendirmesi üzerine A’lâ b. Hadremî (ra) Bahreynde kaldı ve oranın halkından zekât ve Müslüman olmayanlardan da cizye almaya devam etti. 


Etiketler:  Umman Bahreyn Hükümdarları İslama Davet Mekke Medine Amr b. As Ebu Hureyre
 
< Önceki   Sonraki >
MEKKE
MEDINE
EBU HUREYRE
AMR B. AS