| SELAMA DURALIM! |
|
|
|
| Cumartesi, 29 Kasım 2008 | |
|
Dünya, hem mihnet, hem de sefa yeridir. Dünya ve insanın vasfından olmalı ki insan mihneti de sefayı da kendi üretir. Bir gariptir insan. Bazıları yarını unutur, hep bugünü yaşamaya çalışır. Düşünmez ki yarınlar, bugünün içinde gizlidir. Bir çekirdek misali bugün yarına gebedir. Bugünü dün doğurdu. İnsan, problemleri aklı ve zekasıyla çözer. Anı değerlendirmek ve yarını düşünmek aklın ve ilmin gereği. Dünya yolculuğuna çıkan insana çeşitli nimetler verilmiş ve bu nimetlerin nasıl ve nerede kullanılacağı veren tarafından bildirilmiş. Yolculuk hitamında da, verilen nimetlerin hesabı sorulacağı tembihinde bulunulmuş. İnsan bu yolculukta serbest bırakılmış. 7300 gün sonra hayat dağarcığını bir yoklamış, pek bir değişiklik olmadığını görmüş. (İyi her şey güzel işler yolunda) deyip yola devam etmiş.
Evlenmiş çocukları olmuş. Haram helal demeden, yarını hesaba katmadan yolluğunu kullanmış. 14600 gün sonra bakmış yolluğu azalır gibi olmuş. Çocukları büyümüş evlenme çağına gelmiş. O yolculuğunu sorumsuzca sürdürmeye devam etmiş. 21900 gün sonra yorgunluk başlamış, yol çekilmez olmuş. Bitmeyeceğini zannettiği azığı bitmiş, fakat Yol bitmemiş. İçinden: (ömür biter, yol bitmez) deyimini terennüm etmeye başlamış. Gerçekle yüz yüze gelmiş, doğruları görmüş. Ama iş işten geçmiş, ay bacayı aşmış, atı alan Üsküdara ulaşmış, tren kaçmıştır. Ömrünü ve verilen nimetleri yaratılışına uygun kullanmayan insan, çocuklarına da zulmetmiştir. Hayvanların, dünü ve yarını yoktur. Varsa yoksa yaşadığı an vardır. Onun için hayvanlar yaşarken, aldıkları zevk ve haz doruktadır. O haz ve zevki ne geçmişin elemleri, ne geleceğin endişeleri etkilemez ve devam eder. Hâlbuki insan, geçmişin elemlerinden, geleceğin endişelerinden etkilenir, aldığı zevk ve haz birdenbire sıfıra düşer. Hiçbir zaman insan zevk ve haz almakta hayvanı geçemez. Aklı buna manidir. İnsan beden bakımından hayvanlardan pek farklı değildir. Hayvanlar gerek ferdi, gerekse toplu halde yaşasınlar medeni olamazlar. Medenilik maddi sıfatlar ile değil, manevi sıfatlar iledir. İnsanı insan yapan manevi sıfatlarıdır. Bunu göz ardı eden bazı toplum bireyleri, kendilerini gelişmiş hayvan türü olarak gördüklerinden hayvan gibi yaşamayı gaye edinmiş, deniyet sahibi insanlardır. Bunların medeni olmakla ilgileri yoktur. Onun için batı ülkelerindeki medeniyet anlayışı gerçek medeniyetten uzaktır. Çünkü merkezinde paylaşım yok menfaat vardır. Gayesi nefsi arzularını tatmindir. Hayatı menfaatler çatışması olarak düşünür ve kabul ederler. Himmeti şahsi menfaati olarak düşünen insanın medeniyet anlayışı ise, medeniyetin nimetlerinden istifade etmekten başka bir şey olamaz. Görenleriniz bilirler; uçsuz bucaksız çayırlarda otlayan iki öküz yan geldiklerinde biri diğerine boynuz atar. Hayvan olduğu için hissiyle menfaatini merkeze almıştır. Hayvanlar halleriyle dünyayı, yalnız kendi mülkleri zannederler. Diğer hemcinslerini de mülklerinin süsü olarak kabul ederler. Onların hayatında paylaşım yoktur. Böyle bir hayata özlem duyan insanlar olabilir. Fakat bu medeni bir hayat olamaz. Çünkü medenilik insan hayatına has bir kavramdır ve insan hayatıyla ilgilidir. İnsan anlayışında hayat bir nimettir. Onun için hayatı yaşamak, her yaratılmışın hakkıdır. Aklın bağlandığı imandan ayrılmadan, yaratılış gayesi istikametinde bitecek bir ömrün karşısında selama duralım!.
Etiketler: İnsan Kâinat Yolculuk Selam Mihnet Dünya Yolculuğu Hayat Menfaat Medeniyet |
| < Önceki | Sonraki > |
|---|