Skip to content
Site Tools
Narrow screen resolution Wide screen resolution Auto adjust screen size Increase font size Decrease font size Default font size default color blue color green color
Konumunuz: Ana Sayfa arrow Yazılarım arrow Edebiyat arrow Fıkralar ve Nükteler...
Advertisement
Fıkralar ve Nükteler... PDF Yazdır E-posta
Perşembe, 13 Ocak 2011

M. Ali KAYA

1. Bir fakir İskender’in önüne çıkar ve “Az bir şey olsun ihsanda bulunmaz mısınız?” diye bir şeyler ister. İskender: “Az vermek bana yakışmaz” diye cevap verir. Fakir ümitlenerek “O zaman siz de çok veriniz” der. İskender “Ona da sen layık değilsin” diye cevap verir.

**
2. Karadeniz’de bir köyle ayı dadanır. Köyden her çıkanı döverek geri çevirir. Kimse köyden dışarı çıkamaz olur. Köylülerden biri cesaret gösterisinde bulunur ve eşeğine binerek köyden çıkmak ister. Köyün çıkışında yine ayı karşısına çıkar ve adamı eşekten indirir ve önce eşeği dövmeye başlar. Sonra eşeği bırakır ve adama yönelir. Adam sorar “Neden önce eşeği dövdün?” Ayı “Şayet önce seni dövecek olsaydım eşek kaçardı” diye cevap verir.

**
3. Bir kedi ormanda gezerken ayağı kayar ve bir aslanın önüne düşer. Aslan tam pençeyi vuracakken kedi: “Dur ben senin dayınım. İnsanoğlu beni döverek bu hale getirdi” der. Aslan insana öfkelenir ve gel senin intikamını alayım der ve beraberce insanın yanına giderler.

Aslan insana “bu kediyi nasıl bu hale getirdin?” diyerek saldırmak ister. Adam der ki “Ben seni de yenebilirim ama sen bunu kabul etmezsin en iyisi ben iki şahit getireyim. O zamana kadar sen burada bekle!” der. Aslan “Peki olur!” der. Adam tam gideceği zaman geri döner ve aslana “Ben gelene kadar sen kaçarsın. En iyisi şu çuvala gir de orada bekle!” der. Aslan bunu kabul eder ve çuvala girer. Adam çuvalın ağzını bağlar ve eline bir sopa alır aslanı dövmeye başlar.

**
4. Temel Amerika’da bir sergiye davet edilir. Serginin girişinde bir papağan vardır ve herkesin karakterini okur. Temeli görünce “Aptal!” diye bağırır. Temel sergiyi gezer ve hoşuna gider. Çıkarken papağanı almak ister, tabii ki vermezler. Ancak Temel’e üç adet yumurta verirler ve bunlardan istediğini alırsın derler. Temel sevinçle yumurtaları alır ve Of’a döner.

Of’a gidince gördüklerini herkese anlatır. Merakla beklerler. Kuluçka dönemi sonunda bakarlar ki birinden karga, ikincisinden kırlangıç, üçüncü yumurtadan da serçe çıkar. Temel mahçup olur. Tekrar Amerika’ya döner. Aynı sergiye gider ve onu kapıda karşılayan papağan Temel’e yine “Aptal!” diye bağırır.

Temel kuşun kulağına eğilir ve usulca “Benim aptal olduğumu bir sen biliyorsun; ama senin orosbu olduğunu tüm Of’lular biliyor” der.

**
5. Temel İstanbul’a gelir ve arkadaşı Cemal’in misafiri olur. Cemalin bir mutfağı ve bir de yatak odası vardır. Yemekten sonra Temel’i mutfakta yatırırlar. Sonra da “Temel bak gece burada yatacaksın, aman gece dışarı çıkayım deme, dışarıya bu odadan çıkılır, burada da yengenle ben yatıyorum” der.

Gece yarısı Temel’in karnı ağrımaya başlar. Tuvalete çıkacak çıkamaz. Tencerelere bakar yemek var. Pencereden çıkacak, pencereler demirli. Mutfaktaki çiçek saksısını boşaltır ve içine eder. Sonra saksıya tekrar toprak doldurur ve yerine koyar. Sabah olunca da habersiz kaçar gider.

