Skip to content
Site Tools
Narrow screen resolution Wide screen resolution Auto adjust screen size Increase font size Decrease font size Default font size default color blue color green color
Konumunuz: Ana Sayfa arrow Yazılarım arrow Eğitim arrow Dindar Genç Nasıl Olmalıdır?
Advertisement
Dindar Genç Nasıl Olmalıdır? PDF Yazdır E-posta
Pazartesi, 20 Şubat 2012

M. Ali KAYA
Din nedir? Dindarlığın ölçüsü nedir?

Böyle bir soru ile konumuza girecek olursak ne istediğimizi daha net bir şekilde ortaya koymuş oluruz. Dini Allah gönderdiği gibi, dindarlığın ölçüsünü de Allah koymuş, peygamberi de bunu insanlara açıklamıştır.

Her şeyden önce dinin amacı insanın uhrevi saadetidir. Din akıllı insanları muhatap alır, kalplere ve vicdanlara hükmeder. Bunun için akla dayanan inancı ve inanca dayanan ibadet ve ahlakı vardır. Allah’a karşı vazifeleri yanında bireylerin kendi aralarındaki ilişkileri düzenler. Bunu yaparken de “Hak ve Hukuk” kavramını öne çıkarır. “Kul Hakkı” dinin üzerinde durduğu en önemli haktır. Kul hakkı Allah’ın kula verdiği haklar olup ancak kulun rızası ile Allah tarafından affa uğrayabilir. Din bunu insanlara peygamberler aracılığı ile haber vermiş, yaratıcı olan Allah’ın insanları başıboş bırakmadığını bir hesap günü için öldükten sonra dirilterek büyük bir hesaplaşmanın yapılacağını, haksızları cezalandırıp haklılara iyilere mükâfatın verileceğini haber vermiştir.

Özet olarak din budur.

Din Allah’ın birliğine ve ahirete imanı şart koşar. Din adamlarının görevi ve din eğitiminin amacı da insanların kalplerine Allah korkusu ve ahiret duygusu koyabilmektir. Bir insanın kalbine Allah korkusu ve ahiret duygusunu koyarsanız onun kötülük peşinde koşması ve haksızlığı meslek edinmesi mümkün olmaz. Din de amacını böylece gerçekleştirmiş olur.

Aklı ile dini tercih etmiş, kalbinde Allah korkusu, ahiret duygusu ve vicdanında sorumluluk bilinci ile hareket eden kaç insanımız var? İşte gerçek dindar budur. Ancak bu özellikleri taşıyan insanlara dindar denebilir.

Dindarlığın ölçüsü din bilgisi ve dinden kaynaklanan statü ve mevkii değildir. Yani bir insanı dindar yapan dini ilimlere sahip olması, din adamı olması, müftü, vaiz ve din sahasında otorite bir ilim adamı olması değildir. Kalbinde taşıdığı iman, bu imandan kaynaklanan Allah korkusu, bu korkunun sonucu olan kul hakkına riayet, haramlardan sakınmak ve farz olan ibadetleri yapmasıdır. Allah korkusu ile günahlardan uzak duran kişiye dindar denilir. İnsanın kalbinde taşıdığı bu din duygusu kimde bulunuyorsa bu insan köylü de olsa, çoban da olsa memur da olsa, amir de olsa dindardır. Kalbinde din duygusu taşımıyorsa bu din adamı da olsa, müftü de olsa, din bilgini de olsa dini kullanıyor, Allah’tan korkmuyor demektir. Dinini dünyaya alet ve tabi kılıyor demektir.

Peygamberimiz (sav) bu hususta inananları uyararak şöyle demiştir: “Yazıklar olsun dini dünyasına ve menfaatine alet edenlere! Onlar Allah’ın en çok öfkesini çeken kimselerdir.”

İşte dindarlığın ölçüsü budur. Peki, bizler kalbinde Allah korkusu ve ahiret duygusu taşıyan, sorumluluk bilinci ile hareket eden, haramlardan sakınıp, farzları yapan ne kadar insan yetiştirdik? Bunu sağlamak için nasıl bir eğitim sistemi kurduk? Acaba “Dindar bir nesil yetiştirmekten bahseden sayın başbakan bunun için ne yapmayı planlamaktadır?

Bunun cevabı net bir şekilde verilmezse bu durumda “Dini istismar ettiği” şüpheleri giderek artacak ve buna net bir cevap verilmemiş olacaktır.

Dindar gençlik, aklını kullanan, eleştiren, sorgulayan ve dini doğru bir şekilde öğrenmek için çaba sarf eden gençliktir.

Dindar gençlik, dinin farzlarını yapan ve haramlarından sakınmak için elinden geleni yapan gençliktir.

Dindar gençlik, siyasete bulaşmayan, siyaseti ehline bırakan ve kendi işini doğru yapmaya çalışan gençliktir.

Dindar gençlik, hürriyetçi gençliktir. Hürriyeti kendisi için değil herkes için ister, bu konuda dindar, dinsiz ayırımı yapmaz. Herkesle en güzel şekilde geçinir.

Dindar gençlik, peygamberimizin “Müslüman elinden dilinden kimsenin zarar görmediği insandır” hadisine uygun davranır kimseye zarar vermez ve aşırılıktan uzak durur.

Dindar gençlik haksızlık karşısında susan ve başına vurulduğu zaman elindeki ekmeği alınan gençlik değildir. Dindar insan en hak yer, ne de hakkını yedirir. Ne zulmeder ne de kendisine zulmedilmesine rıza gösterir.

Dindar gençlik hiç kimsenin kendisini istismar etmesinde göz yummaz. Kendisini ezdirmez ve başkalarının işine de gereksiz yere karışmaz. Bilhassa siyasilerin oyuncağı olmaz, sloganlar ve hayaller peşinde koşmaz. Gerçekçidir, geleceğini planlar ve buna göre iyi bir insan ve iyi bir vatandaş olmaya çalışır. 

Dindar gençlik budur…


Etiketler:  Dindarlık Dindar Genç Dindar Gençlik Din nedir? Dindarlığın Ölçüsü
 
< Önceki   Sonraki >