| DEVLET |
|
|
|
| Çarşamba, 06 Şubat 2008 | |||||
Sayfa 1 Toplam: 3 M. Ali KAYA
“Devletin varlık sebebi; adalet ve siyasettir.![]() Amacı; üyelerinin korunması ve refahıdır...” Bu gün, devletin her zamankinden daha gelişmiş olduğu bir dönemdir. Tarihte hiçbir zaman devletin bu derece müesseseleştiği, insan hayatına her yönüyle karıştığı görülmemiştir.
Devletin teknik işleyişi, kurumsallaşması, yapısal ve işlevsel özelliklerinin ortaya konması, büyük bir ihtiyaç haline gelmiştir. Anarşist ve Marksist görüşe göre devlet çok kötü bir şey... Onun için, devleti ortadan kaldırmayı amaçlamışlardır. Onlara göre, özgürlüklerin önünde en büyük engel devlettir. Ama ne var ki, devleti ortadan kaldırmış hiçbir anarşist akım yoktur. Devlet; -iktidarda kim olursa olsun- her yerde gücünü göstermiştir. Liberaller de devleti pek çok özgürlüklerin önünde bir engel olarak görürler. Muhafazakarların da devletin katı tutumlarını onayladığı söylenemez. Sosyal demokratlar ise, devleti sosyal bir devlet haline getirme çabası güderler. Devlete devlet olarak değer veren tek siyasi akım ise Faşizmdir. Kapitalizmin taşkın gelişmesini, liberal devletin kurulması önlemiştir. Bunun sebebi, tekelci kapitalizmin ortaya çıkışı ve işçi sınıfının gelişmesidir. Ancak tasavvur edilebilecek ve kurulmuş hiçbir devlet biçimi, yeni dünyanın ihtiyaçlarını karşılayacak yetenekte değildir. Dünya yeni gelişmelere gebe... Öyle ise “devlet” konusuna temelden eğilmek lazımdır. Devlet nedir? Devlete niçin ihtiyaç vardır? Devlet nasıl olmalıdır? Bu meseleleri halletmeliyiz, sorulara çoğunluğa uygun cevaplar vermeliyiz. Çağımızda Marksist devlet sistemleri çökmüş, kapitalist ve liberal devlet sistemleri de topluma huzur ve sükun getirmemişlerdir. Bireyin temel hak ve hürriyetlerinin ön plana çıktığı günümüzde, devletin de yeniden yapılanması, devletin idari sistemi olan demokrasinin, “hukuk devleti”nin yeniden yeni prensipler üzerine oturtulması ve izah edilmesi gerekir. Devletin temel fıtri varlığı ve görevi ile işlevinin ortaya çıkması gerekir. Hayat-ı içtimaiyenin işleyişini temin eden ve ferdî gayrettir. Şahs-ı manevinin motorunu teşkil eden enerji, aslında ferdî enerjiden başka bir şey değildir. Fertlerin oluşturduğu ilişkiler ağı ve buna bağlı olarak ortaya çıkan roller, içtimai yapıları meydana getirirler. Bu ihtiyaçlardan doğan ve toplumun işleyişini sağlayan temel dinamiklerdir. İhtiyaçlar, fonksiyonları, onlar da toplumsal eylemleri meydana getirirler. Bu ihtiyaçtan kaynaklanan ilişkileri doğuran ise, yardımlaşma kanunudur. Hayat bu yardımlaşmanın neticesi olduğu gibi, hayat-ı içtimaiye böyle bir yardımlaşma neticesi ortaya çıkar. Böylece İktisadi-İdari-İlmi-Ahlaki müesseseler oluşur. Böylece felsefe, iktisat ve siyaset ortaya çıkmıştır. Toplumda zengin-fakir ve idare eden-idare edilen olmak üzere iki yapı oluşmuştur. Devlet, üst yapının ürünüdür. Altyapının isteklerine göre şekillenir veya üstyapıdakilerin emirleri doğrultusunda şekil alıp altyapıyı örgütler, idare eder. Ve tarihi insanların kendileri yazarlar. Altyapının davranışlarını sadece ekonomik işlemler ve ihtiyaçlar değil, tüm insani ihtiyaçlar belirler. Bu da üstyapıyı etkiler. Ve öyle olması gerekir. Temel belirleyici nedir? Din!... ve İdeoloji... Devletin Görevleri Kişi ne yaparsa odur ve... Devletin yaptığı her işe “siyaset” denir. Siyaset de İbn-i Kayyum el-Cevzi’ye göre “İnsanları hayra ve hidayete ulaştırmak, fesattan kurtarmak için takip edilecek en güzel yollar ve usullerdir. Bu da teknik bir meseledir. Her bilim adamı bir tanımla işe başlamak zorundadır. Dolayısıyla siyaset de, devlet de iyi, sağlam ve doğru bir tanıma muhtaçtır. Siyaset: Farklı şekil ve yapıdaki toplumu belli bir amaç etrafında bir araya getirip, birlik ve beraberlik içinde ortak bir amaca yönlendirmektir. Siyasetin birinci görevi, “toplumun ortak çıkarlarına hizmet”tir. İkinci görevi, “egemen güçlerin halk üzerindeki istibdadını önlemek, fertlerin temel hak ve özgürlüklerinin kullanımını temin etmektir.” Devletin vazifesi: 1- Fertlerin haklarını aramak, (Hukuku korumak) 2- Can,mal, din, akıl ve namusu muhafaza, 3- Adaletin temini, 4- Mesaileri tanzim, emniyeti tesis, teavünü teshil etmektir. Devlet görevlerini yerine getirmek için toplum hayatının her yanına girer, üretimde, yönetimde, yapıda, savunmada, eğitimde, yardımlaşmada... Ancak devlet bir tüzel kişiliktir. Devleti şekillendiren halktır. Halkın kültür, örfü, ideolojisi ve dini, devleti şekillendirir, yönlendirir. Devlet ırkçı da olmamalıdır, olamaz. Devlet ülkedeki ırklara, dinlere, mezheplere eşit mesafede olmalıdır. Ta ki adalet yapılabilsin. Yoksa devlet adil olmaz. Devlet, müesseseler bütünüdür. Toplum içinden çıkmıştır; ama toplumdan ayrıdır. Amacı adalettir, topluma hizmet için vardır ve siyasetle iş görür. Toplumu yönlendirmesiyle yönünü tayin eder, halkın isteğine göre şekillenir. Ve devlet, herkesin devleti olmalıdır. Devletin yaptığı işe siyaset denir, ama; siyaset devletten öncedir. |
|||||
| < Önceki | Sonraki > |
|---|