| Hz. Alinin Sözleri-2 |
|
|
|
| Çarşamba, 07 Aralık 2011 | |
|
2. Tamaha sarılan kendisini alçaltır. Sıkıntısını açıklayan zillete razı olur. Diline geleni konuşan kendisine ihanet etmiş olur. 3. Cimrilik ardır. Korkaklık noksanlıktır. Yoksulluk aklı dilsiz eder. Azınlık olan yöresinde gariptir. 4. Züht servettir. Takvâ kalkandır. Âcizlik âfettir. Sabır şecaattir. 5. İlim en değerli mirastır. 6. Güler yüz ve iyi davranış dostluğu kuvvetlendirir. 7. Yağ ile gören, etle konuşan, kemikle işiten, bir delikle nefes alan şu insana şu insana şaşarım. 8. İnsanlar içinde iyi ilişkiler içinde yaşayın. Ölürseniz size ağlarlar, yaşarsanız sizi severler. 9. İnsanların en âcizi kardeş kazanmada âcizlik gösterendir. Ondan daha acizi dostunu kaybedendir. 10. Yakın dostunu kaybeden uzaktakini yardım için yanında bulamaz. 11. Emeline koşan eceline kavuşur. 12. Yaptığı işi ağırdan alan sonunda onunla yürüyemez. 13. Âcize nefes aldırmak, mazluma yardım etmek büyük günahlara kefarettir. 14. Zâhitliğin en üstünü zühdünü gizlemektir. 15. İman dört esas üstünde durur: Sabır, yakîn, adalet ve cihad. Sabır; şevk, korku, zühd ve bekleyiş içinde olmaktır. Yakîn; akln basiretli olması, hikmeti incelikleriyle kavramak, ibretten öğüt almak, öncekilerin sünnetine uymaktır. Adalet; anlayış ve bilgide derinlik, lütuf, hükümde güzellik ve hilimde derinliktir. Cihad, dinin korunması için şarttır. 16. Müsrif değil, cömert ol. Ölçülü ver, cimri olma. 17. En değerli zenginlik, istekleri terk etmektir. 18. En büyük zenginlik akıl, en büyük yoksulluk ahmaklıktır. En korkunç şey kendini beğenmektir. En güzel kazanç güzel ahlaktır. En korkunç şey kendini beğenmektir. En güzel kazanç güzel ahlaktır. 19. Ahmakla arkadaş olma, o sana zarar verir. Cimri ile arkadaş olma, muhtaç olduğunda seni terk eder. Kötülerle arkadaş olma, menfaatine seni satar. Yalancı ile arkadaş olma, seni aldatır. 20. Ne mutlu ahireti anan, hesap günü için amel eden, eldekine kanaat eden ve Allah’tan hoşnut olan. 21. Mü’min buğz etmesi için başına kılıçla vursan bana buğz etmez. Münafık da dünyayı önüne sersem beni sevmez. Resulullah (sav) “Yâ Ali! Mü’min sana buğz etmez, münafık seni sevmez” buyurdular. 22. Seni kedere ve gama sürükleyen kötülük, Allah katında seni kibre iten iyilikten hayırlıdır. 23. İnsanın kıymeti himmeti nispetindedir. Doğruluğu insanlığı kadardır. Şecaati, kötülükten utandığı kadardır. İffeti de kıskançlığı kadardır. 24. Zafer ihtiyatlı davranmakla kazanılır. İhtiyat düşünüp taşınmakla mümkündür. Bu da sırrı gizlemekle mümkündür. Bu da sırrı gizlemekle mümkündür. 25. Aç kalınca asil insanın, doyunca aşağılık adamın saldırısından kendini koru. 26. İnsanların kalpleri ürkektir; kim onlara ısındırırsa ona alışırlar. 27. İkbâle ulaşmadıkça ayıbın gizli kalır. 28. Cömertlik istemeden vermektir. İstendikten sonra vermek utançtır; sadece günahtan kaçıştır. 29. Akıl gibi zenginlik, cehâlet gibi yoksulluk, edeb gibi miras, istişare gibi dayanak yoktur. 30. Zenginlik gurbette vatandır; fakirlik vatanda gurbettir. 