Skip to content
Site Tools
Narrow screen resolution Wide screen resolution Auto adjust screen size Increase font size Decrease font size Default font size default color blue color green color
Konumunuz: Ana Sayfa arrow Yazılarım arrow Eğitim arrow NASIL BİR EĞİTİM?
Advertisement
NASIL BİR EĞİTİM? PDF Yazdır E-posta
Salı, 08 Nisan 2008
M. Ali KAYA
Eğitim sistemimiz devamlı şikayet konumuz olmuştur. Herkes sistemin yanlışlığından, iyi eğitim verilmediğinden ve talebeye gerekli ahlaki olgunluğun verilemediğinden bahsedilmektedir. Her hükümet değişiminde de hatta her yeni gelen bakan eğitime yeni bir sistem getirme gayretine girmektedir. Bu da eğitimi daha karmaşık hale getirmekten başka bir sonuca götürmemektedir.

Sistemin yanlışlığını ortaya koyalım; ama herkes bulunduğu şartlarda eğitime ne gibi katkıda bulunacağına da bakmalıdır. Acaba biz eğitime gerekli önemi ve desteği veriyor muyuz?

İyi bir eğitim, ilkeli olan eğitimdir. Bu ilkeler devletler tarafından belirlenir ve bu hedef asla değişmez.  Her gelen bunu takviye eder. Sistem değişmez. Eğitimde şu temel ilkeler belirlenmelidir:

1- Eğitim belli bir gayeye ve hedefe yönelmiş olmalıdır.
Öğrenciye bilgi yanında gaye ve hedef gösterilmelidir. 
2- Eğitime ve okula siyaset karışmamalıdır. Tüm siyasiler eğitimini iyi almış ülke insanına güvenmeli. Kadro yetiştirme gibi üzerine vazife olmayan işe karışmamalıdır. Siyasilerin işi ülkedeki mevcut kadro ile ülke siyasetine hizmet etmektir. Kalkınma projeleri üretir ve tüm halkı buna destek vermeye çağırır. Mevcut ilke kadrosunu daçalıştırır.                                                                                                    3- Eğitim bir bütünlük arz etmeli. Din, dil, tarih ve kültür bütünlüğü olmalı. Din ve fen ilimleri beraberce verilmeli, ta ki öğrenci bunlardan birisine yabancı olmamalıdır. Böylece eğitimde bütünlük sağlanmış olur. Asıl “tevhid-i tedrisat” budur.
4- Öğretmenin geliri yüksek olmalı, geçim problemi olmamalı; amacı yalnızca eğitim olmalıdır. Derse girerken borcunu ve eve ne götüreceğini düşünen bir öğretmenden verim alınamaz. Eğitimle beraber işportacılık yapan bir öğretmenden asla verim alınamaz.
5- Öğrenciye öncelikle bilginin önemi kavratılmalı, okuma ve öğrenme, bilgi ve beceri sahibi olma, öğrencide tutku halinde olmalıdır. Bilginin işe yarayacağını bilen bir öğrenci öğretmenini öğrenme konusunda zorlayacaktır. İstekle işe başlayan da başarılı olacaktır.
6- Okul öğrenciye bilgi ve beceri yanında ahlak ve fazilet dersi de vermelidir. Bunu kuru bilgiden ziyade, tatbikatıyla öğretmelidir. Okul öğrenciye hayatı öğrettiği kadar da hayatın amacını ve anlamını da öğretmelidir. Hayatı anlamsız bulan bir insanın yapacağı hiçbir şeyi yoktur.

Eğitim sistemimiz de şu şekilde yeniden yapılandırılmalıdır:

1- İlköğretim iki kademeli olup, birinci kademesinde temel bilgiler verilmelidir. Son üç senesi de branşlaşmaya ve mesleğe yönlendirilmiş olmalıdır. Liseye her öğrenci gidememelidir. Gidenler de mutlaka yüksek okula gidebilmelidir. Elinde bir mesleği olmayan, üniversiteye de gidemeyen bir öğrenci kaybedilmiş demektir.
2- Liselerde bilgiler muhakemeye dayanmalıdır. Üniversiteye hazırlamalıdır. Ülkemizde bulunan “DERSHANE” olayına da bir çözüm getirilmelidir. Dershaneler üniversiteye hazırlıyor ise Liseye ne gerek var? Lise hazırlıyor ise dershanelere ne gerek var? Bu soruların cevabı verilmelidir. Bence çözüm dershanelere “Özel Lise” statüsü verilerek çözülebilir.
3- Yüksek öğretim ihtisas eğitimi olmalıdır. İlköğretim ve Ortaöğretim mecburi olmalıdır. Üniversite imtihanı kalkmalı, Öğrencinin lisede üç yılda aldığı not ortalaması üniversiteye girişte esas alınmalıdır. Böylece kabiliyetli ve becerikli öğrenciler liyakat esasına göre yüksek okullara girebilme imkanına kavuşurken, liselerin kalitesi de böylece artmış olur.
4- Özel kabiliyet gerektiren dersler müfredattan çıkarılmalıdır. Beden eğitimi, müzik ve el becerileri paralı ve özel eğitim okullarında verilmelidir. Böylece kabiliyetli ve becerikli öğrenciler bir taraftan devletin okuluna giderken, diğer taraftan özel okullara kayıt yaptırarak kendisini ve kabiliyetini, geliştirebilmelidir.
5- Yabancı dil okullarımızda öğretilememektedir. Ne öğretmeni vardır, ne de laboratuarı. Bu durumda özel yabancı dil okulları açılmalı, isteyen bir, iki senede istediği dili mükemmel şekilde öğrenebilmelidir. Önemli olan dilin öğrenilmesidir. Paralı olur, her isteyen öğrenir
6- Eğitim bölgesel olmalı ve vali, belediye başkanı ve il milli eğitim müdürünün başkanlığında bir komisyon tarafından bölgesel ve yöresel ihtiyaçlara göre belirlenmelidir.

Bu çerçevede eğitimde yeniden yapılanmaya gidilebilir. O zaman eğitimimiz daha kaliteli ve daha mükemmel olabilir.
Her şey ülkemiz içindir. 
 
< Önceki   Sonraki >