Skip to content
Site Tools
Narrow screen resolution Wide screen resolution Auto adjust screen size Increase font size Decrease font size Default font size default color blue color green color
Konumunuz: Ana Sayfa arrow Yazılarım arrow Felsefe arrow Ruh ve Ruhun Fonksiyonları
Advertisement
Ruh ve Ruhun Fonksiyonları PDF Yazdır E-posta
Perşembe, 07 Nisan 2011

M. Ali KAYA
Ruh, hayat, akıl, şuur ve kalpten ve bunlara bağlı olan duygulardan mürekkep bir hakikattir ve ilâhî bir nefhadır. Hayat varsa ruh da vardır.
Ruh hayatın tekamülüne göre tekamül eder. Bediüzzaman Said Nursi Ruh’u “Zihayat, zîşuur, nurânî, vücud-u hârici giydirilmiş; câmî, hakikattar, külliyet kesbetmeye müsait bir kanun-u emrî” (Sözler, 2004, s. 842) olarak tarif eder. Ceset ruhun hanesi ve libasıdır. Ceset ruha dayanarak ayakta kalır. Ruh ise bizatihi kâimdir. Ceset harap olsa ruh daha ziyade serbest olur ve melek gibi göğe uçar. (Barla Lâhikası, 2006, s.416)

Bedenin azaları olduğu gibi ruhun çeşitli duyuları, duyguları ve fonksiyonları vardır. Bunları bazılarını şöyle sıralayabilir.

1 Duyular: Bunlar beş duyudur. Görme, işitme, tatma, koklama ve hissetme duygularıdır. İnsan bu duygularla şekiller ve renkler, sesler, tatlar, kokular ve sıcak-soğuk, yumuşak ve sert gibi şeyleri hisseder.

2 Akıl: Ruhun eşyayı ve olayları sebep ve sonuçlarıyla anlayan ve algılayan duygudur. Manaları idrak eden bir nurdur. Bu çocukta bulunmaz ve zamanla inkişaf eder. Hayvanlarda ise bulunmaz.

3 Fikir: Ruhun aklî ilimleri analiz ve sentez eden, fikirler ve eşyalar arasını telif eden duygudur. Var olan şeylerden yeni şeyler çıkarır. Yeni çıkarımlar yapar.

4 Hayal: Suretleri ve şekilleri tutan ve depo eden hazinedir. Zıtları bir araya getiren ve aralarında münasebet olmayanları da bir araya getiren duygudur. Gerçekte olmayan şey hayalde vardır. Çocuk bunu zamanla kazanır. Ateşin ne olduğunu bilmeyen çocuk bir defa ona dokundu mu yakıcılığını anlar ve sonra ateşi görünce yakıcılığını hayal ederek ondan kaçar. Bunun gibi her şeyi depolar ve muhafaza eder, sonra ilgili ilgisiz her şeye yapıştırır. Bazı hayvanlarda da sınırlı olarak vardır. Hayvan bu duygu ile sahibini tanır, yeşili ve suyu görünce koşar ve tehlikelerden kaçar.

Hayal üç nevidir. Birincisi, süflî âlemin tabiatını taşıyanlar. Bunlar maddeye ve surete takılmışlar, aklî ve ruhânî manaları anlamamışlardır. İkincisi, hayali terbiye ile saflaştırarak aklî manalara paralel hale getirmişlerdir. Dolayısıyla hayal bu mertebede aklî olan manaları resmeder hale gelmiştir. Üçüncüsü, aklî bilgilerle beraber manevi ve ruhâni olan ve vahiyle bildirilen hususları anlayarak anlamlandırıp onlara ulvî ve manevî suretleri giydirerek manevî bilgileri sarsılmaz şekilde anlamaya yardım ederler. Burada temsillerin çok büyük rolü ve önemi olduğu için Kur’ân-ı Kerim “temsillerle” değer vermiş ve hakikatleri temsillerle hayale göstermiştir.

5 Hafıza:
Levh-i mahfuz’un bir numunesi olup insan dimağında her şeyi ismi, resmi ve sesi ile muhafaza eden ve insanın amellerini bilgisayar hafızası gibi yazan ruhun bir aleti ve fonksiyonudur.

6 Kuvve-i Kutsiye: Bu duygu diğer duyguları veriliş amacına göre hayra ve iyiye kullanan evliya ve enbiyaya mahsustur. Yüce Allah onların akıllarını ve fikirlerini çalıştırdıktan sonra onların ulaşamadığı ve anlayamadığı hususlarda “İlham ve Vahiy” yoluyla manevi, ruhî ve ilâhî hakikatleri anlamalarını sağlar. Onlar da bunu insanların ehil olanları ile paylaşırlar ve gereği kadarını anlatırlar.

Yüce Allah Kur’ân-ı Kerimde “Sana emrimizden ruh vahyettik” (Şura, 42:52) ayeti ile bu hakikati ifade etmiştir. Allah’ın insanlara verdiği “Hidayet Nuru” budur.
 


Etiketler:  Ruh Ruhun Fonksiyonları Akıl Hayal Hafıza Fikir Hayat Kuvve-i Kutsiye
 
< Önceki   Sonraki >
HAYAT
AKıL
HAYAL
HAFıZA
FIKIR
RUH
KUVVE-I KUTSIYE