Skip to content
Site Tools
Narrow screen resolution Wide screen resolution Auto adjust screen size Increase font size Decrease font size Default font size default color blue color green color
Konumunuz: Ana Sayfa arrow Yazılarım arrow Felsefe arrow POLİTİK PARTİ TOPLUM İLİŞKİSİ
Advertisement
POLİTİK PARTİ TOPLUM İLİŞKİSİ PDF Yazdır E-posta
Çarşamba, 15 Nisan 2009

M. Ali KAYA
Parti, parça ve bölüm anlamına geldiğini bilmeyenimiz yoktur. Bu sebeple politik partiler toplumun bir bölümünü ve kesimini yansıtırlar ve onların bir nevi sözcülüğünü yaparlar. Bunların içine toplumdaki bölünmelerin ve çatışmaların girmediği söylenemez. Toplumda ve sosyal hayatta bölünme ve çatışmalar da birer siyasi parti olarak karşımıza çıktığını görürüz. Bazen de yöresel ve bölgesel niteliklerin siyasal bir ölüşüm şekline dönüşerek parlamentoya kadar yansıdığını görmek mümkündür. Toplumu çatışmaya, bölünmeye ve partileşmeye iten husus ulus devletin devleti güçlendirmeye yönelik merkeziyetçi eğilimlere tepki olarak çeşitli etnik, dinsel, dilsel veya kültürel çıkarlarını koruma ve ulus devlete kabul ettirme veya koruma isteklerini kabul ettirmek için partileşme eğilimine girerler.

Partilerin amacı iktidar olmaktır. İktidar ise devlet mekanizmasının kimler tarafından nasıl yönetilip yönlendirileceği ve hangi amaçlara hizmet edeceğini belirler. Ayrıca işlevsel olarak ekonomik çıkarlar ve ideolojik değerler arasındaki çatışmalar da partileşmede belirleyici olmaktadır. Bütün bu çatışmalar birbirinden farklı siyasi gruplaşmalara ve partileşmelere sebep olur. Toplumun ekonomik çatışmaları muhafazakâr ve liberal partileri, ideolojik değer çatışmaları sosyalist, faşist ve dini eksenli partileri doğurmaktadır.

Partilerin ilk göze çarpan işlevi toplumdaki bölünme ve çatışmaları temsil etmektir. Partiler bu temsil görevi ile çeşitli kesimlerin değerlerini ve çıkarlarını birleştirerek söylem haline getirir ve halkın meclislerinde ifade ederler. Sonra bu görüşlerini ülkeye hâkim kılmak için seçimlere katılmak, amaçları doğrultusunda seçmenleri örgütlemek ve yönlendirmek gibi bir işlevi de görürler.

Partilerin görevi “devleti ele geçirmek” değildir; devleti yönetmek ve işletmektir. Devlet yasalarla yönetilen, kurumları bulunan ve halkın güvenliğini sağlayan bir kurumdur. Hükümet olma yetkisini halktan alan bir partinin görevi, kendisine oyları ile yönetme yetkisi versin vermesin tüm ülke halkının devlet ile olan işlerini yapmak ve yardımcı olmak, bu konuda ayrım yaparak haksızlık yapmamaktır. Durum böyle olunca kimden neyi kurtaracaktır?

Devleti işletmek iktidarın görevidir. Bunu da bakanları ve bürokratları ile yapacaktır. Elbette partinin kendisi ile çalışacak olan bürokratları belirleme hakkı ve yetkisi vardır. Ama bu kadroyu yetiştiren yine devlettir. Çünkü insanı eğiten okullar ve üniversiteler devletin birer kurumudur ve devlete lazım olan kadroyu eğiterek hayata hazırlarlar. Partiler bu kadrolarla iş yaparlar. Ancak partiler devlet yönetimine talip oldukları için bu işe ehil gördükleri ve iktidara geldikleri zaman görev vermeyi düşündükleri liyakatli kadrolarını bunun için hazırlarlar. Bu da partinin politik eğitim işlevini oluşturur. Bunun için liyakat esasına göre “işe adam bulma” prensibine uygun davranırlarsa başarılı olurlar ve bu başarıları ayrıca partinin başarısı ve ülkeye hizmeti sayılır.

Ama ne var ki, ideolojik değerleri ve çatışmaları temsil eden partiler kendi ideolojilerini hâkim kılmak uğruna “devleti ele geçirmek” gibi bir yaklaşımı sergilemektedirler. Bu da ülkede çatışmaları artırmaktadır.

İktidar olsun, muhalefet olsun her parti asgari olarak yukarıda belirtilen işlevleri yaparlar. Muhalefette kalan partinin bir diğer önemli işlevi daha vardır. O da iktidarın denetimidir. İktidara gelmiş bulunan ve devleti yöneten partinin yönetimini, anlayışını ve icraatını toplum adına denetlemek ve sorgulamak muhalefet partilerinin işlevlerinin başında gelmektedir. Böylece iktidarın yanlış icraatına da bir noktada engel olarak dolayısıyla ülkeye ve halkına hizmet etmiş olurlar.

Muhalefet partilerinin bir diğer işlevi de temsil ettiği yöre ve bölge halkının çıkarlarını korumak ve bunun için yasa teklifinde bulunmaktır. İktidarın bunu görmezlikten gelemeyeceği açıktır. Teklifi veren muhalefet temsilcisi ve partisinin teklifini olumlu bulan bir iktidar sonuçta ortak hizmete katkı sağlamış olur. Sonuçta partiler demokrasinin işlemesine ve gelişmesine katkı sağladıkları gibi, bir hizmet aracı olarak da ülkeye yararlı olurlar. Şurası da bir gerçektir ki, iktidar her ülkede vardır; iktidarı demokratik yapan unsur muhalefetin varlığıdır.  


Etiketler:  Politik Parti Toplum Siyasi Parti Muhalefet İktidar Devlet Kadro Üniversite
 
< Önceki   Sonraki >
DEVLET
İKTIDAR
TOPLUM
MUHALEFET
ÜNIVERSITE
POLITIK PARTI
SIYASI PARTI