Skip to content
Site Tools
Narrow screen resolution Wide screen resolution Auto adjust screen size Increase font size Decrease font size Default font size default color blue color green color
Konumunuz: Ana Sayfa arrow Ekonomi
Advertisement
Ekonomi
Hz. Ali Döneminde İktisadi Yapı PDF Yazdır E-posta
Cuma, 09 Aralık 2011

M. Ali KAYA
Hz. Ali (ra) zamanında devletin “Hazine” ve “Merkez Bankası” durumundaki “Beytü’-l Mâl” Kûfe’ye taşınmıştı. Bu nedenle diğer vilayetlerden toplanan “Harac, Cizye ve Ganimetler” Kûfe’de toplanmaya başladı.

Beytü’l-Mâl özel bir devlet memuru tarafından idare edilirdi. Hz. Ali (ra) Kûfe’de bu göreve Musa b. Tarif’i, Basra’da ise Ziyad b. Ebî Süfyan’ı getirdi.  Diğer vilayetlerde zekat toplama Memurları valilerce atanmaktaydı. Bu yüksek rütbeli hazinedarların Vezzan, Nekkâd, Muhâsip ve Kâtip unvanları altında görev yapan bazı memurları vardı. Ayrıca malları hazineden alarak dağıtımını yapan hem kadın ve hem de erkek görevliler vardı ki bunlara “Ârif” ve “Ârife” adı verilirdi.

Âni harcamalar için her vilayet hazinesinde bir miktar yedek para bulunurdu. Cemel olayı için ayrılan yedek para miktarı 6.000.000 dirhemdi. Hz. Ali (ra) savaş sonrası bu parayı her askere 500 dirhem olmak üzere 12.000 kişilik ordusuna dağıtmıştı.  Hz. Ali (ra) döneminde bu yedek para miktarı artış kaydederek 8.000.000 dirheme kadar çıkmıştır.  Çünkü Hz. Ali (ra) Ziyad b. Ebi Süfyan’a “İsraftan sakın, yarını da düşünerek zimmetindeki malın bir kısmını ânî ihtiyaçların için sakla!”  talimatını vermişti.


Etiketler:  Hazine Beytul-mal Harac Cizye Ganimetler Hz. Ali Dönemi Hz. Ali Dönemi İktisadi Yapı Zekat Zekat Memurları
Devamını oku...
 
Serbest Piyasa Nedir? PDF Yazdır E-posta
Çarşamba, 23 Şubat 2011

Abdullah FURKAN
Kur’ân-ı Kerim insanlığın bütün ihtiyacına cevap veren bir kitab-ı mukaddestir.
Elbette yapan bilir ve bilen konuşur. İnsanı yaratan ve onun mutluluğu için gereken her şeyi öğreten yüce Allah Kur’ân mesajı ile insanların ihtiyaçlarını ve bunları helal, meşru ve razı olacağı şekilde nasıl kazanacağını da bize öğretmiştir. Biz de Kur’ân-ı Kerimde bize haber verilen meşru kazanç vasıtalarını ve bunları nasıl elde edeceğimizi Allah’ın rızasın uygun bir şekilde piyasanın nasıl işlemesi gerektiğini anlayıp anlatmaya çalışacağız.

Ekonominin çeşitli tarifleri olmakla beraber kısaca “çalışma ve yaşama ilmi ve düzeni” şeklinde ifade edebiliriz. Günümüz ilim dünyasında diğer ilimlerden bağımsız olarak “Ekonomi” adı altında bir ihtisas sahası haline gelmiştir. Ekonomi başlıca “Üretim, Tüketim, Dolaşım ve Tasarruf” gibi bölümlere ayrılarak her sahada tüm insanları ilgilendiren geniş bir bilim ve çalışma alanı meydana getirmektedir.


Etiketler:  Ekonomi Serbest Piyasa Faiz Kar Kar Haddi İslam Ekonomisi Üretim Tüketim Mal Liberalizm
Devamını oku...
 
Faiz Neden Yasaklamıştır? PDF Yazdır E-posta
Cuma, 26 Kasım 2010

M. Ali KAYA
Ticareti ve karı esas alanlar ve menfaat peşinde koşanlar “ticarette kar vardır, para da mal gibidir, parayı satmak da malı satmak gibidir, dolayısıyla bu da riba ve faizdir” “vade farkı da, satıştan elde edilen kar da faiz gibidirdiyerek faizi meşrulaştırmaktadırlar. Ancak yüce Allah Kur’ân-ı Kerimde faizcilerin “Alışveriş de faiz gibidir” diyerek meşrulaştırmak istediklerini belirtir ve “Allah alışverişi helal, faizi haram kılmıştır”  buyurur. Bu nedenle her şeyden önce faizin yasak olmasının sebebi Allah’ın yasaklamasıdır.

