Skip to content
Site Tools
Narrow screen resolution Wide screen resolution Auto adjust screen size Increase font size Decrease font size Default font size default color blue color green color
Konumunuz: Ana Sayfa arrow Yazılarım arrow Din arrow Hz. Zübeyir b. Avvam (ra)
Advertisement
Hz. Zübeyir b. Avvam (ra) PDF Yazdır E-posta
Salı, 14 Şubat 2012

M. Ali KAYA
Hz. Zübeyir’in (ra) asıl adı, Zübeyir b. Avvam b. Huveylid b. Esed b Abdi’l-Uzza b. Kusayy b. Kilab b. Mürre b. Ka’b b. Lüeyy el-Kureyşî el-Esedî’dir. Hicretten sonra ilk doğan çocuk olan oğlu Abdullah’tan sonra “Ebu Abdillah” lakabıyla çağrılmaya başlandı. Peygamberimiz (sav) ona dostum ve havarim dedi. Halası Safiye binti Abdulmuttalibin oğludur. Aşere-i Mübeşşere’den olan Hz. Zübeyir (ra) Hz. Ömer’in (ra) “Şura” üyesi olarak seçtiği altı kişinin içinde yer aldı.

Hz. Zübeyir (ra) Hz. Ebubekir’in gayreti ile daha çocuk denecek 14 yaşında Müslüman olmuştu. İlk Müslüman olan beş kişiden birisidir. Babası Ficar savaşlarından birince ölmüştü; bu nedenle yetim olarak büyüdü. Hz. Ali, Hz. Talha ve Hz. Sa’d b. Ebi Vakkas (ra) ile aynı yaşlarda oldukları tarihçiler tarafından ifade edilmiştir.  Zübeyir’in (ra) annesi kendisini çok dövdüğü için amcası Nevfel onun velâyetini üslenmiştir. Müslüman olunca bu defa annesi ona işkence etmeye başladı. İslam’dan dönmesi için hasıra bağlayarak asıyor ve ateş yakarak dumanıyla işkence yapıyordu.

Hz. Zübeyir (ra) 615 yılında Habeşistan’a hicret etmek zorunda kaldı. Medine’ye hicret edince peygamberimiz (sav) onu Ensar’dan Seleme b. Selâme b. Vaks (ra) ile kardeş yaptı.  Bedir savaşında Müslümanların birkaç atlısı vardı, bunlardan birisi de Hz. Zübeyir’in Ya’sub adlı atıydı. O gün öldürülen müşrikleri arasında Kureyş’in aslanı olarak bilinen amcası Nevfel idi.  Oğlu Abdullah b. Zübeyir (ra) “Ahzap, yani Hendek günü ben ve Ömer b. Ebu Seleme çocuk olduğumuz için kadınların yanında bırakılmıştık. Babam Zübeyir’i Benî Kureyza’ya gidip geldiğini gördü. Peygamberimiz (sav) onu Benî Kureyza hakkında haber almak için göndermişti.

Bizanslılarla yapılan Yermük savaşında sahabeler Zübeyre hitaben “Yâ Zübeyir! Rumlara şiddetli hamleler yaparsan biz de seninle beraber savaşırız” dediler. Hz. Zübeyir (ra) şiddetli bir şekilde Bizans askerlerine daldı, sahabeler ve beraberindeki askerler de şiddetle saldırarak düşman ordusunu dağıttı. Ancak omuz kökünde ağır iki darbe yedi. Bedir Savaşında da bir darbe yemiş ve o darbe sonunda bir çukur oluşmuştu ki oğlu Urve “Ben çocukken oradaki çukura elimi sokar ve oynardım”  diyordu.

Mısır’ın fethine de katılan Hz. Zübeyir (ra) Hz. Ömer (ra) tarafından 10 bin kişilik bir kuvvetle Hz. Amr b. Âs’ın (ra) yardımına göndermişti. Mısır’ın o zamanki hükümet merkezi olan Heliopolis Hz. Zübeyir (ra) tarafından alınmıştır. 

Hz. Zübeyir (ra) Hz. Osman’a başkaldıran Mısırlıların Medine’de gerçekleştirdikleri isyan sırasında Hz. Osman’ı korumak üzere oğullarının göndermiş, ama şehit olmasına engel olamamıştır. Hz. Osman (ra) şehit edildikten sonra ashabın büyük bir çoğunluğu Hz. Ali’ye (ra) biat etmeyi düşünürlerken Hz. Zübeyir (ra) Hz. Talha ile beraber ilk biat edenlerden olmuştur. Bununla beraber Hz. Ali’ye gelerek “Biz sana neden biat ettik biliyor musun?” derler.   

