Skip to content
Site Tools
Narrow screen resolution Wide screen resolution Auto adjust screen size Increase font size Decrease font size Default font size default color blue color green color
Konumunuz: Ana Sayfa arrow Yazılarım arrow Felsefe arrow VARLIK FELSEFESİ
Advertisement
VARLIK FELSEFESİ PDF Yazdır E-posta
Çarşamba, 06 Şubat 2008
Yazı Index
VARLIK FELSEFESİ
Sayfa 2
Sayfa 3
Sayfa 4
Sayfa 5
M. Ali KAYA
Varlık ile ilgili tartışmalar:
Permenides: (MÖ 540) “Varlık vardır, var olmayan var değildir” derdi. Thales ise “Her şeyin aslı, ana maddesi sudur” diyordu. Ona göre her şey değişmekteydi. Ama bu değişimi sağlayan, değişmeyen bir öz olmalıdır. Bu öz ise sudur. Her şey, bu suyun değişimi ile oluşmaktaydı.

Anaksimondos bundan daha ileri düşünerek, “su, belli ve sınırlı bir özelliğe sahiptir, Varlık ise daha farklı ve çeşitli özellikler de istemektedir. Ateş, suya zıt bir varlıktır. Öyle ise her şeyin aslı sonsuz, sınırsız, belirsiz olan “aperion” olmalıdır” der.

Anaksimenes ise, “her şeyin aslı havadır” diyordu. Heraklitos ise, “varlık yoktur, varlık oluştur” iddiası ile ortaya çıkar. Ona göre, her şey değişir, her şey akar. Bir nehirde iki kez yıkanamazsın. Değişmeyen tek şey “değişim kanunu” dur.

Varlık vardır; ama değişim içindedir. Peki, varlığa bu değişimi yaptıran nedir? Ortada bir gerçek var, o da varlığın “değişim kanunu” na tabi olmasıdır. Bu kanunu koyan kimdir?
Kant’a göre bir hakikat (numen) vardır ve her şeyi gerçekleştiren odur. Buradan filozoflar birlik ve çokluk kavramını tartışmışlardır. Çokluk gibi görünen kainat, (evren) aslında birliğe sahiptir. Aslında her şey birdir, çokluk aldatmacadır.

Gerçek varlık bir olan, bölünmeyen, yaratılmayan ve ortadan kalkmayan şeydir. Gerek fiziksel, maddi, gerekse tinsel, zihinsel ve ruhi varlıklar, bir olan varlığın çeşitli şekilde görüntüsü ve yansımalarından ibarettir.

Descartes, “Düşünüyorum, o halde varım” derken düşündüğü şeyin gerçekte varlığından emindir. Descartes zihnine gelen varlıkların ve düşüncenin varlığından emindir. Bu onu yaratıcının varlığına ve yaratıcının da kendisini aldatmayacağına inandırmıştır.
Bundan yola çıkan Berkeley, (1685-1753) varlığın “algılanan bir şey olduğu” kanısına varmıştır. “var olmak, algılanmaktır” der. (Esse est percipi) Bundan yola çıkan Berkeley, “Nasıl ki gözümüzü kapadığımız zaman eşya yok olmakta, açtığımız zaman tekrar görünmektedir; öyle ise yokluk bizim algılama biçimimizdedir, gerçekte değildir. Öyle ise ölümle de her şey yok olacak değildir” der. Aynı şekilde “tabiat ve evren de Allah’ın iradesinden başka bir şey değildir” diye hükmeder.

Aristoles ise Berkeley’den tamamen farklı olarak varlığa gerçeklik verir. Varlık algıdan ibaret olmayıp, tersine var olduğu için algı vardır. Yani bizden tamamen bağımsız, gerçek bir dünya vardır. Bu görüşe Realizme (Gerçeklilik) denir.

Bilim adamları ise varlığın genel ve temel özellikleri ile ilgilenmezler. Her bilim, varlığın bir yönünü el alır ve inceler. Fizik cansızları, biyoloji canlıları, sosyoloji toplumsal varlığı, psikoloji ruhsal boyutlarını inceler. Varlık felsefesi ise, varlığın genel olarak varlığına ait temel öz niteliklerini konu alır. Bununla beraber bilimlerin sonuçlarından da kayıtsız kalmaz. Descartes, maddenin özelliği olan hacmi, yani yer kaplamasını , Newton kuvveti, Einstein ise enerji yönünü ele almışlardır.

Maddenin yapısına gelince, Demokritos, maddenin sonsuza kadar bölünemeyeceğini, ve atomlardan meydana geldiğini ifade eder. 19. Asırdan itibaren de atomun bölünebileceği gerçeği önümüze çıkmıştır. Elbette filozoflar bu gerçeği göz ardı edemezler, bilgilerini yenilemeleri gerekmektedir.

Ontolojy, (Varlık bilimi) şüphesiz var olanı inceler. İlahiyat (Theology) da, “Madem Allah vardır, öyle ise bir varlık felsefesi içinde yer alması gerektiğini” savunmuştur. Plotinos (203-270), Farabi (872-950), Spinoza gibi filozoflara göre Allah var olan şeyden ibaret olmayıp, tüm varlığın bütünüdür. (Tümtanrıcılık) O, her şeyin kendisinden sudur ettiği gerçek varlıktır. Her şey onun görüntüsü ve yansımasıdır. Panteist (Hemeost =Herşey Odur) görüşü budur.

Aristoteles ise, gerçek varlığın İlahi varlık olmakla beraber, sair varlığın ise (masiva) İlahi varlığın eseri olarak görür. Varlığı madde olarak gören felsefe görüşlerine göre ise, madde ötesi tüm bilimler, sonuçları fiziksel olarak ifade edilemeyen ve bilimsel olarak doğrulanmamasını netice veren tüm felsefi meseleler metafiziktir. Buna Ruh-Allah-Ahiret gibi kavramlar girdiği gibi, melekler de girer.

 
< Önceki

Asırların Rehberleri: Mücedditler

Hz. İsa ve Günümüz İsevileri

CİHAD

Din, Akıl ve İslam

CUMHURİYETİN MANEVİ TEMELLERİ