31. Mal, şehvetlerin ve arzuların temelidir. 32. Seni sakındıran kimse, seni müjdeleyen gibidir. 33. Dil yırtıcıdır, bırakırsan seni parçalar. 34. Dostları kaybetmek gurbete düşmektir. 35. İhtiyacını gidermemek, onu ehli olmayandan istemekten yeğdir. 36. Akıl tamamlanınca konuşma azalır. 37. İmam ve önder olan kendini eğitmelidir. Bu dilden çok davranışta olmalıdır. Kendini eğiten kişi öğretmenden daha çok övgüye layıktır. 38. Bir iş hakkında hüküm vermede şüphe edersen öncesinden çok sonrasına göre itibar etmelidir. 39. Hikmeti nerede bulursan al. Zira hikmet münafığın kalbinden çıkıp mü’minin kalbine girmedikçe sakinleşmez. 40. Allah’tan gayrısından bir şey umma. Günahlarından başkasından korkma. Bilmediklerine bilmiyorum demekten çekinme. Bilmediğini öğrenmekten utanma. Sabırlı ol. Sabır imandan sonra cesette baş gibidir. Sabırsız imanda hayır yoktur. 41. İhtiyarın görüşü gencin cesaretinden iyidir. 42. İstiğfar mümkünken ümitsizliğe kapılana şaşarım. 43. İki eman vardı. Biri kaldırıldı. Bu Resulullah idi. İkincisi ise istiğfardır. Yüce Allah “Siz istiğfar ettikçe Allah size azap edecek değildir” (Enfal, 8:33) buyurdu. 44. Dinde fakih olan Allah’ın rahmetinden ümit kestirmez, lütfundan da ye’se düşürtmez. 45. Bilginin en basiti dilde durandır. En üstünü de azalarında ve işinde görünendir. 46. İlmi riâyet için öğrenin. Zira ilimi rivayet eden çoktur; ama ilme riayet eden azdır. 47. Bir orta yol üzereyiz. Geri kalan bize gelir kavuşur; ileri giden döner yine bize gelir. 48. Allah’ın emri ancak hırsızlık yapmayan, hile ile insanların hakkını yiyerek amelini zayi etmeyen, kendini bâtıla benzetmeyen ve tamaha kapılmayan kişilerce uygulanır ve ayakta kalmaya devam eder. 49. Hz. Ali (ra) dedi ki: “Beni bir dağ bile sevse musibete uğrar.” 50. Bir çağı salah kuşattığı zaman bir kimse kendisinde kötü fiil gözükmeyen birine su-i zan etse zulmetmiş olur. Bir çağ halkını da fesat kuşatırsa bir kimse biri hakkında hüsn-ü zanda bulunsa kendisini aldatmış olur. 51. Hz. Ali “Kendinizi nasıl buluyorsunuz?” diyenlere “Bekâsını yoklukta, sıhhatini hastalıkta bulan, güvendiği yerden musibete uğrayan birisini nasıl bulursanız öyle buluyorum” diye cevap verdi. 52. Dünya zehirli yılana benzer. Câhil ona meyleder, akıllı ondan kaçar. 53. Ne mutlu nefsini alçaltana, kazancını temizleyene, davranışını düzeltene, ahlâkını güzelleştirene, malının çoğunu infâk edene, dilini tutana, şerrini insandan uzalaştırana, sünnete sarılana ve bid’atlardan uzak durana… 54. Yaratanın büyüklüğüne inanman yaratıkları gözünde küçük düşürür. 55. İnsan kardeşini üç halde korumadıkça sadık dost olamaz. Düşkünlüğünde, yoksulluğunda ve ölümünde…
