Skip to content
Site Tools
Narrow screen resolution Wide screen resolution Auto adjust screen size Increase font size Decrease font size Default font size default color blue color green color
Konumunuz: Ana Sayfa arrow Felsefe arrow KONFİÇYÜS'ÜN KONUŞMALARI
Advertisement
KONFİÇYÜS'ÜN KONUŞMALARI PDF Yazdır E-posta
Çarşamba, 06 Şubat 2008
Yazı Index
KONFİÇYÜS'ÜN KONUŞMALARI
Sayfa 2
Sayfa 3
Sayfa 4


10. Bölüm:
Üstün insan, delikanlılık çağında şehveti, kuvvetlendiği zaman öfkeyi, ihtiyarladığı zaman aç gözlülüğü önler.

İyiye erişemeyecekmiş gibi bak. Kötüyü, sanki eline kaynar suya sokuyormuş gibi düşün.

Üstün insanın dokuz düşüncesi:
1. Gözlerinin iyi görmesi,
2. Kulaklarının iyi duyması,
3. Yüzünün yumuşak olması,
4. Davranışlarında saygılı olması,
5. Konuşmalarında samimi olması,
6. İşlerinde dikkatli olması,
7. Şüphelendiği zaman başkalarını sorguya çekmesi,
8. Kızdığı zaman güçlükleri,
9. Kazandığı zaman doğruluğu düşünmeli.

İnsanlar, yaratılışta aynıdır, fakat iş başında birbirinden uzaklaşırlar.

“Mükemmel erdem nedir?”
“Beş şeyi her şeye uygulayabilme yeteneğine “mükemmel erdem” denir.
Bunlar: Ağır başlılık, cömertlik, samimiyet, doğruluk, nezakettir”

 Ağırbaşlı isen, saygısızlık görmezsin.
 Cömert isen, her şeyi elde edersin.
 Samimi isen halk sana güvenir.
 Doğru isen, çok şeyi başarırsın.
 Nazik isen, başkalarını hizmetinde kullanırsın.

10. Bölüm:
Yolda giderken duyduklarımızı anlatmak erdemimizi ziyan etmek demektir.

Öğrenmeye karşı sevgi beslemeden iyilik yapmaktan hoşlanmak, insanı basitliğe götürür.
Öğrenme sevgisi olmadan bir şeyi anlamaya çalışmak, insanı karışıklığa götürür.
Öğrenme sevgisi olmadan doğruluğu istemek, insanı serkeşliğe götürür.
Öğrenme sevgisi olmadan metin olmayı istemek, insanı gereksiz işleri yapmaya sevk eder.

Bütün gün kafasını iyi işler üzerinde çalıştırmayıp, ta sadece yemeyi düşünen bir kimse ile anlaşmak güçtür.

Üstün insan, doğru olmayıp cesur ise, o asi demektir. Küçük insan doğru olmayıp cesur olursa, o hırsız demektir.

Üstün insan akrabalarını ihmal etmez.

Bilgin, tehlikeyi gördüğü zaman, hayatını fedaya hazırdır. Kazançla karşı karşıya geldiği zaman doğruluğu düşünür. Hayatını feda ederken, düşüncelerinde ciddidir.

Gün geçtikçe neyi bilmediğimizi anlarsak, aylar geçtikçe neyi kazandığımızı unutmazsak, “öğrenmeyi gerçekten seviyoruz” demektir.

Geniş bilgi sahibi olmak, sağlam ve samimi bir amacı olmak, ciddi olarak araştırma yapmak, derin derin düşünmek... İşte erdem bunun içindedir.

Küçük insan, yanlışları örtmeye çalışır.

Üstün insan, itimadını kazandıktan sonra halkını çalıştırır.
Üstün insani uzakta bulununca ciddi, yakınlaşınca yumuşak görünür. Konuştuğu zaman sözleri ikna edicidir.
Üstün insanların yanlışları, ay ve güneş tutulmaları gibidir.

11. Bölüm:
Bir memur, görevini yaptıktan sonra, öğrenmeye çalışmalıdır. Bir öğrenci de öğrenimini tamamladıktan sonra, bir memur olmaya çalışmalıdır.

Chou:
İyilikseverliği ile herkesi kazandı. Samimi oluşu ile herkesi inandırdı. Ciddi çalışması ile başarısı büyük oldu. Ve, adaletinden herkes memnun oldu.

Tzu-Cahng, Konfüçyüs’e sordu:
“Hükümeti iyi bir şekilde yönetmek için iktidarda olan ne yapmalıdır?”
Üstad cevap verdi:
“Beş üstün şeye değer verirse ve dört kötü şeyden uzaklaşırsa...” Bunlar:
1- Aşırı harcama yapmadan faydalı olabilirse,
2- Halka pişmanlık getirmeyecek görevler verirse,
3- Açgözlülük etmeden istediğini alabilirse,
4- Gururlu olmadan itibar kazanabilirse,
5- Korkunç olmadan yüce olabilirse...

İktidarda olan kimse, halkı için faydalı olan şeyi yapar ve halk bundan faydalanırsa, bu, aşırı derecede harcama yapmadan başarılı olmak değil midir?
İyi işçiler seçer ve bunları çalıştırırsa, bundan kim şikayet eder?
İstekleri, hükümetin iyiliği için olursa, bundan onu açgözlü olmakla kim suçlayabilir?
Halkı -az olsun, çok olsun- ona saygısızlık göstermeye cesaret edebilir mi? Bu, gururlu olmaksızın itibar kazanmak değil midir?
Elbise ve şapkasını kendine uygun seçerse ve bakışları da ciddi olursa, o, bu şekilde de saygı görür. Bu, korkunç olmadan yüce olmak değil midir?
4 Kötü şey:
Halkı öğretmeden onları ölüme sevk ederse, buna zulüm denir. Onları haberdar etmeden ani olarak iş yüklemek; buna baskı denir. Acele olmayan buyruklar çıkarıp, sonra bunları hemen uygulamaya koymak; buna gaddarlık denir. Genel olarak insanlara bir şey verirken veya onları mükafatlandırırken hasis davranmak; buna yersiz davranış denir...

1- Göğün buyruklarını bilmeden “büyük ve üstün insan” olmak mümkün değildir.
2- Toplum kuralları bilinmeden karaktere sahip olunmaz.
3- Konuşmasını bilmeden, insanları tanımak mümkün değildir.

Sonsöz:
Niyet çok mühimdir.
Bir insan büyük adam olmak için çalışsa ve Allah rızasını esas almazsa, “sünnete ve farza uymazsa”, bütün gayreti heba olur. Yalnız geçici dünyaya ait kalır.
Şayet Emr-i İlahi ve Sünnet-i Nebevi’ye uysa, ibadet ve Rıza-i İlahi’yi kastetse, o zaman her dakikası ahiret hesabına geçer, ibadet olur.
Bu esasta dikkat lazımdır.
Niyet-nazar mühimdir.
M. Ali KAYA
Etiketler:  Konfiçyüs Lün Yu Konuşmalar Bilgin Etik Üstün İnsan Bilgi Eğitim İdarecilik


 
< Önceki   Sonraki >
EğITIM
İDARECILIK
BILGIN
BILGI
KONUşMALAR
ETIK