| VELİLERİN DİLİNDEN TAVSİYELER |
|
|
|
| Salı, 25 Mart 2008 | |
|
M. Ali KAYA Bir kimse doğru yolu bulur da o yolda gitmezse yüce A
Kur’an-ı Kerimi namazda okuyacak kadar ezberlemek yeterlidir; ancak ilmin sonu yoktur. İlimde çok gayret etmelidir, o zaman Kur’an-ı Kerimi anlamak mümkün olur. (Abdullah-i Mübarek) Şu dört şey ile Müslümanlık sizlerden uzaklaşır: Bildiğiniz halde amel etmemek, yapılanları kalben benimseyerek yapmamak, dini seven alimlerin sohbetine gitmemek, diniz ve ahlaksızları dost edinerek onlarla sohbet etmek. Bilip yapmayan, yapıp bilmeyen, sorup öğrenmeyen, insanları öğrenmekten alıkoyanlardan müslümanlık uzaklaşır. (Abdullah Muhammed Fadl) Hayânın en değerlisi Allah’tan hayâ etmektir. (Abdullah-ı Menazil) Sünneti terk edenler bir gün farzları terk etmeye başlarlar. (Abdullah-ı Menazil) Bir kişi Ahmed Harb hazretlerine sordu. “Allah inanı niçin yarattı, neden besliyor, niçin öldürüyor ve niçin tekrar diriltecektir?” Cevap verdi: “İnsanları yarattı ki kendi varlığını ve birliğini bilerek varlığını ve birliğini anlayarak iman etsinler, bizi rızık ile besliyor ta ki rezzakın o olduğunu bilelim. Öldürüyor bu büyük bir kudrettir, kudretini anlayalım. Diriltiyor böylece onun ebedi ve ezeli olduğunu daha iyi kavrayalım” dedi. Allah’ı bilen ondan korkar, bilmeyen korkmaz. Kişinin kendini bilmemesi de korku ve terbiye noksanlığındandır. Kurtuluşa ermek isteyen, diline sahip olsun. Az günahı hoş gören çoğunu yapabilir. Faydalı tevazu öfkeyi kaldırır. Günahkâr gönüller de şu beş şey ile parlar: Günahsızlar ile sohbet etmek, Kur’an-ı Kerimi okumak, az yemek, namazı vaktin evvelinde kılmak, seher vakti Allah’a yalvarmak.” (Ahmed bin Asım-ı Antakî) Din adamlarına hizmette kusur etmeyeni Allah üç güzel haslet verir: Sehavet, hüsn-ü hulk ve alçak gönüllülük. (Ahmed-i Hadravî) Namaz ve niyazla uğraşmak olgunluğa işarettir. Günahtan uzak durmak ise mutluluk alametidir. Terbiye istemek ve aramakla elde edilir. Cennete bile istemek ve talip olunmak ile girilir. Namaz kılmadan ve Allah’a yalvarmadan Allah’a yakınlık beklemeyin. (Ali bin Sehl) Batıl şeylerle uğraşmak insanın kalbinden Allah’ın marifetini çıkarıp atar. Marifetullah ağacını fikret ve tefekkür suyu ile sulayınız. Gaflet karanlığını yanıklık ışığı ile tövbe ve nedamet tohumunu da pişmanlık suyu ile sulayınız. O zaman meyvesini de yersiniz. Allah’tan başka nesnelerle mutlu olabilenin bu neşesi, kısa bir zamanda kaygıya döner. (Ahmed-i Mesruk) Ulema-i sû zenginlere dünyalıklarından dolayı değer verir ve onlardan bir şeyler alabilmek için yüzsuyu döker. Dünyayı terk etmiş din bilginlerinin duasıdır ki bu halk üzerindeki bela ve musibetleri kovalar, dünyanın rahmet ve bereketi onların hizmet ve duaları iledir. (İbrahim-i Mağribî) İmam Ahmed bin Hambel Bişr-i Hafiyi çok sever ve şöyle derdi: “Benin ilmim ondan çok ise de onun marifeti benden fazladır. Bir insana gereken de marifetullahda terakki etmektir. İlim insana Allah’ı tanımak ve Allah’a yaklaştırmak için gereklidir.” Bişr’e sordular, “Bu mertebeye nasıl ulaştın?” cevap verdi: “Ömrüm boyunca Allah’tan başkasına halimi açmadım.” Allah’ı bilmemek cehennem ateşinden kötüdür. Eğer sende nefisten bir şey kalmış ise Allah’a eremezsin. Kul ile Allah arasında dört deniz vardır, onları aşmayınca Allah’a ulaşmak imkânsızdır. Birincisi dünyadır. Onu perhiz gemisi ile geçmelisin. İkincisi halktır. Onu da uzlet gemisi ile geçersin. Üçüncüsü şeytandır. Onu da şeytanı düşman bilmek ile kurtulabilirsin. Dördüncü deniz ise nefistir. Onu da dilediğini ona vermemekle yenebilirsin. Allah’ın kudret ve azametini düşünmekle marifet artar. Bize verdiği nimetleri düşünmekle Allah’a olan sevgi çoğalır. Ahireti ve