| PLATON / EFLATUN |
|
|
|
| Perşembe, 19 Şubat 2009 | ||||
Sayfa 2 Toplam: 2 3. İdealar Teorisi: Platonun idealist düşüncesinde iki dünya vardır. Birincisi duyularımızla algıladığımız görünen dünyadır. Bu görünen dünyada, yâni âlem-i şahadette değişim ve dönüşümler yaşanır. Bu değişen gelip geçen fani dünyadır. Bu dünyanın arkasına takılmanın ve bunu gerçek sanmanın pek önemi yoktur. Çünkü her şey devamlı değişim içindedir, dolayısıyla buna ait bilgiler de geçicidir. İkincisi ise, kavranan ve akıl ile algılanan gerçek dünyadır. Geçici dünyadaki kötü olmayan her şeyin değişmeyen sabit bir gerçekliği vardır ki bu idealar dünyasında vardır. “Kötülüğün ideası yoksa varlığının sebebi nedir?” sorusuna da “bunların sabit bir gerçekliği olmayıp hazları meydana getiren insan bedenidir” şeklinde cevap verir. Yeme, içme, cinsel arzular ruhun beden, yani nefis ile ortak olarak oluşturduğu hazlar olduğunu ve bunun da geçici olduğunu ifade eder. Kötülüğün bir gerçekliği ve ideası olmuş olsaydı o zaman kötülüğün değişmez/değiştirilemez ve ortadan kaldırılamaz olduğunu savunmak demektir. Bu sebepledir ki bütün dinlerde ve kutsal kitaplarda “iyilik Allah’tan, kötülük ise nefisten kaynaklanır” denilmiştir. Bundan anlaşılmaktadır ki, kötülük ilâhî olmayıp, fıtratın ve yaratılışın bozulmasından kaynaklanmaktadır. Gerçek dünyada yer alan ve akıl ile kavranan idealar hiyerarşik bir yapı içinde yerini alır. En üstte “iyilik ideası” vardır. Duyu organlarımızla algılanmayan bu dünyayı kavramanın ve anlamanın tek yolu akıl yürütme ile doğru düşünmedir; yani felsefe yapmaktır. Buna göre, âdil insanın arkasında “Adalet” ideası, güzel nesnelerin arkasında da “Güzellik ideası” vardır. Aynı şekilde bütün iyiliklerin arkasında bir “Rahmet ideası” ve doğru bilgilerin arkasında ise bir “Hikmet İdesı” olmalıdır ki onların yansıması ile bilgi ve hikmet, şefkat ve merhamet meydana gelsin. Platon’a göre idealar dünyası olmadan ve her şeyin bir hakikati olmadan onların yansımaları olan bu dünyada gelişme ve değişme mümkün olmaz. Yaratıcının yarattığı görünen varlıklar ya fıtratlarının gereği olarak idealar dünyasına göre kemale erer veya bozularak kötülüğü meydana getirirler. Kavramlar ideaların varlığının en büyük kanıtıdır. Çünkü insandan bahsetmeden önce bir “İnsanlık” kavramı olduğu gibi, örneğin “elma” dediğimiz zaman, tek tek elmalardan değil, bir “elma kavramından” söz ederiz. Bu kavramlar olmadan düşüncelerimiz bile teşekkül etmez, nerede kaldı ki idealar olmadan varlıklar olsun. İnsan ruhunun tekâmülü, aklın ideaları anlaması ve onların gerçekliğine göre davranması ile mümkün olabilir. Gerçek bilgi ve hikmet de bu şekilde ortaya çıkar. Platonun anlatmaya çalıştığı şey aslında Bediüzzaman’ın “Her şeyin hakikati Esma-i İlâhiye’ye dayanır ve bu sayede o şey hakikat olur” ifadeleri ile açıkladığı husustur. 