Skip to content
Site Tools
Narrow screen resolution Wide screen resolution Auto adjust screen size Increase font size Decrease font size Default font size default color blue color green color
Konumunuz: Ana Sayfa arrow Yazılarım arrow Felsefe arrow BİLGİ FELSEFESİ
Advertisement
BİLGİ FELSEFESİ PDF Yazdır E-posta
Çarşamba, 06 Şubat 2008
Yazı Index
BİLGİ FELSEFESİ
Sayfa 2
Sayfa 3
Sayfa 4
M. Ali KAYA
 
BİLGİ NEDİR?
Bilgi edinme insanın özelliklerindendir. Bilgi tarihi, insanlık tarihi ile başlar Merak ilmin ve bilginin hocasıdır. İnsan, varlığı merak ettikçe bilgi sahibi olmuş, bilgisi arttıkça merakı da artmıştır. Böylece bilginin çoğalması insanın kendisini ve eşyayı tanımasına ve eşyadan istifadesine sebep olmuştur. Ama ne merakı zail olmuş, ne de varlık ve eşya hakkında tam bir bilgiye sahip olmuştur.

 
Bilgi konusunda filozoflar ikiye ayrılırlar. Dogmatikler ve Septikler. Bir inancı savunan ve ön yargı ile kesinliğine inandığı, gerçek olarak kabul ettiği şeyi kabul edenlere dogmatik denmektedir. Her şeye şüphe ile bakanlara ise Septikler denilir.
 

Bilgiyi batılı filozoflar obje ile süje arasındaki ilişkiye dayandığını savunurlar. Yani ortada bir algılanan (obje) ile algılayan (süje) vardır. Bu etkileşimden bilgi ortaya çıkar.
Bu ilişki neticesinde bilgi teorisi ile ilgili olarak birkaç temel akım oluşmuştur.
1- İdealizm: (İdealistler) Akıl ve duygular vasıta ile bilginin oluştuğunu savunurlar. Dünyayı aldatıcı duygularımızla veya akıl yürütmelerle tanırız. Demek ki bunda bir gerçeklik yoktur. Bu bir gölgedir. Asıl varlık bizim algılayamadığımız “idea” lardır. Varlık onların yansımasıdır. Platon böyle düşünürken, Descartes ise gerçek bilginin düşünceyle oluştuğunu ifade eder. “Düşünüyorum, o halde varım” sözü bunun delilidir. Kant buna “fenomen” der. Bundan yola çıkan filozoflar, her şeyin Allah’ın eseri olduğunu, gerçek varlığın ise Allah’ın kendisi olduğu fikrinde birleşmişlerdir. Bu bilgisel yaklaşıma “idealizm” denmektedir.

2- Realizm: (Gerçekçiler) Maddeyi esas alarak (obje) süjeye etkisinin bilgiyi netice verdiğini iddia eden akımdır. Materyalistlerin bilgi felsefesini oluşturur. Tabiat gerçektir. Biz aklımızla gerçek olan alemi keşfederiz. Bilim bu gerçekler üzerine teessüs eder. Gerek matematik, gerekse fizik maddenin gerçekleridir. Hem idealizmi hem de realizmi sentez yapan filozoflar bundan “ideal-gerçekçilik” felsefesini oluşturmuşlardır. Nesnel gerçekten ile ruhsal gerçeklerin örtüştüğü fikrini savunurlar. Materyalistler ruhu ve maneviyatı inkar ederek “maddenin gerçekliği” fikrine sapmışlardır.

3- Septizim: (Şüpheciler) Tabiatta gerçek ve doğru diye bir şeyin olmadığını iddia eden, özellikle metafizikte her hangi bir yargıyı kabul etmeyen felsefi akımdır. Sofistlerden Protagoras ve Gorgias’ın oluşturduğu görüştür. Descartes gerçeği akıl ve bilimde ispat edene kadar geçici olarak şüphe etmenin yararını belirtir. Gerçeğe ulaşmak için geçici şüphenin faydası yadsınamaz.

4- Ampirism: (Deneyciler) Düşünceler ve bilginin yalnız deneyler sonucu oluşturduğu savunan, deneme-yanılma yoluyla gerçeklere ulaşabileceğimizi iddia eden felsefi akımdır. Aristoles deney ile akıl arasında iyi bir ilişkinin olduğunu savunur.

5- Pragmatizm: (Faydacılık) William James, Schiller, J. Dewey doğru bilginin ve doğrusunun ancak uygulamada faydalı olup olması ile tespit etmek gerektiğini savunan görüştür. Dini ve ahlaki prensipler de pratikte faydası varsa doğru sayar. Dine sadece pratikte fayda sağlaması yönü ile doğru kabul ederler.

6- Rasyonalizm: (Akılcılar) Vahye değil akla dayanmayı esas alan felsefi görüş. Amprizme karşı tez çıkmıştır. “Her şey deney ürünü olamaz” demişlerdir. Bilginin ve gerçeğin akıldan doğduğunu, faydadan da doğmadığını savunurlar. (Buna ahlaki rasyonalizm denir.) Bu Pragmatizm karşıtıdır. İman hakikatlerini akla uygun yorumlamasına da Dini Rasyonalizm denir.

7- Pozitivizm: (İsbatiyeclik) Auguste Comte’nin felsefesidir. Bilginin ispat edilebilir gerçeklere dayanması gerektiğini savunur. Toplumların başlangıçta dini inançlar üzerine kurulduğunu, eleştirisel düşünce sonucu Pozitivizm’de birleşeceğini savunur. Bunun için din yerine ilmi koymaya çalışır. Tüm aydınları da bu manevi ve ilmi gücü oluşturmaya davet eder. Pozitivist dinin ilahı insanlıktır. Ahlaki felsefesi de “Başkası için yaşamak” düşüncesi oluşturmaktır.

 
< Önceki   Sonraki >

Asırların Rehberleri: Mücedditler

Hz. İsa ve Günümüz İsevileri

CİHAD

Din, Akıl ve İslam

CUMHURİYETİN MANEVİ TEMELLERİ