| EPİKTETOS'UN KONUŞAMALAR-DÜŞÜNCELERİ |
|
|
|
| Çarşamba, 06 Şubat 2008 | |||||
Sayfa 1 Toplam: 3 M. Ali KAYA
FELSEFESİ:“Katlan! Mahrum ol!” Yani ıstıraba ve tutkuya meydan vermeden her şeye katlan. Görülen hareketleri ve şeyleri boş say. Bunları yapma. Bu güzel ahlakı alçak gönüllülükle, susamak öğünmeden yap. “Felsefe ile uğraşıyorum”
Her ne için olursa olsun, “onu kaybettim” deme. Ama, “onu geri verdim” de. Çocuğun mu öldü, “Onu geri verdim” karın mı öldü, “onu geri verdim”. Tarlan mı elinden alındı, “onu geri verdim” de. Daima mutlu olmaya çalış... Hatırla ki, -der- uzun ya da kısa bir piyeste rejisörün sana verdiği rolü oynayacak bir aktörsün. Senin bir dilenci rolünü oynamanı istiyorsa, elinden geldiği kadar iyi oynamak gerekir. İlahi bilgi: Zeka-düzen ve akıldır. Der ki: Olayların dilediğin şekilde gelmesini bekleme. Nasıl geliyorsa, öyle gelmesini iste. Böylece her vakit mutlu olursun. Der ki: Başıma gelenleri benimsiyorum ve seviyorum. Çünkü Allah’ın benim için istediği şeyler, benim istediklerimden daha iyidir. Onu sana verenin yine geri almasının ne önemi var? Onu sende bıraktığı sürece yolcuların otelden faydalandığı gibi, senin olan bir şey değilmiş gibi faydalan. (Kazanın bir kepçesi gibi, veya bir veznedar gibi kendini gör.) Dünya bir konaktır. Ve hayat bir şölenden ibarettir. Unutma ki, hayatta bir şölende imişsin gibi davranman gerekir. Bir yemek tabağı sana kadar geldi mi, elini kibarca uzatarak, kibarca bir parça al. Önünden kaldırıyorlar mı, ille de almak isteme. Daha önüne gelmedi mi, isteklerin uzaklara gitmesin. Tabağın kendi yanına gelmesini bekle. Çocuklarına, karına ve malına karşı böyle davran. Not: Mutluluk, iman, tevekkül ve kadere iman ile, kazaya rıza ile olur. Epiktetos da, bunu yapar, bunu telkin eder. (M. Ali Kaya) DÜŞÜNCELERİ: 1- Dünyada olup bitenlerin bir kısmı, elimizdedir. Bir kısmı ise elimizde değildir. Elimizde olanlar, düşüncelerimiz, yaşayışımız, isteklerimiz, eğilimlerimiz, bir kelime ile bütün davranışlarımızdır. Elimde olmayanlar, mal, şöhret, yüksek görev gibi şeylerdir. Senin olanı benimser ve başkasının olanı başkasının iradesinde sayarsan, o zaman kimse sana istemediğini yaptıramadığı gibi, istediğini de yapmaya engel olamaz. Dolayısıyla, kimseden sızlanmaz, kimseyi suçlandırmaz ve istemeden hiçbir işi yapmaya zorlanmazsın. Kimse sana bir kötülük edemez. Düşmanın olmaz. Başına zararlı bir şey de gelmez. 2- Bir işi yapacağın zaman, yapacağın işin ne olduğunu iyice düşün. 3- İnsanları üzen eşya ve olaylar değil; ama bunlar yolu ile edindikleri düşüncelerdir. Mesela, ölüm bir yıkım değildir, asıl yıkım, ölümü bir yıkım olarak düşünmektir. 4- Başına gelen felaketlerden başkasını suçlamak bilgisizin yapacağı iştir. 5- hayatında olup biten şeylerin, dilediğin şekilde olmasını isteme, nasıl oluyorsa, öyle olmasını iste. Böylece her zaman mutlu olursun. 6- Hastalık, beden için bir engeldir. Ama irade cılız olmadıkça engel değildir. 