|
Abdullah ÂDEMOĞLU
Ankara Modeli 1999 yılında İmam-Hatip Liselerinde, 2001 yılından itibaren de İlköğretim Okullarında uygulamaya başlanan öğretim programl arını ifade eder. Bu model din anlayışında değişim ve din öğretiminde yeni yaklaşımın uygulamaya yansıması bakımından önemli bir modeldir.
Toplumdaki değişimler dikkate alınarak sanayi toplumundan bilgi toplumuna geçiş sürecinde toplumun ihtiyaçlarına çözüm üretiminde geleneksel din anlayışının eleştirisi ve ortaya konan yeni yaklaşımın ifadesidir. Din sosyolojisi alanında bilimsel çalışmalar da bu farklılaşmayı belirgin bir hale koymuştur. Ankara modeli son 25 sene içinde İlahiyat Fakültelerinde yapılan araştırmaların da sonucudur. Araştırmaların odaklaştığı nokta ise Tefsir, hadis, kelam ve tasavvufta kaynak, işleniş ve toplumun ihtiyacına cevap verme gibi hususların değerlendirilmesi ile ortaya çıkmıştır. İlahiyat alanında gelen öğretilerin öğretim alanında müsait hale gelmesini ifade eder.
İkinci husus da eğitim alanındaki meydana gelen değişikliklerin dikkate alınmasıdır. Bunlar da toplumsal gelişmelere paralel olarak öğrencinin konumu, öğretmenin rolü, sınıf ortamının düzenlenmesi, öğrenme-öğretme stratejisi, yöntem ve teknikler, ölçme ve değerlendirmenin öğrenciye göre mi öğrenme sürecine göre mi olacağına kadar bir dizi değişimi de içine almaktadır. Bütün bunlar eğitim, öğretim, program, program, tasarım ve modelleri derinden etkilemiş ve değiştirmiştir.
Üçüncüsü de, din öğretimindeki yeni anlayış ve uygulamalardır. Dünyadaki hızlı değişim ve gelişim süreci, özellikle bilim ve teknolojideki gelişmeler insanları ve kültürleri birbirine yaklaştırmıştır. Etkileşim sürat kazanmıştır. Dolayısıyla kültürlerarası, mezhepler üstü, çok kültürlü yeni modellere ihtiyaç duyulmuştur. Bu hususular 1980 yılından itibaren tartışmaya başlamış ve diyalog ve hoşgörü kültürü ön plana çıkmıştır. Ankara modeli tüm bu ihtiyaçlara cevap verecek bir şekilde planlanmış ve bu ihtiyaçtan ortaya çıkmıştır.
Bu model Milli Eğitim Bakanlığı, din Öğretimi Genel Müdürlüğü’nün İmam-Hatip Liseleri ve İlköğretim Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi dersleri için geliştirmiş ve uygulamaya koymuştur.
Bu modeli oluşturmak için İlahiyat Fakültesinden Eğitim ve Din Bilimleri konusunda uzman ve akademisyen 18 kişiden oluşan bir komisyon kurulmuştur. Her zaman bilimsel bilgi ön planda tutulmuş ve din konusunda Kur’an merkezli bir yaklaşım esas alınmıştır. Diğer dinlere ilişkin konularda ise ilgili dinlerle ilgili bilimsel bilgiler ön plana alınmıştır. Dolayısıyla Rasyonel zemin, analitik düşünce ve sosyal bilim terminolojisi esas alınmıştır.
Programların hazırlanmasında konu merkezli bir yaklaşımdan kaçılmış ve öğrenciyi, toplumu, kültürü ve evrenselliği dikkate almıştır. Öğrenci, sorun ve hedef merkezli bir yaklaşım benimsenmiştir. Genelde din, özelde ise ahlak göz önünde bulundurulmuş ve Milli Eğitimin amaçları, ilköğretim ve ortaöğretimin amaçları sınırlayıcı ve yönlendirici, sınırlayıcı ve bütünleyici bir işlem görmüştür.
Öğrencinin ihtiyacı, toplumun ihtiyacı, evrensellik, dinin ahlaki yönü, milli eğitimin temel amaçları, Türkiye Cumhuriyetinin Laiklik ve Din ve Vicdan Hürriyeti temel ilkeleri ve Atatürkçülük süzgecinden geçirilerek program süzülerek ortaya çıkarılmıştır.
Sonuç:
Bu program Türkiye’de üretilen ortak bilimsel birikimin ve akademisyenlerin ortak aklının ürünüdür. Uygulamalarda nasıl etkili olduğu görülecek ve başarısı ve başarısızlığı tartışılacaktır.
|