Skip to content
Site Tools
Narrow screen resolution Wide screen resolution Auto adjust screen size Increase font size Decrease font size Default font size default color blue color green color
Konumunuz: Ana Sayfa arrow Yazılarım arrow Din arrow KALİTELİ BİR DİN EĞİTİMİ
Advertisement
KALİTELİ BİR DİN EĞİTİMİ PDF Yazdır E-posta
Salı, 08 Nisan 2008
M. Ali KAYA
Din insana değer verir. Yüce Allah peygamberleri insanlara hizmet etmek için göndermiştir. Peygamberler padişahlar gibi insanları kendilerine hizmet ettirme yoluna gitmemişler, Allah’ın kulları olan insanlara hizmet etmişlerdir. Peygamberlerin engin tevazularının hikmeti budur.

 
Kur’an bireyin hakkını tüm insanlar ile eşit görür. “Bir insanı öldürmek bütün insanları öldürmek gibidir. Bir insanı ihya etmek tüm insanları ihya etmek gibidir” buyurur. Bir insanı iman ile saadet-i ebediyeye ulaşmasına vesile olmayı tüm dünyanın nimetlerine sahip olmaktan daha üstün tutan bir hizmet anlayışıdır bu.


 
Dine hizmet aslında Allah’ın kulları olan insana hizmettir. İnsanın bilhassa uhrevi saadetine hizmettir. Dinin amacı uhrevi saadettir. Fani dünyada baki olan ahiret için sermaye kazanmaktır. Her iş ve ameli bu amaca hizmet edecek şekilde düzenlemektir. Dine hizmet de insanın ahiret saadetine hizmetten başka bir şey değildir.

Yüce Allah insanı muhatap almış, kitabını da peygamberini de insana göndermiştir. Kendisinden korkarak, rahmetini umarak peygamberine itaat eden hayırlı insanlar için cenneti, isyan ederek günah peşinde koşan insanlar için cehennemi yaratmıştır. Görüldüğü gibi her şeyi insan için yaratmıştır.

Dinin bir amacı da Allah’tan korkan ve günahtan kaçan “Muttaki/Takva Sahibi” insanlar yetiştirmektir. Bilginin amacı ferdi yaratıcı olan Allah’ı tanıyarak rızasını kazanacak amellere insanı yöneltmektir. Faydalı ilim kişiye Allah sevgisi ve korkusu doğuran ilimdir. Kişiyi günaha ve isyana sürükleyen her ilim insana zararlıdır. Bunun için peygamberimiz (sav) “Faydasız ilimden Allah’a sığınırım” buyurmuşlardır.

Kalite amaca hizmet ile gerçekleşir. İnsanı “Takva” mertebesine ulaştıran, Allah’ı ve ahreti tanıtarak insanı uhrevi saadete hazırlayan hizmetlerin tümü dine hizmettir. Kaliteli din hizmeti budur. Dünyaya ait çalışmalar da bu amaca götürürse dolayısıyla dine hizmet sayılır. Yoksa insanın dünyasına hizmet dine hizmet değildir.

İnsanı takvaya götüren her hizmet din hizmetidir. Uhrevi amaçla yapılan her hayırlı hizmet de din hizmetidir. Dinin amacına uygun olmadığı için dünyevi amaçlarla yapılan şeyler din hizmeti olmaz. Amacı dışına çıkan her şey kalitesizliğe mahkûmdur.

Dini hizmetlerin başında din eğitimi gelir. Dinin kendisi bir eğitim hizmetidir. “Din eğitimi akla ve ilme dayanmalıdır” sözünü çok işitiriz. Akıl Allah’ın insana verdiği anlama aletidir. İlim de Allah’ın yarattığı varlıkları tanıma ve üzerinde düşünme sonucu oluşan bilgidir. Din ise Allah’ın insanı ve varlığın yaratılış amacını öğreten ve insana vazifelerini hatırlatan ilâhi mesajlardır. Görüldüğü gibi din, ilim ve akılla asla çelişki içerisinde olamaz.

Din-İlim ve Aklın kesiştiği nokta Allah’ın varlığı ve birliğidir.
Her üçünün ilahi kaynaklı oluşudur. Din zaten akla ve ilme dayanır. Akıl da insana dini ve eşyayı anlamak için verilmiştir. Peygamberler insanların en akıllı ve zekileri olup, akıl ve zekâ onların sıfatıdır. Tüm dini bilgiler bize peygamberler aracılığı ile geldiği gibi, fenni bilimler ve insanların ihtiyacı olan sanat dalları da peygamberlerin bize mirasıdır.

O halde problem nedir?

Problem dini yanlış anlamak ve din düşmanlarının yanlış anlatmalarından başka bir şey değildir.
Aydınlarımızın da dini bilmemeleridir. Yani tamamen din konusunda cehalet içinde olmalarıdır. Dindar halkın bu konuda tereddüdü ve din-akıl ve ilim husussunda çelişkisi yoktur. Halkımız dinin akla uygun olduğunu zaten bilmektedir ve akılla bunun izahını da yapmaktadır. Alim ve bilgin olarak da dini bilen insanları görmektedir. Dini bilmeyen aydınların bu gibi sözlerine bakarak gülmekte ve onlara acımaktadırlar. Bunun için dindar halk inançtan yoksun, din konusunda cahil aydınlar ile barışık değillerdir.

Problemin çözümü dindar halkta değil, aydın ve bilgin geçinen idareci ve ilim adamlarındadır.
Onlar din ile mücadeleyi bırakıp anlamaya çalışırlar ise problem çözüme kavuşur, halkımız da onlar ile barışır.

Bunun yolu da okullarımızda ve camilerimizde verilen “Din Eğitiminden” geçer. Dini anlatan ve öğreten öğretmen ve vaizlerimizin çok eğitimli ve bilgili olmaları şarttır.

Öncelikle vaizlerimizin ve öğretmenlerimizin:
• İyi bir din eğitimi almış,
İnancını modern ilim ve akılla izah edebilen,
• Şekilcilikten uzak, muhteva ve öğretiye dayanan,
Okuyan, düşünen, anlayan, eleştiren ve kendini geliştiren,
• Halk ile aydınlar arasında diyalog kurarak arlarında birleştirici köprü vazifesini yapan değerli, güvenilir insanlar olmalıdırlar.

 

Etiketler:  Kaliteli Din Eğitimi Bireyin Hakkı Dinin Amacı Din İlim ve Akıl Din Eğitimi
 
< Önceki   Sonraki >