Skip to content
Site Tools
Narrow screen resolution Wide screen resolution Auto adjust screen size Increase font size Decrease font size Default font size default color blue color green color
Konumunuz: Ana Sayfa arrow Yazılarım arrow Ekonomi arrow İŞ HAYATINDA ALTIN KURALLAR
Advertisement
İŞ HAYATINDA ALTIN KURALLAR PDF Yazdır E-posta
Çarşamba, 26 Mart 2008
Yazı Index
İŞ HAYATINDA ALTIN KURALLAR
Sayfa 2
M. Ali KAYA
Hayat devamlı değişim sürecini takip eder. Değişim bir nevi terakkidir. Değişimi yakalayan başarılı olurken, değişime direnen başarısızlığa mahkûm olur. Bundan dolayı şu anki durumunuzun devam edeceğini ve değişmeyeceğini sanmamalısınız.

İş hayatındaki çalkantılar sizi pasif durumda kalmaktan kurtarır; size fırsatlar sunar. Sıkıntılar işinizin tuzu ve biberidir. İşler hiçbir zaman aynı şekilde devam etmez. İşler hep aynı değildir; devamlı değişmektedir.

Hangi mesleği yaparsanız yapın, kendinizi bir satıcı, karşınızdakini de bir müşteri olarak görün. İş hayatına girmişseniz artık siz bir satıcısınız. Her Allah’ın günü insanlara fikirlerinizi, her şeyden önce kendinizi satmaktasınız. Satıcılık yeteneğiniz olsun, olmasın hiç önemi yok. Satıcılık yetenekten çok davranıştır. Cesaretli ve atak olunuz. Yüzünüzden tebessüm eksik olmasın. İlk izlenim kalıcı olan izlenimdir. Bu izlenimi kuvvetli bir şekilde vermelisiniz.

Şurası bir gerçektir ki “Satanlar daima alanlardan daha çok kazanır.” Ve insanlar kendilerine bir şeyler satılmasından daima hoşlanırlar. İnandıkları bir satıcıdan bir şeyler almaya bayılırlar. Öyle ise yaptıklarınızın ve söylediklerinizin sonuçlarına katlanmalısınız.

İş hayatındaki önemli kişiler kendilerine ilgi gösterilmesine alışıktırlar. Bunu beklerler. Sıradan insanlar ise bu ilgiye alışık değillerdir. Önemli insanlara saygılı olun, önemsiz insanlarla dost olun ve ilgilenin. Hedeflerinizi her zaman gözden geçirin. Devamlı olarak hedeflerinizi büyütmeye bakın.

İş hayatında mevki her şey değildir; ama güç demektir. Çok zaman yeteneğin yerini alır. Yetersiz kişilerin en korktukları şey yetenekli astlardır. Üstünüzden daha yetenekli iseniz ona karşı kin duyarsınız. Bunu açığa vurursanız kendinizi yenilgiye uğratmış olursunuz.

Başkalarından daha iyi yaptığınız işi keşfedin. Pek çokları yeteneklerini doğru düzgün kullanamaz. En iyi yapabilecekleri işlerde çalışmak yerine başka şeylere yönelirler. Bu sebeple başarı kırıntıları ile yetinmek zorunda kalırlar. Aynı şeyler şirketler için de geçerlidir. Çok başarılı olanlar ne başkalarından daha zekidirler ne de fazla yeteneklidirler. Başarının sırrı sınırlı olan zekâlarını daha iyi kullanabilmeleridir. Yeteneklerini de tecrübeleri ile artırırlar ve başarılarına başarı katarlar. En iyi olduğunuz konulardan uzaklaştığınız anda rekabet avantajını da kaybedersiniz.

Ama ne var ki pek çok kişi veya şirket gerçek yeteneklerinin ne olduğunun farkında bile değildir. İyi bir pazarlamacı bile kitap pazarlamasında çok başarılı olsa da makine aksamı pazarlamada işin altından kalkamaz.

Gerçek yeteneklerinizi ve sınırlarını bilin. Bu da tecrübe ile ve kendinizi dürüstçe değerlendirerek ortaya çıkar. İkincisi de en iyi yaptığınız şeyi yapmak için plan yapınız. Üçüncüsü, öğrenmeye devam ediniz. Dördüncüsü, asla sınırlarınızı aşmayın.

Hiç kimsenin yüzüne karşı söyleyemeyeceğinizi arkasından söylemeyiniz. Alay, kinaye ve iğnelemeler iş hayatının küçük tuzaklarıdır. İş hayatında dedikodu eğlenceli olabilir; ama bedeli çok ağırdır. Dedikoducu insanlar zayıf karakterli ve kendine güveni olmayan kimselerdir. Dedikodu boşuna zamanınızı alır, sinirlerinizi bozar ve enerjinizi tüketir. İş hayatına harcayacağınız zamanı ve enerjiyi boşuna israf ettirir. İnsanların takdirini kazanmanın en basit yolu insanlara hak ettikleri şekilde davranmak ve işinize yoğunlaşarak başarılı çalışmalara imza atmaktır.

Her felakette zaferin tohumları ve her zaferde felaketin tohumları gizlidir. Bediüzzaman’ın ifadesi ile “Saadetten felaket ve felaketten de saadet doğabilir.” Başarısızlık ortada bir hatanın var olduğunu gösterir. Bu hata ve yanlış ortaya çıktığı için düzeltilir ve bu yeni bir başarının ilk adımını teşkil eder. Öyle ise her zaman felakete hazırlıklı olun. Nedenlerini araştırın ve karşı atağa geçin. Böylece yeni başarılara ve zaferlere doğru koşmaya başlayabilirsiniz.

İşinizle ilgili yalan söylemeyiniz. Doğruyu konuşamıyorsanız susmayı tercih ediniz. Yalan söylemeye başlarsanız bunun sonunu getiremezsiniz. Doğruyu her zaman söylemek büyük cesaret ister. Yalan söylemeyi alışkanlık haline getirenler her şeyden önce kendilerini de aldatırlar. Yalancı gerçeğe saygı duymayan ve doğrulardan kaçan kişidir. Doğruyu da işine geldiği zaman söyler.
 
Sırrınızı kimseye söylemeyin. Hiç kimsenin sır tutmadığını da aklınızdan çıkarmayın. Basit bir deney yapsanız göreceksiniz ki sır diye birisine söylediğiniz bir söz süpersonik bir hızla kulağınıza gelecektir. Ancak sırları bilgi toplamak için ustaca kullanabilirsiniz.

Sorunları ve çözülmesi imkânsız olan problemleri iş hayatınızın birer parçası olarak görün. İşiniz problem çözmektir. Problemsiz bir hayat hayattan çok ölüme benzer. Mümkün olduğu kadar az hata yapmaya çalışın. Hatalar ders almanın en pahalı yoludur.

İşi çalışanların çıkarlarını ve menfaatlerini takip etme aracı olarak görmelisiniz. İnsanlar kendilerine hiçbir fayda sağlamayan şeyleri neden yapsınlar? Bunun için çalışanların çıkarlarını daima korumalısınız. Siz de onlardan kendiniz ve kurumunuz ile ilgili faydalar elde etmelisiniz. Yoksa o işi neden yapacaksınız? Çalışanlar geleceklerini işlerinin ve iş yerinin başarısında gördükleri sürece işlerine değer verirler. Aksi takdirde bir gün işlerini terk ederler.

 
< Önceki   Sonraki >