|
Sayfa 1 Toplam: 2 M. Ali KAYA
Dinimizde “Farz-ı Ayn” olarak imlendirilen ve her bireyin öğrenmesi gereken bilgilere “Temel Eğitim” denir. Temel eğitim ferdin hayata ve çevresine uyumunu sağlayan zarurî bilgileri kapsar. Eğitimciler ve batılı filozoflar da “Herkesin bilmesi gereken temel bilgilere” temel eğitim demişlerdir. (B. Russel, Terbiyeye Dair, Ankara-1954, s. 236)
Temel eğitimde verilmesi gereken temel bilgiler bireyin hayata intibakı için şart olan bilgilerdir. Bunlar belli başlı olarak dil, din, ahlak, sağlık, temizlik ve günlük ihtiyaçlarını meşru bir şeklide temin edebilmesine yarayan ve herkesin ortak olarak kabullendiği örfî bilgilerdir. Bu bilgiler ayrıca toplumun ortak temel bilgilerini de teşkil ederler. Ferdî kabiliyet gerektiren, kabiliyetlerin eğitimi ile sağlanan ihtisasa dayalı meslekî bilgiler ise temel eğitimin dışında kalmaktadır. Bu bilgiler temel eğitim üzerine şekillenecek olan ve daha sonra öğrenilmesi gereken bilgilerdir.
Peygamberimiz (sav) “Her çocuk fıtrat üzere doğar. Sonra anne ve babası onu kendi inancına göre şekillendirir” (Müsned-i Ahmed, 4:24) buyurmuşlardır. Hadis-i şerifte ifadesini bulan “fıtrat” terimi “İslam” demektir. İslamiyet yaratıcının yaratılış amacını ifade eder. Bu ise “Hanif” ve “Tevhit” olan hak inanç üzere olması ve her canlının bir amaç için yaratılmış olması ve yaratılış amacına uygun davranması anlamına gelmektedir. Her canlı ve varlık yaratılışına, yani fıtratına uygun bir işi yapmakla mutlu ve başarılı olabilir. Fıtrî kabiliyeti dışında onu sevk etmek ve çalıştırmak onun için bir nevi azaptır.
Gerek doğu ve gerekse batılı eğitimcilere göre zarurî bilgiler “İnanç Eğitimi” “İbadet Eğitimi” ve “Ahlak Eğitimi” olarak temelde üç kısma yarılmaktadır. Bu hususlar ortak olmakla beraber eğitimin şekli inançlara ve örfe göre farklılık arz etmektedir. Bu hususlar milletlere ve devletlere göre de değişmektedir.
Temel Eğitim Ne Zaman Verilmelidir?
Temel eğitime mümkün oldukça erken başlamak gerekir. Çünkü insan dünyaya “Taallüm ile tekemmül” için gönderilmiştir. Taallüm ve tekemmül ise sonsuzdur. Geç kalmamak gerekir. Bunun için ne kadar erken başlansa yeridir. Peygamberimiz (asv) çocuk eğitiminin doğum öncesinden başlaması gerektiğini ifade eder. (İbn-i Mâce, Nikâh, 46) Evlenecek kadınların seçimine dikkat etmemiz gerektiğini, bu hususta dikkatli olmamızı istemiştir. Nesli ve geçmişi temiz ve eğitimli bir eş eğitimin ilk adımıdır.
İnsanın huyları ve alışkanlıkları küçük yaşlardaki kazanımlarının eseridir. Öfke, inat, acelecilik, hırs, hafiflik ve hevâperestlik gibi huylar küçük yaşlardaki kazanımların sonucudur. Çocuğun elde ettiği ilk bilgiler beyaz kâğıda yazılan yazı gibidir. Silinse de izi kalır. Çocuğa verine ilk inançlar da böyledir. Çocuk hayata bu inanç penceresinden bakar. İlk bilgiler ve fikirler insanın beyninden çıkmaz. Zamanla huylar alışkanlık haline gelir. Bundan dolayı ihtiyarlar mutaassıp olurlar. Bu ve benzeri sebeplerden dolayı peygamberimiz (asv) “Küçük yaşlarda kazanılan bilgi taşa yazmak gibidir; sonradan öğrenilen bilgiler ise su üzerinde yazı yazmaya benzer” (Heysemi, Mecmâu’z-Zevâid, 1:125) buyurmuşlardır.
Eğitimci ve pedagoglar bir kişinin karakter terbiyesinin 6 yaşında tamamlandığını söylerler. 12 yaşına geldiği zaman artık şahsiyeti teşekkül etmiş olur. Ferdin zihniyet gelişimi, kâinata ve olaylara bakış açısı çok mühimdir. Zihniyet gelişimi ve değişimi gelişmenin de geri kalmanın da en önemli sebeplerinden biridir. Weber’e göre batının gelişiminin temelinde Kelvin’in batı toplumuna kazandırdığı üç temel prensiptir. Bunlar “Çalışmak, israftan sakınmak ve ilim öğrenme” prensipleridir. Bu üç temel prensibin küçük yaşlarda kazanımı bir ülke geleceğinin en önemli kazanımı ve geleceğinin teminatıdır. Bir ülke eğitim sisteminin öğrencilerine kazandırdığı temel prensipler o ülkenin geleceğini tayin eder.
Eğitim sistemi çocuklara ideal vermelidir. Başarılı olma arzusu ve ihtirası insan şahsiyetinin geleceğidir. Bu zihniyet ve şahsiyet başarıyı körükler. Temel eğitimde verilen bilgiler fert ve toplumun geleceğine ve kaderine hâkim olur.
|