4. Sanat Anlayışı: Platon sanata ve sanatçıya mesafeli yaklaştığı görülmektedir. Sanatçının taklit ettiği örnekler gerçeğin kendisi değil, gölgesidir. Gölgeye takılıp kalmak ise gerçeğe uzak kalmak anlamına geldiğini düşünmektedir. Platon’a göre bir ressamın taklit ettiği nesneler zaten gölgenin gölgesidir. Bu durumda gölgenin gölgesi ile meşgul olduklarını belirtir. Yani ressam ideanın değil, ideanın taklidinin taklidini yapmaktadır. Yine Homeros ve Tragedya yazarları akıl yoluyla ilerleyen kimseler olmayıp, tutkularına kapılmış insanların taklidini yaptıklarını söyler. Böylece sanatçıların insanları gerçeklere değil, haz ve tutkuya yönlendirirler. Sanat taklit olduğu için bir bilgi değildir ve ciddi bir iş de değildir. Sanat eserlerini üçe ayıran Platon bunlardan birincisi “dythrambos” adı verilen ozanın kendi duygularını dile getirdiği türler. İkincisi, “komedi ve tragedya” denen kişilerin taklit edildiği türler. Üçüncüsü ise, “epos” denen her iki türden oluşan türlerdir. 5. Devlet Görüşü: Platon’a göre devlet bireylerin sosyal bir varlık olup ihtiyaçlarını tek başına karşılayamamasından bir ihtiyaç olarak doğmuştur. Devlet, halk, koruyucular, askerler ve memurlardan oluşur. Yine devlette koruyucular karar verenlerdir, askerler ise onlara yardım edenler sınıfını teşkil eder. Mal ve mülk sağlayan ve devlete gelir getirenler ise halkın içinde bulunan tüccarlar ve sanatkârlardır. Devleti bir bedene benzeten Platon söz konusu üç sınıfı da ruhun üç bölümüne uyarlar. Devletin koruyucuları ve karar veren idareciler akla benzerler. Onları koruyan askerleri iradeye, mal mülk peşinde koşan halkı da iştihaya benzetir. Her sınıfın bir erdemi vardır. Yöneticilerin erdemi bilgelik, koruyucu askerlerin erdemi cesaret, halkın erdemi ise ölçülü ve dengeli bir hayat sürmeleridir. Adalet ise herkesin üzerine düşeni yapması ile ortaya çıkan bir erdemdir. Toplumun adil olması ancak herkesin üzerine düşeni yapmasına ve adalete yardımcı olmasına bağlıdır. Bir devletin mükemmel olması yöneticilerin filozof olmasına bağlıdır. Sonra eğitim eşit bir şekilde kadına ve erkeğe verilmelidir. Çocukları ise bilgeler eğitmelidirler. Kadın ve erkek arasında sorumluluk eşit olacaktır. Faziletli bir toplumun örneği “idealar dünyasında” vardır. Herkes bunu kendisine örnek almalı ve faziletli olmak için çalışmalıdır. İdeal bir devlete yaklaşma durumuna göre yeryüzünde kurulan devlet türleri dörde ayrılmaktadır. Birincisi, Timokrasi denen şan ve şöhret düşkünlerinin devleti. İkincisi, Oligarşi denen zengin sınıfın devleti. Üçüncüsü, eşitliği esas almaya çalışan Demokrasi ve dördüncüsü de tek bir tiranın yönetimini ve diktasını esas alan Tiranlık’tır. “Devlet” isimli kitaplarında bütün bu bozuk yönetim biçimlerini tek tek inceleyen Platon’un savunduğu ve ideal olarak gördüğü devlet şekli Aristokratik Monarşidir. Tabii ki bu monarşinin başında filozof kral bulunmalıdır. Daha sonra bu tezini geliştiren Platon “Yasalar” kitabında Monarşi ve Demokrasi karışımı bir devlet yönetimini önerir. Daha sonra ortaya çıkan bütün filozoflar, devlet kuramcıları ve yönetim bilimcileri ister istemez Platonun bu düşünce ve felsefesinden etkilenmişlerdir. Bediüzzaman ve Platon/Eflatun: Etiketler: Platon Eflatun Felsefe Platon Felsefesi Bediüzzaman Devlet Felsefesi Sokrates Platonun Hayatı |
||||
| < Önceki | Sonraki > |
|---|