Skip to content
Site Tools
Narrow screen resolution Wide screen resolution Auto adjust screen size Increase font size Decrease font size Default font size default color blue color green color
Konumunuz: Ana Sayfa arrow Yazılarım arrow Felsefe arrow DEVLET
Advertisement
DEVLET PDF Yazdır E-posta
Çarşamba, 06 Şubat 2008
Yazı Index
DEVLET
Sayfa 2
Sayfa 3


Devlet Biçimleri

Nasıl bir devlet?
Evvela; devletin anatomisi...
1. Binalar, 2.Görevliler, 3. Kurallar (Kanunlar) 4. Araçlar
Tüm devletler belli davranış kuralları içinde hareket eden, çeşitli binalarda iş gören, türlü araçlar kullanan birtakım insanlardan oluşur.
Tüm bunların temel felsefesi nedir? Nasıl olmalıdır?
Şurası bir gerçektir ki, devlet, çalıştırdığı insanlara belli bir statü verir. Bu İnsanların en üst tepeden en alttaki bir görevliye kadar devlet içinde gücü yokken, sivil toplum içerisinde önemli güce sahiptirler.

Devlet bu maddi öğelerini kaybederse bile, yıkılmaz, yaşayabilir. Bunlar ancak devletin iş ve işlemlerini kolaylaştırmak içindir.
Devletin temel öğesi: Emreden ve itaat edenlerin bulunmasıdır. Bu, amir-memur, padişah-tebaa, devlet-halk arasındaki itaat ilişkisidir.
Diğer meseleler teknik yönüdür.
Önemli olan, devlete yön veren felsefesidir.

Siyasal sistem:
Bu itaati sağlayan ise, siyasal sistemdir. Devlet ise bu siyasi düşüncenin bir parçası ve icra organıdır.
Siyasal sistemin öğleleri:
1- Devlet,
2- Siyasi partiler ve baskı grupları,
3- Bunları işleten fikirler,
4- Yasalar...

Siyasal sistemde soyutlanan devlet, bir iskeletten ibarettir. Siyasi fikirler fertlere aittir. Fikir üretimi filozofların işidir. Devlet bunların konu ve fikirlerini ele alır ama, ideolojik olamaz! Olursa, artık o devlet baskıcı bir devlet olmaya mahkumdur.
Bunun için devlete inkılap eden ve etki altına alan siyasal sistemler, halka huzur ve refah sağlayamamışlardır. Bunlar,
Kapitalizm, (Liberalizm)
Sosyalizm, vs.
Devlette asıl olan hukuktur.

Hukukun üstünlüğünü esas alan parlamenter demokrasi, ancak çoğunluğun rızasına dayanır. Bu da diğer siyasi görüş sahiplerini memnun edemez. “Saadet ya herkese, veya eksere olmalı...” Bediüzzaman

Sonuç: (Devletin Geleceği)
Yapılar, kullanıldığı sürece işlev görürler. Bu ise yapıyı tanımaya bağlıdır.
Görevliler vazife şuuru içinde olmalı. Bu ise, görevin kutsallığını bilmeye bağlıdır. Kurallar, bilindiği ölçüde müessir olurlar. Ve araçlar kullanıldığı, işlevi bilindiği ve kullanım imkanı oldukça faydalı neticelere sebep olurlar.
Tüm bunlar kutsal bir kaynaktan beslenmedikçe faydalı olamazlar. Çünkü ferdi harekete geçiren ya sevgidir, ya korkudur, veyahut da idealleridir, kutsal bir kaynaktır.
Bu temel esas üzerine “Demokratik Hukuk Devleti” oturtturulabilir. Bu, tam bir cumhuriyettir. “hürriyetin en geniş şeklini” temin eder. İsim ve resimden ibaret kalmaz. Ve toplumu geliştirme aşamalarından beşincisi olan “malikiyet ve serbestiyet” devrinin insanlarını memnun edebilir.

Çünkü günümüzde her türlü baskı rejimi çökmüştür. Sosyalizm de, kapitalizm de...
Birincisi “halk için halka rağmen” der, baskı uygular, diğeri ise “halkın rahatı” der, kendisini güçlendirir ve “devleti güçlendirme”
adı altında kendi statülerini daha güçlü kılmayı amaçlar.

Halkı üretime zorlayan ve itaata teşvik edip tüketimi arttırmayı hedefleyen ve insanı “düşünen hayvan, sosyal hayvan” gören, “ekonomik insan” kabul eden felsefeler iflas etmiştir.
Artık insan birey olarak “insan” olmalı ve insana layık yaşamalıdır.
Öyle ise, “insana değer veren devlet yapıları” ön plana çıkmalıdır. Bu, baskıcı olmayan devlet demektir. İnsana, insan olduğu için saygı duyan devlet demektir. İnsani değerlere önem veren devlet demektir.
Bu, marksist düşüncenin akside devleti ortadan kaldıran sınıfsız bir dünya düzeni değil, insana değer veren ve devleti insan hizmetine sokan “Temel Hak ve Hürriyetlerin Savunucusu bir Hukuk Devleti”dir.


Etiketler:  Devlet Devlet Felsefesi Adalet Hukuk Siyaset İktidar Hukuk Devleti Devletin Görevleri


 
< Önceki   Sonraki >
ADALET
HUKUK
DEVLET
SIYASET
İKTIDAR
HUKUK DEVLETI
DEVLET FELSEFESI
DEVLETIN GöREVLERI