Skip to content
Site Tools
Narrow screen resolution Wide screen resolution Auto adjust screen size Increase font size Decrease font size Default font size default color blue color green color
Konumunuz: Ana Sayfa arrow Yazılarım arrow Felsefe arrow Kuranda İstidlal
Advertisement
Kuranda İstidlal PDF Yazdır E-posta
Cumartesi, 12 Aralık 2009

M. Ali KAYA
İstidlal, delillendirme demektir. Bir mantık terimi olup birden çok önermelerle akıl yürüterek sağlıklı ve doğru çıkarımlar ve sonuçlar elde etmek anlamına gelir.
İlm-i kelâmda istidlal “bir hükmün ve kavramın” doğru ve yanlışlığını ispat etmek için zihnin yaptığı faaliyete denmektedir. Dinde bir delilden kaynaklanmayan ve delile dayanmayan bir bilginin gerçeklik değeri yoktur. Bir delilden ve bir emareden kaynaklanmayan bilgiler vehim ve hayalden öte bir anlam ifade etmez.

Delil, lügatte yol gösterme, rehberlik etme anlamına gelir. İstidlal ise bir önermeyi ispat etmek için deliller arama ve iddiayı ispat etme ve sonuçlandırma anlamına gelir. Daha öne doğruluğu bilinen bir hükümden hareketle bilinmeyeni ispat etme anlamını da içerir. Buna mantık dilinde “kıyas” adı verilir. Dumanın ateşe delaletine tikelden/cüzden tümele/genele delalet olup “delil-i inni” ateşin dumana delaleti ise tümelden/genelden tikele/cüz’e delalet olup buna da “delil-i limmi” denir.


İstidlal kelimesi Kur’ân-ı Kerimde geçmemekle beraber “delil” yani “akıl yürütme” anlamında “dele” kelimesi (Sebe, 34:14) geçmektedir. İstidlale yakın manalarda “tedebbür, tekebbür, taakkul, tefekkür” gibi kelimeler çok sık kullanılmıştır. Kur’ân-ı Kerim “sultan, beyine, burhan, hüccet” gibi kelimelerle delillere verdiği önemi göstermiştir. Delile dayanmayan, zan ve tahmine dayanan bilgilerin bir değerinin olmadığını açıkça ifade eder. (Necm, 53:28)

Kur’ân-ı Kerimde çeşitli istidlal metotları kullanılmıştır. Bunların başında “deney-gözlem” ve “Kıyas” metodu gelir. Basitten mürekkebe ve bilinenden bilinmeyene, görülenden yola çıkarak görülmeyene kıyas yolunu takip ederek davasını ispat eder. Hz. İbrahim’in (as) putları kırarak sonra bunu en büyük putun yaptığını ifade etmesi sonra da “hayatı, ilmi, iradesi ve kudreti olmayana ibadet edilemeyeceğini” ifade etmesi “Denet ve Gözlem” metoduna delildir. (Enbiya, 21:58-67) İkincisine misal “Allah’ın rahmet eserlerine bir bakın, nasıl yeryüzünü ölümünden sonra tekrar diriltiyor. Sizin öldükten sonra diriltilmeniz de böyledir. Allah her şeye kadirdir” (Rum, 30:50) ayetidir. Bu neviden çok ayetler vardır.

Kur’ân-ı Kerimin bir başka istidlal metodu da iki zıt düşünceyi karşılaştırmak ve doğru, akla mantığa uygun olanı ispat etmektir. “Cennet mi hayırlıdır yoksa cehennem mi?” (Furkan, 25:15) “Allah mı daha hayırlıdır, Allah’a şirk koştuklarınız mı daha hayırlıdır?” (En’am, 6:81)

Fıkıhta istidlal kitap ve sünnetten yani nasslardan delil getirmektir. İddiayı ayete ve hadise dayandırdığı zaman davasını delillendirmiş olur. Usulcülere göre fıkhî deliller kitap, sünnet, icma, kıyas, örf, istihsan, istishab ve mesalih gibi aslî ve fer’î delillerle ahkâmı istinbat etmektir.

İslam felsefesi olan ilm-i kelamda istidlal aklî ve naklî delillerle itikada ait hususları ispat etmektir. Aklı ön plana alan Mutezile ve işrakîyyun ile ehl-i sünnet ulemasına göre istidlal “akıl yürüterek hüküm vermek” demektir. Kelamcılara göre ilmî ve aklî delilleri kullanmak, şahidi gaibe kıyas etmek ve mantığın delillerini kullanmak tarzındadır. Bunlar da “hissiyat, bedihiyat, mütevatirat, sem’îyat ve kıyas” şeklindedir.

İslam bilginlerine göre ma’kulatı akıl ile, mahsusatı da hislerimizle anladığımız ve kabul ettiğimiz gibi, manevi ve uhrevi âlemlere ait hususları da dünyevi ve meşhudumuz olan şeylerle kıyas yolu ile delillendirerek kabul ederiz. Yüce Allah Kur’ân-ı Kerimde bu nevi istidlâli çok istimal etmiştir.  

Etiketler:  Delil İstidlal İlm-i kelam Fıkıh Delil-i İnni Delil-i Limmi Kıyas Deney Gözlem Akıl Yürütme
 
< Önceki   Sonraki >