Hz. Ali: “Evet; dinlemek ve itaat etmek üzere itaat ettiniz. Ebû Bekir, Ömer ve Osman'a hangi hususta beiat ettiyseniz onun üzerine biat etmediniz mi?” der. Onlar ise: “Hayır, biz sana işte ortak olmak üzere biatt ettik” derler. Hz. Ali (ra) onların bu isteklerini Hz. Ömer’in (ra) dediği gibi “Bir kında iki kılıç olmaz” diye reddeder. Bu defa Kureyş'ten rastladıkları bir cemaata Hz. Ali (ra) hakkında ileri geri konuşurlar. Bu dedikoduları duyan Hz. Ali, Abdullah b. Mesud’u çağırtarak onun görüşünü sorar. Abdullah b. Mesut (ra) “Görüyorum ki, valilik istiyorlar. Sen de Zübeyr’e Basra valiliğini, Talha’ya da Kûfe valiliğini ver” diyerek Hz. Ali'ye (ra) tavsiyede bulunur. Hz. Ali (ra) bunu şiddetle reddeder. Bilahare, Zübeyir’le Talha, Hz. Ali'ye (ra) gelerek umre yapmak üzere Mekke'ye gitmek için izin isterler. Hz. Ali asıl maksatlarını bildiği halde onlara izin verir. Bundan sonra Hz. Zübeyir (ra) ve Talha (ra) Hz. Ali’ye cephe alırlar. Cemel’de Hz. Ali (ra) Hz. Zübeyir (ra) ile görüşür ve peygamberimizin (sav bir hadisini hatırlatarak “Peygamberimiz (sav) ‘Ali ile senin aranda bir olay olacak ama sen haksızsın” buyurduğunu hatırlıyor musun?” deyince “Hatırladım. Ama ben bunu unuttum ve bundan sonra seninle asla savaşmayacağım” dedi ve Cemel’den ayrıldı. Medine yolunda Temim kabilesine ait bir subaşında Amr b. Cürmüz tarafından takip edilerek Vâdi’s-Sibâ denilen yerde şehit edildi.

Şehit edildiği zaman 70 yaşlarındaydı. Miras olarak geriye pek çok mal bırakmıştı. Medine’de geniş bir arazi, on bir ev, Basra’da iki ev, Kûfe’de bir ev ve Mısır’da bir ev bırakmıştı. Toplam mirası yaklaşık 52 milyon dirhemdi.  Sahabeler içinde fetva vermeye yetkili olan yirmi sahabeden birisi de Hz. Zübeyir’dir. (ra) İlk yediye girenler, Hz. Ali (ra) Hz. Ömer (ra) Abdullah b. Mesut (ra) Abdullah b. Ömer (ra) Abdullah b. Abbas (ra) Zeyd b. Sabit (ra) ve Hz. Aişe’dir.  (ra)

Hz. Zübeyr’in (ra) dört hanımı, on biri erkek olmak üzere yirmi çocuğu vardı. O çocuklarına hep şehit sahabelerin isimlerini vermekteydi. Çok gözü pek ve kahraman bir sahabeydi. Mekke’de daha çocuk yaşında peygamberimizin öldürüldü haberini duyar duymaz kılıcını çekip evinden koşarak çıktığı için “Allah için ilk defa kılıç çeken” olarak bilinmekteydi. Hicretten sonra da bütün savaşlarda peygamberimizin (sav) yanında savaşmıştır. Savaştaki başarılarından dolayı peygamberimizin duasını almış ve “Her peygamberin bir havarisi vardır. Bu ümmetin havarisi de Zübeyir’dir” iltifatına mazhar olmuştur.

Ehl-i Sünnet ve’l-Cemaat Sahabeler zamanındaki fitnelerden bahis açmayı men etmişlerdir. Çünkü Cemel vakasında Aşere-i Mübeşşere’den Zübeyir (ra) ve Talha (ra) ve Âişe-i Sıddıka (ra) bulunmuşlar ve bu savaşı içtihat neticesi yapmışlardır. “Her ne kadar Hz. Ali (ra) haklı, öteki taraf haksız olmakla beraber içtihat neticesi olduğu için affedilir” demişlerdir. Hem hata edenler daha sonra pişman olup tövbe etmişlerdir. Bu nedenle aralarındaki şeriatın emretmediği o hallerin üzerinde fazla durmak hatadır.


Etiketler:  Hz. Zübeyir b. Avvam Hz. Ali Hz. Aişe Hz. Ömer Hz. Talha b. Ubeydullah
 
< Önceki   Sonraki >
HZ. ALI
HZ. ÖMER
HZ. AIşE