| İlim Nuru ve Tezahürü |
|
|
|
| Çarşamba, 06 Nisan 2011 | |
|
İmam-ı Şafi (ra) hocasının kendisine “İlim nurdur. Bu nur Allah’a isyan edenlerin kalbinde yer etmez” dediğini nakleder. Bediüzzaman Said Nursi hazretleri “Vicdanın ziyası din ilimleri, aklın nuru fen ilimleridir. İkisinin imtizacı ile hakikat tecelli eder. İftirak ettikleri vakit birincisinden taassup, ikincisinden hile ve şüphe tevellüt eder” (Münâzarat, 127) buyurmuştur. Dolayısıyla ilim nurdur ve bütün ilimler, hakikatler Allah’ın ilminden aksettiği için nurdur ve gerek fenni gerekse dini ilimler sonuçta aklı ve kalbi aydınlatmakta ve vicdanı ışıklandırmaktadır. İnsanlar ilimle ancak eşyanın mahiyetini ve hakikatini kavrayarak onlardan istifade etmektedirler. Bediüzzaman Said Nursi hazretleri Allah’ın “İlim Sıfatı” ile ilgili olarak şu bilgileri verir. “Şu kâinatta görünen ef'al ile tasarruf edip icad eden Sâni'in, bir muhit ilmi var. Ve o ilim, onun zâtının hâssa-i lâzıme-i zaruriyesidir, infikaki muhaldir. Nasılki Güneş'in zâtı bulunup ziyası bulunmamak kabil değil; öyle de binler derece ondan ziyade kabil değildir ki, şu muntazam mevcudatı icad eden zâtın ilmi ondan infikak etsin. Şu ilm-i muhit, o zâta lâzım olduğu gibi, taalluk cihetiyle herşey'e dahi lâzımdır. Yani, hiçbir şey ondan gizlenmesi kabil değildir. Perdesiz, Güneş'e karşı zemin yüzündeki eşya, Güneş'i görmemesi kabil olmadığı gibi; o Alîm-i Zülcelal'in nur-u ilmine karşı eşyanın gizlenmesi, bin derece daha gayr-ı kabildir, muhaldir. Çünki huzur var. Yani herşey daire-i nazarındadır ve mukabildir ve daire-i şuhudundadır ve herşey'e nüfuzu var. Şu camid Güneş, şu âciz insan, şu şuursuz röntgen şuaı gibi zînurlar; hâdis, nâkıs ve ârızî oldukları halde, onların nurları, mukabilindeki her şey'i görüp nüfuz ederlerse; elbette vâcib ve muhit ve zâtî olan nur-u ilm-i ezelîden hiçbir şey gizlenemez ve haricinde kalamaz. Şu hakikata işaret eden kâinatın hadd ü hesaba gelmez alâmetleri, âyetleri vardır.” (Mektubat, 2004, s.409-410) İlim Allah’ın subûtî sıfatlarından olduğu için her şeye şumulü vardır. Aynen hayat ve nur gibi her şeyin mahiyetini ve hakikatini aydınlatmakta ve nurlandırmaktadır. Bu nedenle ilim öğrenmek kadın erkek bütün Müslümanlara farzdır. (İbn-i Mâce, Mukaddime, 17) Kullar içinde Allah’tan ancak âlimler korkar. (Fatır, 35:28) Allah ilim sahiplerini yüceltir. (Mücadele, 58:15) Peygamberimiz (sav) buyurdular: “İlim tahsil etmek maksadıyla bir yola giden kimseye Allah Teâlâ Cennet yollarından açar. Melekler, ilim ve tahsil edene karşı memnuniyetleri ve tevazuları sebebiyle kanatlarını yere sererler. Göklerde ve yerde olan her şey, hatta su içindeki balıklar, âlim için Allah'tan rahmet diler. Âlimin, bilmeden ibadet eden kimseye üstünlüğü, on dördündeki ayın, görünen diğer yıldızlara üstünlüğü gibidir. Âlimler peygamberlerin varisleridir. Peygamberler ne altın ne de gümüş bırakmışlardır, onlar miras olarak sadece ilmi bırakmışlardır. Kim ilmi almışsa büyük ve değerli bir şey almış demektir." (Ebû Davud, İlim, 1) Etiketler: ilim İlim Nuru İlim nurdur Vicdanın ziyası Aklın Nuru Din İlimleri Fen İlimleri İlim Öğrenmek |
| < Önceki | Sonraki > |
|---|