57. Namaz korkup arınmak isteyen herkesin kurbanıdır. Hac her zayıfın cihadıdır. Her şeyin bir zekatı vardır, bedenin zekatı da oruçtur. 58. Kadının cihadı kocasına itaati ve iyi geçinmesidir. 59. Sevinç aklın yarısıdır. 60. Dert ve keder ihtiyarlığın yarısıdır. 61. İktisat eden bereket bulur, yoksulluğa düşmez. 62. İnsanlar üç kısımdır. Biri kurtuluş için ilim öğrenir. Diğeri her seslenene bilmeden uyan ve her esintiye kapılıp giden kişidir. Ne ilimle aydınlanmışlardır, ne de sağlam bir desteğe bağlanmışlardır. Bir diğeri ise dünya malına değer verenlerdir. İlim maldan hayırlıdır. Malları hazineden saklayanlar helak olmuşlardır. Ulema ise zaman tükendikçe bakidir, izleri ve eserleri devamlıdır. 63. Yeryüzü Allah için delil olan ve O’nun için cihat eden birisinden hâli olmaz, boş kalmaz. İstere açık olsun ister gizli olsun. Ancak onların sayıları azdır. Allah katındaki dereceleri ise çok yüksektir. İlim onlara sunulur. Hakikatin basiretini kazanırlar. Yakîn nuru ile desteklenirler ve güçlenir. Ruhları yücelerdedir, bedenleri ise ehl-i dünya ile arkadaştır. İşte bunlar yeryüzündeki halifeleri ve dinin davetçileridir. Ah! Onları görmeyi ne kadar arzu ederdim. (Göğsünü göstererek) İşte burada derin ve pek geniş ilim vardır. keşke onu anlayıp yüklenecek biri olsaydı. Anlayan çıkıyor ama güvenilir değil… Dinini dünyaya alet edebilir. Allah’ın nimetleriyle kullarına karşı, delilleriyle dostlarına karşı üstünlük dava edebilir. 64. Kadrini bilmeyen kişi helak olur. 65. Amelsiz ahireti, uzun emeller peşinde koşup tövbeyi isteyenlerden olma. 66. Sızlanmak musibeti artırır. Sabır düşmanı oklara hedef eder. 67. Sonuç gecikse de sabreden zafere erer. 68. Bir topluluğun yaptığına râzı olan onlardan sayılır. Bâtıla yardım edenin de iki suçu vardır. Yapmak ve razı olmak. 69. Danışılmadan iş yapan helak olur; danışan onların akıllarına ortak olur. 70. Fakirlik en büyük ölümdür. 71. Kendini beğenmek ilerlemeye engeldir. 72. İnsanlar bilmedikleri şeye düşmandır. 73. Önderlik gönül zenginliği iledir. 74. Kötülük edeni iyilik yaparak yola getir. 75. Tamah müebbet köleliktir. 76. Yüce kişinin en iyi işlerinden biri bildiğini bilmemezlikten gelmesidir. 77. Haya elbisesine bürünenin ayıpları görünmez. 78. İman, kalple tasdik, dil ile ikrar, erkanı ile amel etmektir. 79. Akıllı her şeyi lâyık olduğu yere koyandır. 80. Bir grup Allah’a sevap için kulluk eder. Bunlar tüccarların ibadetidir. Bir grup ta Allah’tan korkarak ibadet eder. Bu da kölelerin ibadetidir. Bir grup da Allah’a şükür için ibadet eder. Bu ise hürlerin ibadetidir. 81. Cevap uzun olursa doğru gizli kalır. 82. Ey âdemoğlu! Kendi malından kendin tasarruf et. Vasiyetini de kendin icra et. 83. Öfke bir cinnet halidir. Hilim soy soptur. 84. İlminizi cehâlet, yakîninizi şüphe hâline getirmeyiniz. Öğrendiğinizle amel edin, yakîne erişince ayak direyin. 85. Hz. Ali’ye (ra) “Doğu ile batı arasındaki mesafe ne kadardır?” diye sordular. “Güneş için bir günlük yoldur” diye cevap verdi. 86. Mü’minlerin zanlarından sakının. Çünkü Allah hakkı onların dilleriyle kılmıştır. 87. Taşı nereden geldiyse oraya atın. Şer ancak şerle defedilir. 88. Kalemlerini düzelt, kalemin ucunu uzun yap, satırların arasını aç, harfleri birbirine yakın yaz; çünkü bu yazının güzelliği için en uygun yoldur. 89. Ben mü’minlerin önderiyim, mal da günahkarların önderidir. 