Skip to content
Site Tools
Narrow screen resolution Wide screen resolution Auto adjust screen size Increase font size Decrease font size Default font size default color blue color green color
Konumunuz: Ana Sayfa arrow Yazılarım arrow Felsefe arrow Zamanın Esrarı
Advertisement
Zamanın Esrarı PDF Yazdır E-posta
Pazar, 17 Ekim 2010

M. Ali KAYA
Zaman Eintein’in “dördüncü boyut” dediği zaman kavramı “enerji + madde ve mekan” üçlüsüne bağlı bir gelişmedir.
Madde, enerji ve mekan değişmezse zaman oluşmaz. “Olay” bir enerji akımı veya akımın yansımasıdır. Enerji akımı durursa her şey durur ve zaman da durmuş olur, bu durumda “olay” diye bir şey oluşmaz. Dolayısıyla zaman, madde, enerji ve mekan üçlüsünün dönüşümü ve hareketliliğidir. Bu üç kavram bir tek kavram halinde ifade edilecek olursa buna “ışık” denir. (http://www. zamandayolculuk.com/cetinbal/zamannedir.)

Dünya yörüngesinde saniyede 30 km yol almaktadır. Bu hızı esas alacak olursak Meâric suresinde geçen 50 bin yıllık hızla çarpacak olursak ortaya muazzam bir hız çıkar. (30 x 365 x 50. 000 = 547.500.000 km s.) Işık hızı 300. 000 km s. olduğuna göre bu hız çok muazzam bir hızdır. Saniyede ışığın kat ettiği hızın 1825 katıdır. Bu ışıktan hızlı giden varlıkların olduğu sonucunu doğurur. Ruhani ve nurani varlıklar böyle bir hızla hareket ederler. Albert Einstein ışık hızını geçen bir hızın olmayacağını savunmuştu. Ancak Columbiya Üniversitesi fizik bilgini Dr. Gerald Feinberg (1933-1992) teorik fizikte yeni bir anlayış ileri sürmüştür. Buna göre ışık hızından süratli hareket eden maddi cisimcikler vardır. Bunlara “Tachyions” adı verilir. (Abdullah Aymaz, Zaman, 16 Eylül 2000)

Zaman tek başına bir değer değildir. Kendi dışındaki objelere ve olgulara anlam veren bir kavramdır. Zaman madde ile birlikte madde yaratılınca yaratılmıştır. Uzay, madde ve zaman beraber bir anlam ifade eder. Enerjinin maddeye dönüştüğü zaman “Big Bang” ile beraber başlamıştır. Bing Bang madde ile zamanın doğduğu aynı andır; sıfır noktasıdır.

Einstein’e göre zaman rolatiftir. Büyük cisimlerin yanında yavaşlar ve kara deliklerde durur. Işık saniyede 300.000 km’den daha hızla hareket etmez. Bu durumda zaman da ışık hızından daha hızlı olamaz. Ancak daha yavaş hareket edebilir. Ancak “Bing Bang”ın ilk saniyesinde evrenin %70’i yaratılmıştı ve bu öyle bir gelişme ve genişleme idi ki ışık hızı milyonlar defa aşılmıştı. Bu da Einsetin’in “madde ışık hızını geçemez” tezini çürütmektedir. Bu durumda madde öncesi enerji vardı ve enerjinin öncesinde ise “İrade” vardı. Yüce Allah Kur’ân-ı Kerimde buyurdu: “Allah bir şeyin olmasını dilerse ona sadece ‘ol!’ der, o da oluverir.” (Yasin, 36:82)

Yüce Allah Rahman Suresinde “O her gün bir şe’ndedir; yani, her zaman bir iştedir” (Rahman, 55:29) buyurarak zamanın şuunât-ı ilâhinin tecellisi olduğunu belirtmiştir. Hasen-i Basri (ra) hazretleri “Cenab-ı Hak katında zaman iki gündür. Dünya ve ahret. Allah’ın her günü için bir şe’ni ve bir hükmü vardır” demiştir. Allah’ın Esma-i Hüsnâsının tecellisi her gün ve her an farklıdır. Bu tecellinin devamı bize göre zamanı oluşturmaktadır. Allah ise zaman ve mekandan münezzehtir.

