| Mısır Fatihi Amr b. As (ra) |
|
|
|
| Salı, 17 Ocak 2012 | |
|
M. Ali KAYA Cahiliye döneminde peygamberimize (sav) karşı Halid b. Velid (ra) ile mücadele edenlerin içinde yerlerini almışlardı. Öyle ki peygamberimiz (sav) onlara beddua edeceği zaman yüce Allah peygamberimizi (sav) ikaz etti ve “ Ey Habibim, senin elinde bir şey yoktur. Onlar her ne kadar zalim olup sana zulüm de etseler sabretmeli ve dayanmalısın. Ya onlar tövbe ederler Allah da onların tövbesini kabul eder, dilerse de onlara azap eder. Yerde ve göklerde ne varsa hepsi Allah’ındır. Allah rahimdir, gafurdur dilediğine azap eder, dilediğini de mağfiret eder” (Âl-i İmran, 3128-129) buyurdu. Peygamberimiz (sav) de onlara beddua etmekten vazgeçti ve onların durumlarını Allah’a havale etti. Hudeybiye anlaşmasından sonra Amr b. Âs (ra) yiğit bir İslam komutanı ve mücadeleci mükemmel bir siyasetçi olacaktı. Tüm insanlar ona teveccüh edecek siyasi dehası ile yanında yer aldığı liderlerin galibiyetini sağlayacak ve tarihin akışını değiştirecek kararlara imza atacaktı. Daha sonra Mısır’ı fethedecek ve Mısır halkının İslam ile şereflenmesine sebep olacaktır. Hudeybiye anlaşmasından sonra Habeşistan’a dostu Necaşi’nin yanına giden Amr b. Âs (ra) Necaşi’nin ikazı ve irşadı ile Medine’ye giderek peygamberimize biat ederek iman etmeye ve hizmetine girmeye karar vermiştir. Medine’ye giderken yolda Halid b. Velid’e (ra) rast gelir o da durumdan şikâyet eder. “Ne olacak bu işin sonu?” der. Amr b. Âs (ra) onu ikna eder ve “gidelim hizmetine girelim” der. Peygamberimiz (sav) “Mekke ciğerparelerini size attı” buyurarak onların Müslüman olacaklarını haber vermişti. Onlar peygamberimizin (sav) yanına geldiler ve pişmanlıklarını ifade ettiler ve af dilediler. Peygamberimiz (sav) şefkatle onlara yaklaştı ve “İslam öncekileri affeder ve sorumlu saymaz” buyurdular. Amr b. Âs’ın (ra) İslam ile şereflenmesi Mekke fethinden öncedir. Müslüman olduktan sonra bir gün “Ya Resulallah! Ömrüm hep İslam aleyhinde geçti. Bundan sonra İslam’a girmem belli olması lazım” dedi. Peygamberimiz (sav) “Yakında belli olur” buyurdular. Bir müddet sonra “Ya Amr! Silahını kuşan ve atını eğerle” ferman ettiler. Sonra “Ya Amr! Seni bir askeri birlikle bir yere göndermek isterim ve senin için zenginlik dilerim” buyurdu. Amr “Yâ Resulallah! Ben mal için değil, sizin için ve Allah için Müslüman oldum, cihada gitmek ve Allah’ın rızasını kazanmak isterim” dedi. Peygamberimiz (sav) “Ey Amr! Salih mal salih bir insan için ne güzeldir” buyurdular. Sonra “Yanına 300 kişiyi al ve Beliyy kabilesi üzerine git” ferman ettiler. Amr b. Âs (ra) Zatüs’Selâsil mevkiine gelince Beliyy kabilesinin diğer kabilelerle ittifak ederek büyük bir hazırlık içinde olduklarını gördü. Peygamberimizden (sav) yardım talep etti. Peygamberimiz (sav) Ebu Ubeyde b. Cerrah komutasında içlerinde Hz. Ebubekir ve Ömer’in de (ra) bulunduğu 200 kişilik bir kuvvet daha gönderdi. Hz. Amr b. Âs (ra) 500 kişi ile Beliy yurtlarını