90. Fakirliğe düşmenizden korkarım. Ondan Allah’a sığının. Çünkü fakirlik dini noksanlaştırır. Aklı şaşkınlığa düşürür, kin gütmeye sebeptir. 91. Şerle galip gelen mağlup olmuştur. 92. Allah yoksulların rızkını zenginlerin mallarında takdir etmiştir. Zengin onların hakkını verdikçe fakir aç kalmaz. Andolsun ki Allah onları bundan sorguya çekecektir. 93. Mü’minin sevinci yüzünde hüznü kalbindedir. Göğsü her şeyden geniştir, nefsi her şeyden alçaktır. Yücelikten nefret eder, şöhrete düşmandır. Gamı uzun, düşünmesi derindir. Sükûtu çoktur. Vakti yoktur ve hep doludur. Çok sabırlıdır. Çokça şükreder. İhtiyaç sahiplerini görünce ihtiyacını unutur. Geçinmesi kolaydır. Yumuşak huyludur. Kişiliği sert ve tavizsizdir. Bir köleden daha alçakgönüllüdür. 94. Fakirliğin iffeti ziynetidir. Zenginliğin ziyneti ise şükürdür. 95. Kişiyi hak ettiğinden çok övmek riyadır; layık olduğundan az övmek ise ya acizliktir veya hasettendir. 96. En şiddetli günah sahibine önemsiz gelendir. 97. Din ve dünya dört şeyle ayakta durur. İlmiyle amel eden âlim. Öğrenmekten çekinmeyen cahil, cimrilik yapmayan cömert, ahireti dünyaya satmayan fakir. Alim ilmini zayi ederse, cahil öğrenmekten kaçarsa, zengin iyilik yapmada cimri davranırsa, fakir de dünya için ahiretini satar. 98. Allah’ın nimeti kimin üstünde çoğalırsa insanların ona ihtiyacı artar. Kim kendisine verilende Allah için gerekeni yaparsa nimetin devam ve bekâsına sebep olur. Kim üzerine düşeni yapmazsa elindekini zevâle ve yokluğa itmiş olur. 99. Münkeri eliyle, diliyle ve kalbiyle reddeden kimse hayırları nefsinde toplamış olur. bunu yapmayan yaşayan ölüdür. 100. Hak ağırdır ve tatlıdır; bâtıl ise hafiftir ve helak edicidir. Hak ile savaşan helak olur. 101. İstiğfar nedir bilir misin? O illiyyîn derecesidir. O altı şeyle sabit olur. Geçmişine pişman olman, günahı ebedi terk etmeye azmetmen, mahlukun hakkını eda etmek, farzları asla terk etmemeye azmetmek, haram gıdadan katiyen kaçınmak, vücuduna itaat elemini tattırmak. 102. Bakışlar kişinin arzusunu yansıtır. 103. Hayır işleyin ve yaptığınız hayrı da önemsiz görmeyin. 104. Kim içini ıslah ederse, Allah onun dışını da ıslah eder. Din için çalışana Allah dünyasını da verir. İnsanlarla ilişkileri iyi olanın Allah ile ilişkisi de iyidir. 105. Allah’a isyan edilen gün bayramdır. Bayram da ancak affedilen içindir. 106. Heva ve şehvetleri aklınla öldür. 107. Beldelerin en hayırlısı içinde geçimini sağladığın beldedir. 108. Fıkhı olmadan ticaret yapan faize düşer. 109. İki muhteris doymaz. İlim isteyen ve dünyayı isteyen. 110. İman, sana fayda verecek yalana karşı sana zarar verecek doğruyu seçmen, yaptığından fazla söz etmemen, başkalarının sözleri hakkında da Allah’tan korkup sakınmaktır. 111. Tevhid, Allah’ı vehimle şekillendirip sınırlandırmamandır. Adl ise Allah’ı hikmet ve adaletin zıddıyla suçlamamandır. 112. Mü’min kardeşine karşı kibirlenmeye, kusur bulmaya, öfkelenmeye ve tenkide başlamışsa ondan ayrılmış demektir. Selam Hüdâ’ya tabi olanların üzerine olsun. |
| < Önceki | Sonraki > |
|---|