Allah bir şeyi emreder farz olur, yasaklar haram olur. Bir şeyin niteliği değişmediği sürece isminin değişmesi sonucu değiştirmez. Oruç ve namaz neden farzdır ve içki neden yasaktır? Allah böyle emretmiştir. Aynı şekilde faiz de Allah yasakladığı için haramdır. Ancak Allah’ın bütün farzlarının ve haramlarının pek çok ferdî ve sosyal faydaları olduğu malumdur. Elbette faizin de pek çok ekonomik, sosyal ve ferde ait faydaları vardır. Ama ne var ki, Allah’ın emrini bir kenara bırakıp sadece faydalarına yönelmek, yapılan işi ibadet olmaktan çıkarır. İbadet ise emr-i ilâhi olduğu için emre uymak demektir. Kulluk emre itaat olmaktan çıkar “maslahat” ve “menfaate” kayarsa bu muameleden zarar gören veya yarar görmeyenin ibadet etme gerekçesi ortadan kalkmış olur. Bu ise saçmadır. Faiz yasağı da, zekât emri de bu kuralın dışında değildir.


Etiketler:  Bankalar Alışveriş Ticaret Mal Faiz Yardımlaşma Menfaat Maslahat Zenginlik Kaynakları Faiz Neden Yasaklanmıştır
Devamını oku...
 
Faiz Nedir? PDF Yazdır E-posta
Cuma, 26 Kasım 2010

M. Ali KAYA
Borç karşılığı zamanı kiralamak ve anapara/re’sü’l-maldan fazlasını almaya faiz denir.
  Aynı ayar 100 gr altını peşin veya vadeli 120 gr altına satmak ve aradaki fazlalığı almak faizdir.    Yani, faiz ödünç verilen paradan alınan kârdır. Faiz oranlarının artması ve eksilmesi sonucu değiştirmez.

Faiz iktisatçılara göre kaynakların tasarruf ile tüketim arasındaki bölüşümünü tayin eder. Tasarruf üzerinden verim elde etmeyi hedefler. Ana sermayeyi korumakla beraber paranın kiralanmasını ve borcun süresi üzerinden kazanç sağlamayı amaçlar. Faizin en yaygın olan bu kısmına “borç faizi” denir. Finans kurumlarına paralarını yatıranların elde ettiği kazanç olan faiz ise, mal ve hizmet kullanımın ertelemenin karşılığıdır. Sermaye sahibi parasını korumakla beraber bu paradan çalışmadan para kazanmak için finans kurumlarına yatırmakta ve paranın kirasını alarak kazanç sağlamaktadır. Asıl yasak olan ve dinimizin haram kıldığı faiz kazancı budur.


Etiketler:  Faiz Borç Kâr Ödünç Borç Faizi Tasarruf Banka Finans Kurumu Faizin Tarihi Faiz Çeşitleri Bileşik Faiz Yasal Faiz
Devamını oku...
 
Özel Mülkiyet PDF Yazdır E-posta
Cuma, 29 Ekim 2010

M. Ali KAYA
Özel mülkiyet bireylere devletten bağımsız oldukları bir alan oluşturur. Otoriter iradenin işleyişine sınır koyar. İktidarı ve muhalefeti serbest bırakır. Böylece özel mülkiyet devletin sert müdahalesinden bağımsız olan tüm faaliyetlerin temelini oluşturur. (Ludwing Von Mises)

Mülkiyet, nesneleri özel olarak sahip olunan şeyler şeklinde parçalara ayırır. Hava ve su gibi nesneler ayrı ayrı mülklere bölünmüş olmamakla beraber teknolojik gelişmeler onların da özel kullanımını ve satışını mümkün kılmıştır. Maliklerin mülkleri üzerinde kullandıkları hakları sadece somut nesnelerden ibaret değildir. Emek ve ürün de en az toprak ve fabrika kadar mülkiyet hakkı doğurmaktadır. Sahip olma hakkı da mülkiyetten daha çok olup zaman ve mekan açısından mülkiyetin üzerindedir ve devrolunamazlar. Mülkiyet hakkı hür bir toplumda mülk edinme, sahip olduğu mülkü elden çıkarma ve kısıtlama haklarını da beraberinde getirir.


Etiketler:  Özel Mülkiyet Hukuk Ekonomi İstikrar Hürriyet Mülkiyet Ticaret Mübadele Ahlak Hukuk Davide Hume
Devamını oku...
 
<< Başa Dön < Önceki 1 2 3 4 5 6 Sonraki > Sona Git >>

Sonuçlar 1 - 9 Toplam: 53