Skip to content
Site Tools
Narrow screen resolution Wide screen resolution Auto adjust screen size Increase font size Decrease font size Default font size default color blue color green color
Konumunuz: Ana Sayfa arrow Yazılarım arrow Din arrow Peygamberimizin Mukavkısa Mektubu
Advertisement
Peygamberimizin Mukavkısa Mektubu PDF Yazdır E-posta
Pazartesi, 22 Mart 2010
M. Ali KAYA
Peygamberimiz (sav) sahabelerden Hâtıp b. Ebî Beltâ’ya bir mektup vererek Mısır valisi Mukavkıs’a gönderdi. Hz. Hâtıp gece gündüz durmaksızın yol kat ederek İskenderiye’de bulunan Mukavkıs’a ulaştırdı. Vâli Mukavkıs mektubu saygı ile aldı ve kâtibine okuttu. Peygamberimiz (sav) mektubunda şöyle diyordu: “Bismillahirrahmanirrahîm! Allah’ın kulu ve Resulü Muhammed’den Kıptîlerin lideri Mukavkısa! Hidayet yoluna uyanlara selam olsun. Bundan sonra seni Allah'ın dini olan İslam’a davet ediyorum. Müslüman ol ki selamete eresin. Müslüman ol ki Allah senin ecrini ve mükafatını iki kat versin. Şayet bu davetimden yüz çevirirsen bütün Kıptî’lerin günahı senin boynuna olsun! Yüce Allah buyurur ki: “De ki: Ey Ehl-i Kitap olan Hırıstiyanlar ve Yahudiler! Sizinle bizim aramızda müşterek olan kelimeye gelin. Allah’tan başkasına ibadet etmeyelim. Ona hiçbir şeyi ortak koşmayalım. Allah’ı bırakıp birbirimizi rab edinmeyelim. Şayet onlar bundan yüz çevirirlerse siz deyin ki ‘Şahit olun! Biz Müslüman olup Allah’a teslim olanlardanız.”
 


Mektup okunup bitince Mukavkıs “Hayırlı olsun” dedi ve elçiye izzet ve ikramda bulundu. Sonra peygamberimizin (sav) mektubunu fil dişinden bir kutuya koyarak mühürledi ve gereken hürmeti gösterdi.  Bu resmî bir kabul meclisi olduğu için sesini çıkarmayan Mukavkıs divanı dağıttı ve peygamberimizin (sav) elçisini istirahat etmeye gönderdi.

Gece olunca peygamberimizin elçisi Hâtıp b. Beltâ’yı (ra) huzuruna çağırttı. Onunla uzun uzadıya konuştu. İmanını izhar etmediği halde peygamberimizin (sav) risaletini ve doğruluğunu ikrar ederek şöyle dedi: “Ben bir peygamberin geleceğini biliyordum. Ancak onun Şam’dan çıkacağını ümit ediyordum. Zira peygamberlerin çoğu bu bölgelerden çıkmıştır. Gerçi son peygamberin Arabistan’dan sertlik, darlık ve yoksulluk ülkesinden çıkacağını da okumuştum. Hz. İsa’dan günümüze 600 sene geçmiş bulunuyor. Yakınlarda bir peygamberin geleceğini tahmin ediyordum. Fakat ona uymak hususunda zorluğum vardır. Bu Kıptîler benim bu kararıma uymazlar. Ben bu saltanatı bırakmak da istemiyorum. Ancak şuna kesinlikle inanıyorum ki O’nun sahabeleri şu beldelere kısa zamanda hâkim olacaklardır” dedi.  

Böylece Mukavkıs peygamberimizin (sav) risaletini tasdik ettiği halde imanını izhar etmekten çekindi. Ancak peygamberimize hitaben bir mektup yazdı ve bazı kıymetli hediyeler yanında hediye olarak bir de Kıbtîlerden Mâriye ve Sirîn isimlerinde iki cariye gönderdi. Peygamberimizin (sav) elçisini yolcu eden Mukavkıs ayrıca “Sakın aramızdaki konuşmaları kimseye söyleme. Bilhassa bu Kıptîler işitmesinler” dedi.

Hz. Hâtıp b. Belta (ra) yolda gelirken cariyelere İslamiyet konusunda bilgiler verdi. Onlara iman hakikatlerini ve ibadetin inceliklerini, hikmetlerini, faziletlerini anlattı ve Kur’ândan bildiklerini anlattı. Peygamberimiz (sav) hakkında gerekli bilgileri ve onların peygamberimiz hakkında öğrenmek istediklerini anlattı. Onlar da cân-ı gönülden Müslüman oldular. Gelip durumu peygamberimize rapor etti. Cariyeleri ve hediyeleri takdim etti. Mukavkıs cariyeler dışında peygamberimize beyaz iki katır, bir merkep, bin miskal altın, yirmi kat Mısır işi ince elbise, billur bir kadeh, kokulu bal ve misk ile beraber güzel kokuları hediye olarak koymuştu. Peygamberimiz (sav) bütün bu hediyeleri kabul etti. Cariyelerden Hz. Mâriyetü’l- Kıptîyi kendisine nikahladı, kardesi Sirîn’i ise şair Hassan b. Sâbit’e nikahladı. 

Peygamberimiz (sav) Mukavkıs’ın mukabil mektubunu da sahabelere okuttu. Mukavkısın mektubu şu mealdeydi: “  Muhammed bin Abdullah'a, Kıbtilerin büyüğü Mukavkıs'tan. Sana selâm olsun Bundan sonra derim ki: Mektubunu aldım, okudum. Mektubunda zikrettiğin ve beni dâvet ettiğin şeyleri anladım. Gelecek bir peygamber daha olduğunu biliyordum. Ancak onun Şam'dan zuhur edeceğini tahmin ediyordum. Elçini ağırladım. Sana Kıbtîlerin yanında mevkiileri yüksek iki câriye ile elbiseler gönderdim. Binmen için de bir katır hediye ettim. Selâm olsun sana!”

Peygamberimiz (sav) mektubun okunup bitmesinden sonra şöyle buyurdular: “Ne bedbaht adam! Salatanatına kıyamadı. Fakat üzerinde titrediği salatanatı kendisine kalmayacaktır!”

Bu mektubun aslı “Topkapı Sarayı Müzesi Mukaddes Emanetler Bölümünde” korunmaktadır. Mektup H. 1267 senesinde Mısır’ın Ahmim beldesinde eski bir manastırda Kıptî kitapları arasında bulunmuş ve Sultan Abdülmecit Han tarafından satın alınarak İstanbul’a getirilmiştir. Mektupta peygamberimizin (sav) mührü bulunmaktadır. Yer yer de güve delikleri vardır. 
 


Etiketler:  Peygamberimizin Mektubu Mukavkısa Mektubu Hidayet Yahudiler Hırıstiyanlar Şam Mısır Kıptî
 
< Önceki   Sonraki >
YAHUDILER
HIDAYET
HıRıSTIYANLAR
MıSıR
ŞAM
PEYGAMBERIMIZIN MEKTUBU
MUKAVKıSA MEKTUBU