Zaman biz insanlara ve mahlukata göre izafidir; yani görecelidir, cihete, duruma ve mekana göre daima değişiklik arz eder. Allah’a zaman izafe edilemez, onun katında ezel ve ebed, dün ve yarın, dünya ve ahret birdir. Çünkü Allahın esmasının tecelli-i azamı ezeli ve ebedi bir anda tutar bir mazara-i aladadır. Zira insan yükseldikçe aşağıda olanlara nispeten geçmiş ve geleceği bir görür. Nasıl ki aşağıda yolculuk yapanlara göre ön ve arka bulunsa da bin ve on bin metre yukarıda olanlara göre her ikisi birdir; bir anda görüş alanına girer. Allah için de ezel ve ebed, geçmiş ve gelecek diye bir şey söz konusu olamaz, hepsi bir anda ilminde, huzurunda ve nazarındadır. Bunun için zamanın esrarını anlamak insan için büyük bir lütuftur.

Biz aciz varlıklara göre zaman tecelli anıdır. Saniyelerden dakikalar, dakikalardan saatler, saatlerden günler ve günlerden aylar ve yıllar ortaya çıkar. Bu durum bizim iş yapmamız ve kabiliyetlerimizi geliştirmemiz, Allah’ın şuunatını ve hikmetini anlamamız içindir. Dünya için zaman ölçüsü ekseni etrafında bir defa dönmesidir. Diğer gezegenler ve güneşler 24 saatten farklı zamanlarda kendi ekseni etrafında döndüğü için ona göre zaman farklı olur.

Peygamberimiz (sav) zamanı Allah’ın esma ve sıfatlarının tecellisi olarak gördüğü ve Allah işini bu zaman şeridinde görüp tecelli ettiği için “Dehre, yani zamana sövmeyiniz; zira zaman Allah’ın şuunatının tecellisidir” buyurmuşlardır. Yine bu sebeple Hz. Ali (ra) “Ya Dehru, Yâ Dâimu!” diyerek Allah’a dua ve zikrettiği rivayetlerden anlaşılmaktadır. Peygamberimiz (sav) bu manayı “Ey kendisi için akşam ve sabahı olmayan Rabbim!” diye dua ederek ifade etmiştir.

Bediüzzaman Said Nursi hazretleri zamanı “Kâinatta cereyan eden nehr-i azim-i ‘Levh-i Mahv ve İsbat’daki kitabet-i kudretin sahifesi ve mürekkebi” olarak tarif eder. Hakikat-ı zamanı da “Allah-ü Teâla’nın ‘Levh-i mahv ve ispat’ denilen Levh-i Mahfuz-u Azamın daire-i mümkinatta tecellisi” olarak görür. “Yani mevt ve hayata, vücut ve fenaya daima mazhar olan eşyada mütebeddil bir defteri ve yazar bozar bir tahtasıdır” buyurur. (Sözler, 2004, s.893)

“Zaman izafidir” dedik. Bize göre bir gün 24 saat iken Kur’ân-ı Kerimde bir günü bin ve elli bin sene olan günlerden bahsedilir. (Hac, 22:47; Secde, 32:5; Meâric, 70:4) Muhiddin-i Arabî (ks) “On iki burcun ve bu burçlarda bulunan yıldızların gökteki seyir devreleri bitince kainattaki zaman mefhumu da sona erecektir. Yıldızların ışıkları sönünce her bir yıldız cehennemde bir karanlık âlem olarak kalacaktır. Yıldızların hem dünya, hem ahret için hükümleri caridir” demiştir. Bediüzzaman da aynı şekilde yıldızların her birinin nurunu ve ışığını cennetten, ısısını ve ateşini cehennemden alarak devam ettiğini, zamanı gelince her birinin kendi mekanına döneceğini ifade etmiştir. Şu anda da yıldızların her birinin dünyaya ve ahrete bakan yönleri ile bilmediğimiz pek çok vazifeleri ifa ettiğini de belirtmiştir.

Neticede zamanın hakikati hakikatlerin en yücesidir. Zamanı tespit ve takdir eden, esmasının tecellisi ile zaman şeridinde şuunatını ortaya koyan Allah’tır.


Etiketler:  Zaman Zamanın Esrarı Zaman Nedir Einstein Enerji Madde Mekan Uzay Bing Bang Işık Hızı Şuunat
 
< Önceki   Sonraki >