7- Bilgiç geçinmekten sakın. (Başkasının öyle bilmesinden sakın) 8- Hayatta bir misafir gibi (misafirlikte gibi) davranmalısın. 9- Yenmesi elinde olmayan bir savaşa girmezsen, yenilemezsin. 10- Ölüm, her vakit gözünün önünde olsun. O zaman, bayağı kaygılara düşmezsin ve hiçbir şeyi coşkunlukla istemezsin. 11- Birine yaranmak için dış eşyaya bağlanmazsan, bil ki diğerinden düşmüşsündür. 12- Filozof mu olmak istiyorsun? Hemen alaya alınmaya hazır ol. Sonra iyi ve güzel görünen düşünceye sımsıkı bağlan. Ve unutma ki, dayanırsan, önceleri seninle alay edenler, sonra imreneceklerdir. Eğer alaylarına önem verirsen, iki kat gülünç olursun. 13- İşleri neticelerine göre değerlenir. Arkasından neyin geleceğini tasarlamadığın şeye teşebbüs etme. 14- Olimpiyat yarışlarında birinci olayı elbette istersin. Doğrusu ben de isterim. Çünkü çok övünülecek bir şeydir. Ama ilkin bu işin önünde ve sonunda olanları düşün. Bu incelemeden sonra yarışmaya girebilirsin. Önce bir düzene girmek, istemeden yemek, zevki okşayan her şeyden uzaklaşmak, sıcak-soğuk demeden belli saatlerde jimnastik yapmak, jimnastik hocasına, doktora teslim olduğun gibi teslim olmalısın. Sonra yarışa girebilirsin. 15- Dostum! İlkin yapacağın işin niteliğini anlamaya çalış. Sonra bu yükü taşıyacak kadar güçlü olup olmadığını anlamak için karakterini incele... 16- Şimdiden sonra kendine yalnızken de olsa, başkası ile birlikte de olsan hiç değişmeyecek bir karakter ve her vakit boyun eğeceğin moral kurallarını bul. 17- Olabildiğin kadar sus, ya da kaçınılmaz sözleri söyle ve az kelimeyle söyle. 18- Evinden dışarıda yemek yeme ve olabildiği kadarıyla ziyafetlerden kaçınmaya çalış. Böyle ziyaretlerde de ayak takımı gibi davranma. 19- Bedeninin ihtiyaçlarını karşıladığın gibi, ruhun ihtiyaçlarını da karşıla. 20- Evlenmeden önce seks zevklerine karşı perhizkar ol. Böyle zevklere girme. 21- Bazı kimselerin hikayelerini dinleme ve eserlerini de dinlemeye gitme. 22- Tuhaflık yapmamaya dikkat et. Başkalarının sana saygısı azalır. 23- Nefsinin seni kandırmaya çalıştığı zaman, sen onu yenmekle daha büyük zevke ulaş. 24- Gücünü aşan rolü üzerine alırsan, bu rolü oynamayacağın gibi, yapabileceğin rolü de bırakmış olursun. 25- Kadınlar genç iken kocalarının metresi sayılırlar. Onlar kocalarına sağladıkları zevk için kendilerine değer verdiklerini sanarak, hoşa gitmek için süslenmek isterler ve bütün ümitlerini süse bağlarlar. Bu yüzden yalnız içlerindeki kültür, namus, alçakgönüllülük oranında saygı göreceklerini anlatmak kadar hiçbir şey faydalı değildir. 26- Her şeyin iki kulpu vardır. İyi-kötü. Sen, iyi yönünden tut. Bir kimsenin sana yaptığı kötülük yönünden, onu tutmak, iyilik yönünden bulup tutmaya bak. 27- Bir kimsenin aşırı hareketlerine, sebebini iyice bilmeden ilişme. 28 Kültürsüz kimselerin önünde derin ve önemi problemler açılırsa sus. Çünkü henüz sindiremediğini açıklamada büyük tehlike vardır. Halka, davranışlarınla konuş. Sana “kültürsüzsün, bilmiyorsun” diyenlere kızma. |
|||||
| < Önceki | Sonraki > |
|---|