bastı. Askerlerini dağıttı ve mallarını ganimet olarak aldı ve Medine’ye döndü. Bu zaferden çok mutlu olan Amr (ra) peygamberin yanında mevkiinin Hz. Ömer ve Hz. Ebubekirden (ra) daha üstün olduğu vehmine kapıldı ve peygamberimize (sav) sordu “Yâ Resulallah halkın içinde en çok kimi seviyorsun?” diye sordu. Peygamberimiz (sav) “Aişe’dir” buyurdu. “Sonra” dedi. “Aişe’nin babası” buyurdu. Ondan sonra kimdir” diyince “Ömer” buyurdular. Amr b. Âs (ra) mahçup oldu ve “herhalde bana hiç sıra gelmeyecek” diye sormayı bıraktı. Amr b. Âs (ra) Müslüman olduktan sonra aklını, dehasını, becerisini ve cesaretini İslam’ın hizmetine verdi. Ömrü hep savaş meydanlarında ve milletin hizmetinde geçti. Mekke fethine iştirak etti, Huneyn’de bulundu. Suva ve Huzeyl kabilelerinin putlarını parçaladı. Peygamberimiz (sav) onu Umman hükümdarına elçi olarak gönderdi. Umman halkı Müslüman oldu ve peygamberimiz (sav) onu Umman valisi yaptı. Peygamberimizin (sav) vefatına kadar bu görevde kaldı. Peygamberimizin (sav) vefatından sonra Hz. Ebubekir (ra) onu Filistin bölgesine gönderdi. Ecnadin ve Yermuk savaşlarına katıldı. Hz. Ömer’in hilafetinde Filistin bölgesini tamamen hâkimiyetine aldı. Kudüs’ü kuşattı ve teslim aldı; ancak Hz. Ömer’i davet etti ve şehri ona teslim etti. Filistin ve Suriye’den kaçan Bizans askerleri ve komutanlar Mısır’a kaçmış ve orada toplamışlardı. Durumu Hz. Ömer’e anlattı. Hz. Ömer (ra) onu Mısır’ı fethetmek üzere görevlendirdi. Amr b. Âs (ra) 4.000 kişilik bir kuvvetle sınır kasabası olan Ferema’yı ele geçirdi. Sonra Hz. Ömer’den (ra) yardım istedi. Hz. Ömer (ra) 5.000 kişilik bir kuvvetle Zübeyir b. Avvam’ı (ra) yardımına gönderdi. Aynişems mevkiinde Bizans ordusunu imha etti. İskenderiye üzerine yürüdü ve orayı da ele geçirerek Mısır’a dayandı. Kısa zamanda Mısır’ı ele geçirerek “Mısır Fatihi” unvanını aldı. Çok iyi bir komutan ve çok iyi bir yönetici idi. Hz. Ömer (ra) onun için “Amr’a liderlik ne güzel yakışıyor” demişti. Hz. Ömer (ra) onu Filistin ve Ürdün valisi olarak atar. Daha sonra Mısır’ı fethedince Mısıra vali olarak atamasını yapar. Son derece atılgan ve cesurdu. Bazı zaman siyasi dehasını kullanır, ileri atılmaz, işleri geriden idare ederdi, bazıları onun bu hareketini korkaklık olarak yorumlardı ama buna önem vermezdi. Daha sonra işler Amr’ın istediği şekilde gelişir ve Amr öne çıkardı. Hz. Ömer (ra) onun bu dehasını bildiği için Bizans sınırlarına onu vali olarak göndermiş ve Mısır’ın fethine görevlendirmişti. Hz. Ömer (ra) onu Suriye’ye gönderdiği zaman Kayser’in Suriye ordularının başında Bizanslıların yenilmez dahi olarak gördükleri komutan Artabon vardı. Hz. Ömer’e (ra) bu husus hatırlatıldığı zaman “Biz Bizans’ın Artabon’una mukabil Arapların Artabon’unu gönderdik” diye cevap vermiştir. Gerçekten de savaş dâhisi Amr b. Âs (ra) Artabon’un ordusunu perişan etti ve Mısır’a kaçmasını sağladı. Arkasından Mısır’a giden Amr böylece Mısır’ı da ele geçirdi. Şöyle ki, Babilyon kalesi komutanı Amr b. Âs’ı (ra) konuşmaya davet etti. Kaleden ayrılırken öldürülmesi için emir vermişti. Amr b. Âs (ra) tedbiri elden bırakmazdı ve etrafı kolaçan ederek davranışları okuma konusunda mahirdi. Görüşme ve konuşmadan sonra ayrılıp giderken kuşku duydu ve “bir konuyu müzakere etmeyi unuttum” diye geri döndü. Hiçbir şeyden şüphelenmemiş gibi gayet sakin, ağırbaşlı ve kendinden emin bir şekilde “Size önemli bir hususu açıklamayı unutmuştum, yolda hatırıma geldi. Benim yanımda peygamberin (asv) ashabından çok değerli kimseler vardır. Mü’minlerin emiri onlara danışmadan iş yapmaz ve hiçbir önemli savaşı onları göndermeden yaptırmaz. Sizin bize söylediklerinizi onların da sizden işitmelerini istiyorum. Bu nedenle yarın onları da yanıma alıp size gelmek istiyorum” dedi. Kurnaz komutan bu söze çok sevindi. Amr ile beraber diğerlerini de öldürme emeline kapıldı ve öldürme emrini geri aldı. Hz. Amr b. Âs (ra) güvenle kaleden ayrılırken gülümsedi. Ertesi gün ordusunun başında düşmana kıl Mısır’ı fethedince Hz. Ömer (ra) onu Mısır valisi olarak atadı. Amr b. Âs (ra) Mısır’da idari v eiktisadi pek çok yeniliğe imza attı. Fustat şehrini kurdu. Kendi adıyla anılan Amr Camiini yaptırdı ve ilk olarak bu camiye bir minare yaptırdı. Böylece “Minare” geleneğini başlatmış oldu. Firavun’un yaptırdığı kanalı yeniden açtırarak Nil nehrini Kızıldenize bağladı. Bu kanalla Hicaz’a 20 gemi yükü erzak gönderdi. Hz. Osman (ra) zamanında Mısır valiliğinden alınarak Medine’ye getirildi. Sıffın savaşında Mısır’a vali olma şartıyla Hz. Muaviye’nin (ra) yanında yer alarak Muaviye’nin (ra) halife olması için yardımcı oldu ve siyasi dehası ile ve hile yoluyla başardı. Hakem olayında Ebu Musa’yı (ra) aldatarak istediğini elde etti. Muaviye (ra) onu tekrar Mısır valisi olarak atadı. Hicretin 43. M. 658 yılında Mısır Valisi iken hastalandı öleceğini anlayınca devamlı olarak tövbe ve istiğfar ediyor Allah’a şöyle yalvarıyordu: “Allah’ım! Gençliğimde küfrün karanlığı içindeydim. Peygambere Allah’ın Resulüne çok sıkıntı verdim. O zaman ölmüş olsaydım cehenneme gireceğim kesindi. Sonra Müslüman oldum ve insanlardan Resulullah kadar sevdiğim hiçbir kimse yoktu. Saygımdan ona bakamıyor ve sevgimden içim içime sığmıyordu. Bu durumda ölmüş olsaydım cennete gireceğim kesindi. Daha sonra başıma pek çok olaylar geldi. Lehime mi aleyhime mi olacağını bilmediğim pek çok iş yaptım. Allah’ım! Tertemiz değilim ki özür dileyeyim, aziz eğilim ki üstün geleyim, şayet rahmetinle beni karşılamazsan mahvolurum” diye yalvarıyordu. Son nefesini tövbe ederek ve “Lâ ilâhe illallah!” diyerek vermiştir. Peygamberimizden (sav) 40 küsür hadis rivayet eden Amr b. Âs’ın (ra) pek çok fetihler yapmış ve Mısır ülkesini İslam’a hediye etmesi yanında Mısır’da yaptırdığı Amr b. Âs camisi o günden bu güne Müslümanların camisi olarak hizmet etmektedir. Allah şefaatine nail etsin. Amin! Etiketler: Mısır Fatihi Amr b. As Hz. Ömer Mekke Halid b. Velid Habeşistan Medine Kudüs |
| < Önceki | Sonraki > |
|---|