|
M. Ali KAYA
Peygamberimiz (sav) insanlığa bir dava ile geldi. Bu dava iman davasıdır. Yüce Allah bizleri peygamberimizin davasına destek olmaya çağırmaktadır. “Ey iman edenler! Sizler Allah’a yardım ederseniz Allah da size yardım eder ve ayaklarınızı kaydırmaz” (Muhammed, 47:7) buyurarak bir mü’minin ayaklarının kaymaması, yanlışa düşmemesi için Allah’ın dinine ve peygamberimizin davasına yardım etmesi gerektiğini belirtmektedir.
Peygamberlerin en önemi özellikleri ve görevleri Allah’ın dinine hizmet etmeleridir. Allah’ın dini ise “Tevhit” hakikatini insanlara duyurmaktır. Nitekim peygamberler birçok inananlar ile beraber Allah yolunda mücadele etmişler ve bu konuda gevşeklik ve zaaf göstermemişlerdir. Kendilerine isabet eden sıkıntılara sabır göstermişler ve Allah’ın sevgisini kazanmışlardır. (Âl-i İmran, 3:146)
Bu konuda en fazla sıkıntı çeken peygamberimiz (sav) olmuştur. Kendisine pek çok vaatlerde bulunan ve korkutmaya çalışan Mekke müşriklerine “Allah’a yemin ederim ki, Tevhit davası uğruna, Allah’ın bana verdiği görevi yerine getirmek için onlarla savaşırım, ya Allah beni galip getirir veya bu uğruda başımı veririm” buyurarak büyük bir kararlılık göstermiştir.
Yüce Allah “iman davası için mücadele eden ve bu uğurda öldürülen mü’minlerin canlarını cennet mukabilinde satın aldığını” (Tövbe, 9:111) müjdelemiştir. Fani dünyanın insana kazandırdığı en büyük menfaat ebedi hayatı ve cenneti kazandırmaktır ki bu da en kolay bir şekilde iman davasına gönül vererek kazanılmaktadır.
Peygamberimiz (sav) bir savaştan dönmüştü. Âdeti üzere önce mescid-i nebevi’ye giderek iki rekât namaz kıldı. Sonra önce Hz. Fâtıma’ya uğradı. Hz. Fatıma (ra) peygamberimizi görünce boynuna sarıldı ve ağlamaya başladı. Peygamberimiz (sav) neden ağladığını sordu. Hz. Fatıma da “Görüyorum ki benzin solmuş ve elbiselerin yırtılmış, büyü bir sıkıntı ve zahmet çekmişsin” buyurdu. Bunun üzerine peygamberimiz (sav) “Ey Fâtıma! Ağlama, zira Cenab-ı Hak senin babanı öyle bir dava için görevlendirmiştir ki, yeryüzünde ne kadar ev varsa o dava yüzünden ya aziz olacaktır veya zelil olacaktır. O dava her eve girecektir” buyurdu.
Peygamberimiz (sav) iman davası için Mekke’de o derece sıkıntı çekmekteydi ki bu sıkıntı gündüzün üzerine yağmış olsaydı gece olurdu. Bu hususu peygamberimiz (sav) “Bu yolda gördüğüm eza ve cefa hiç kimsenin başına gelmemiştir. Bazen olurdu ki üzerinden otuz gün geçerdi de Bilal’in koltuğunda bir parça yiyecekten başka ne bende ne de Bilal’de bir şey bulunmuyordu” hadisi ile belirtmiştir.
Amr b. Âs (ra) peygamberimizin (sav) Kâbe’de namaz kılarken Ukbe b. Ebu Muat gelip boynuna eteğini sardı ve bütün gücü ile boğazını sıktı. Ebu Bekir (ra) geldi de Ukbe’nin kolundan tutarak onu peygamberimizin üzerinden kaldırdı. Sonra ona “Siz bir adamı ‘Rabbim Allah’tır’ dediği için mi öldürmek istiyorsunuz? Oysa o size Rabbinizden apaçık mucizelerle gelmiştir” diye onu tehdit etti.
Peygamberimizin (sav) Allah yolunda ve davası uğrunda çektiği sıkıntıları saymakla bitiremeyiz. Peygamberimizin sahabelerinin de bu uğurda çektikleri, açlığa, susuzluğa, zulüm ve eziyetlere katlanarak bu davayı bizlere kadar ulaştırmışlardır. Allah’ın yardımı onlar ile beraberdi ve önlerinde mucizelere mazhar peygamber vardı. Ama Allah yardımını çalışmaları ve gayret etmeleri, yılamamaları sayesinde kendilerine ulaşıyordu. Peygamberimiz (sav) “Allah bu ümmete zayıf olmaları, ihlâsları ve namaz kılmaları sayesinde yardım eder” buyurmuştu. Sahabeler bu hususa çok dikkat ediyorlardı. Yüce Allah da “Gevşemeyin, üzülmeyin, şayet gerçekten inanıyorsanız üstün olan sizler olacaksınız” (Âl-i İmran, 3: 139) buyurarak davalarında gevşeklik göstermedikleri ve inançlarını güçlendirdikleri ölçüde kendilerine yardım edeceğini belirtmiştir.
Yüce Allah mü’minlerin ihlâs ve samimiyetle Allah’ın dini ve iman davasına destek olmalarını, birbirlerine kenetlenerek Allah yolunda mücadele etmelerini istemektedir. “Allah kendi yolunda birbirlerine kenetlenerek saf halinde savaşanları sever” (Saf, 61:4) buyurur. Bunu yaptıkları zaman “Allah’ın yardımını ve yakın bir fethin” (Saf, 61:10) kendilerine verileceğini müjdeler.
Etiketler: Peygamberimizin İman Davası Dava İman Davası Peygamberimiz Tevhit Mücadele |