Aradan üç ay geçer. Bir gün aklına gelir arkadaşı Cemal’e telefon eder. “Arkadaş ne var ne yok, nasılsın?” diye sorar. Cemal: “Ula ne ettiğimin uşağı, sen nereye ne ettin bilemiyorum. Biz üç ev değiştirdik kokusu hala bitmedi” demiş.

**
6. Temel “Bilmece” yarışmasına katılır. Ne sordularsa bir türlü bilemez. Soruyu soranlar “Ula sen ne cahil birisin. Bir tek bilmeceyi bir cevaplayamadın?” derler. Temel’in canı çok sıkılır ve “O zaman ben de size bir bilmece soracağım siz bilin” der. Onlar “Sor bakalım” derler. Temel “Kırmızıdır, asılıdır, öteyi. Bilin bakalım bu nedir?” der. Onlar “Kanarya” derler. “Bilemediniz” der. “Serçe” derler. “Bilemediniz” der. “Papağan” derler “Bilemediniz” der.  Ne derlerse Temel “bilemediniz” diye cevap verir. O zaman derler ki “O zaman sen söyle biz de bilelim” derler.

Temel “Hamsidir daa..” diye cevap verir. Derler “Ula hamsi kırmızı olur mu?” derler. “Boyadım oni” der. “Ula hamsi asılı olur mu?” derler. “Astım oni” der. “Ula hamsi öter mi?” derler. Temel: “Ha uşak, o da bilmecenin şaşırtmacasıdır” diye cevap verir.

**
7.  Temel üç seneden beri birinci sınıfı geçememiştir. Bir gün öğretmeni Temel’i tahtaya kaldırır ve “Tahtaya en iyi bildiğin bir kelimeyi yaz, sonra oku, seni bir üst sınıfa geçireceğim” der. Temel sevinçle kalka ve tahtaya kocaman bir “AT” yazar. Öğretmen “Aferin sana Temel! Şimdi bunu oku bakalım” der. Temel bir adım geri çekilir ve tahtaya dönerek “Beygir” diye okur.

**
8. Vakfıkebir’in bir köyünde öğretmenin biri tahtaya bir harita asar. Türkiye’nin limanlarını güzelce göstererek anlatır. Sonra Cemal’i tahtaya kaldırır ve eline bir kibrit kutusu verir ve “Bak Cemal, bu bir gemi. Şimdi sen Hopa’dan başlayarak haritada gemi ile deniz üzerinden Türkiye’nin limanlarından bu gemiyi geçir” der.

Cemal eline kibrit kutusunu alır, tahta’ya geçer ve Hopa, Trabzon, Giresun, Sinop, Zonguldak” diye sayarak İstanbul boğazına gelir ve durur.  Öğretmen “Haydi oğlum devam et!” diyince Cemal: “Öğretmenim sığmayı…” diye cevap verir.

**
9. Arabistan’da bir trafik kazası olur. Olay yerine polisi çağırırlar. Polis gelmek istemez ve “Gitmeye gerek yok yabancı suçludur” der. “Kaza yapanların ikisi de yabancı” derler. Polis başını bile kaldırmadan “O zaman Pakistanlı suçludur” cevabını verir.

**
10. Bir gün Temel Dursun’a: “Ula Tursun, bir bakalım şapkamın altında ne var?” diye sorar. Dursun: “Şapkanın altında kim olacak sen varsın” diye cevap verir. Temel: “Bilemedin, kuş vardır da…” der.

**
11. Mütehayyir bir yolcu yolculuğu esnasında görür ki bir yerde şenlik, şamata ve oyunlar var. Diğer yerde sessizlik, vakar ve ciddiyet. Şenlik ve şamatayı tercih eder ve kapısında şenlik olan sarayın bahçesine girer bakar ki içeride işkence ve azap var.

Şaşkınlığından donakalır. Nihayet cesaret ederek sorar: Kapıda şenlik ve şamata vardı ne oldu?” Cevap verirler: “O bir reklam idi!...”

**
12. İki kör bir sofrada önlerine konan bir tabak dolmadan yemektedirler. Biri dayanamaz diğerine “Çifter çifter yemeyesin?” der. Diğer kör onun da kör olduğunu bildiği için sorar: “Sen nereden anladın benim çifter yediğimi?” Diğeri cevap verir: “Ben de çift çift yiyorum da…”


Etiketler:  Fıkra Nükte Temel Cemal İskender Karadeniz
 
< Önceki   Sonraki >