ondaki azabı düşünmek ile Allah’a olan korkumuz çoğalır. İnsanın kendi kendisini tartıp ölçerek nefis muhasebesi yapmak daima uyanık olmaya sebeptir. (Cüneyd-i Bağdadî) Allah bizden altı şey istemektedir. İkisi gönüldedir. Allah’ın adına saygı duymak ve insanlara merhamet etmektir. İkisi dildedir. Allah’ı zikretmek ve bunu insanlara anlatmaktır. Son ikisi ise davranışlardadır. Sabırlı ve alçakgönüllü olmaktır. İnsanlar üç kısımdır. Emredenler, zulümkar olursa sapıtırlar. Emir kulları, riyakâr olursa saparlar. İlim ile uğraşanlar, dünya menfaatini esas alırlar ise kötü yola girmiş olurlar. (Ebu Bekir Varrak) Şu üç nesne ibadetten ileridir. Gaflet uykusundan uyanmak, nefsin arzu ve isteklerine muhalefet etmek, Allah korkusu ile ağlamak. Tövbenin de altı şartı vardır: Geçmiş günahları hatırlayarak ağlamak, yapmamaya kesin söz vermek, kul haklarını ödemek, âlimler ile sohbet etmek, fasıklardan ayrı durmak.” (Ebu Bekir Kettanî) Saadetli ve bahtiyar kişi farzları yerine getirir, sünnet-i seniyyeye ittiba eder, kötü işlerden uzak durur. Bedbaht ve cehennem ehlinin alameti ise, günahlarını etrafına anlatarak yaptığı kötü işlerle öğünmek ister. (Ebu Ali Cürcanî) Her kim kendini yüksek tutarsa Allah onu hor hakir tutar, kendini beğenmeyen ve yücelik, olgunluk istemeyen ama daima kendini yetersiz görerek ilme ve ibadete devam edeni ise Allah daima yükseltir. Yüce ve olgun olduğunu düşünmek küçüklük ve hamlık alametidir. (Hukemâ) Yücelerden birine sordular: “Kulu Allah’a dost eden şey nedir?” Cevap verdi: “Allah’ın düşmanlarını düşman bilmek ve onlara düşmanlık etmektir. Çünkü Allah kendisine düşman olanların düşmanıdır, dost olanların da dostudur. Adüvv ve Veliyy Allah’ın adıdır. Dünya, nefis ve şeytan Allah’ın düşmanıdır. Bir de Allah’ın dininin düşmanları vardır ki bunları düşman bilip düşmanlık etmedikçe Allah’a dost olunamaz. (Ulema) Şeytanın bir saat içinde bozup dağıttığı şeyi yüz tane aç kurt bir sürüde yapamaz. Nefs-i emmarenin bir saat içinde işlediği cinayeti yüz şeytan işleyemez. Deccal’in bir senede yaptığı tahribatı bir hükümdar bir millet içinde üç yüz senede yapamaz. (Ulemâ) Acele şeytandan teennî Rahmandandır; ancak beş şeyde acele gerekir: misafire ikram, günaha tövbe, namazı vaktinde kılmak, kız çocuğu evermek ve ölüyü gömmek. (Hadis) Gazilik dört nevidir: kâfirle savaşan, şeytan ile mücadele eden, nefisle mücadele eden ve ehl-i dalalet ile mücadele eden. (Hukemâ) Namaza durmadan önce abdest al. Su ile dışını tövbe ile içini yıka ve temizle. Kıbleye yönelerek Kâbe’yi iki kaşının arasına al. Azrail’i arkanda, cenneti sağında, cehennemi solunda bil. Sırat köprüsünü ayaklarının altında düşün. Gönlünü yalnız Allah’a ver. Büyük bir şevk ile tekbir al, heybetle kur’an oku, rükua huşu ile, secdeye bütün kalbinle var ve korku ile tahiyyata otur. Tüm inananları niyet ederek sağa ve sola selam ver. Namazını bu hal üzere kıl. O zaman Allah senin bu namazını kabul eder. (Hatem-i Asamm) Bir insan en yüce mertebeye güzel ahlak ile ulaşabilir. Bir kul yirmi yıl kötülük peşinde koşsa, sonra bir müminin hayrını menfaatini gözeterek iş yapsa bu yirmi yıllık günaha kefaret olur. Edeb ve terbiyeden yoksun olan bütün hayırlardan yoksun olur. Gönlünde ahiret duygusu ve endişesi taşımayan şeytandır, bu kişiyi tüm hayatı boyunca dünya telaşı ile oyalanıp durur. (İbn-i Ata) İnsanoğlu Allah’a kavuşmak istiyorsa üç şeyi gönlünden çıkarmalıdır. Tüm dünya malını verseler sevinmeyecek, dünyanın tüm nimetlerini elinden alsalar üzülmeyecek, seni methedenlere sevinmeyecek ve herkes seni kınasalar üzülmeyeceksin. (İbrahim Edhem) Hayvanlarla dostluk cahille arkadaşlıktan değerlidir. (İmam-ı Buhari) |
| < Önceki | Sonraki > |
|---|